Muhabbetin Meyvesi

Bir Müslüman her şeyden fazla Allah Teâlâ’yı sever ve ona seve seve itaat eder. İman ile sevgi ve itaat birbirini tamamlar. Bunun sonucu “teslimiyet” ve “rıza”dır.

“Görelim Mevla Neyler,

Neylerse güzel eder.”

 

Rızâ, muhabbetin nihâî meyvasıdır. Gönlü aşk ile dolu olan kul, Rabbinden gelen her şeyi sevgisi nisbetinde kucaklar. Hattâ âşık, elemin acısını duysa bile buna o kadar râzıdır ki, ızdırâba rağbet ve heves dahî edebilir. Bu, ilerde alacağı mükâfât için şimdiki geçici eleme râzı olmaktır.

 

Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:

 

“...Allâh onlardan râzıdır, onlar da Allâh’dan râzıdır.” (Beyyine, 8)

 

Rasûlullah (sav) de buyurdular ki:

 

"Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, onların kalpleri kuş kalbi gibi (rakîk ve güven içinde)dir." (Müslim, Cennet 27. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II, 331)

 

Rivâyete göre Hazret-i Peygamber (sav) Hârise (ra)‘e sordular:

 

“-Yâ Hârise! Nasıl sabâhladın?”

 

Hârise:

 

“-Hakîkî bir mü’min olarak!” cevâbını verdi.

 

Bu defâ Hazret-i Peygamber (sav):

 

“-Yâ Hârise! Senin îmânının hakîkatinin delîli nedir?” dedi.

 

Hârise (ra):

 

“-Yâ Rasûlallâh! Nefsimi dünyâdan çektim. O kadar ki, dünyânın taşı ile altını, çamuru ile gümüşü, (gam ile sürûru) bana müsâvî oldu. Gecelerimi uykusuz, gündüzlerimi susuz geçiriyorum. O hâle geldim ki, şimdi Rabbimin arşını âşikâr bir şekilde görür gibiyim…” dedi.

 

Bunun üzerine Allâh Rasûlü (sav):

 

“-Tamam yâ Hârise! Gönlünü bu hâliyle muhâfaza et! İşte istikâmet budur!..” buyurdular.

 

Hakk yolunda insanın varabileceği en yüce makâm, Allâh Teâlâ’nın kulundan râzı olmasıdır ki, bu da kulun Allâh’dan râzılığı ve O’na teslîmiyyetinin bir mükâfâtıdır.

Rabbimiz bizleri de sevip razı olduğu kullarının içinde haşreylesin, layık olamasak da!

Amin…

 

Yazarın Diğer Yazıları