Ahirete Hazır mısını?

Amellerimizi güzelleştirmeye çalışarak sorumluluğumuzu hafifletmeye bakmalıyız. Zira bize ancak sâlih amellerimiz fayda verecektir.

İnsan kısacık dünyanın sonunda rahat yaşamak için emeklilik veya sosyal sigortalar için çalışıyor ve önden paralar yatırıyor. Halbuki ahiret hayatı sonsuz. Acaba orada rahat bir hayat için, yani orada iyi bir emeklilik için ne kadar çalışmak ve prim yatırmak gerekir?

Bunu düşünmeyen akıl gerçekten de akıl mıdır sizce?

Cenâb-ı Hak buyuruyor ki:

“Kim zerre kadar hayır işlerse, onu(n karşılığını) görür.” (Zilzâl, 7)

Rasûlullah (sav) da şöyle buyurdular:

“Allah, sizin her biriniz ile tercümansız konuşacaktır. Kişi sağ tarafına bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka bir şey göremeyecektir. Soluna bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka bir şey göremeyecektir. Önüne bakacak, karşısında cehennemden başka bir şey göremeyecektir. O halde artık bir hurmanın yarısı ile de olsa, kendinizi cehennem ateşinden koruyun. Bunu da bulamayan, güzel bir söz ile kendisini korusun.” (Buhârî, Zekât 10, Rikak 31, Tevhid 36; Müslim, Zekât 97)

Firâset sahibi kimse, bugünü düşünen değil, hiç bitmeyecek olan yarını, yani âhireti düşünen kimsedir. Şeyh Sâdî şu nasihatlerde bulunur:

“Bu yaşlı dünyaya gönül bağlama. Çünkü kubbenin üzerinde ceviz durmaz. Dün geçti, yarın daha ele geçmedi. Hesabını şimdiki bir nefes üzerinden yap.

İran hükümdarı Cemşid’in nazlı bir çocuğu vardı, öldü. Onu ipek böceği gibi ipekten bir kefene sardılar. Cemşid, bir müddet sonra oğlunun mezarına gitti. Son bir kez görebilmek için hasretle mezarını açıp baktığında gördü ki, oğlunun bedenine sardırdığı kefen çürümüş. Bunun üzerine Cemşid dedi ki:

«Ben ipeği ipek böceklerinden zorla almıştım. Şimdi de o ipeği mezardaki böcekler çocuğumun üzerinden zorla geri almışlar.»”

Dolayısıyla insan bütün gayretini, mezarda kendisini yalnız bırakmayacak hususlar üzerinde yoğunlaştırmalıdır. İnsanı ebedî yolculuğunda yalnız bırakmayacak şey ise hadîs-i şerîfte şöyle bildirilmektedir:

“Üç şey, ölen kimsenin ardından gider: Âile çevresi, malı ve yaptığı ameller. Bunlardan ikisi geri döner, biri ise (ebediyen) kendisi ile birlikte kalır. Âile çevresi ve malı geri döner; yaptığı sâlih ameller kendisiyle birlikte kalır.” (Buhârî, Rikāk, 42)

Yazarın Diğer Yazıları