Münafıklar En Aşağı İnsanlardır

Dışarıdan Müslüman görünüp kalben Allah’ı, Peygamberi ve onun getirdiklerini kabullenmemek manasına gelen nifak bir küfür çeşididir. Kalben inanmayıp zahiren inanmış görünen kimseye münafık denir. Yani içi başka dışı başka olan ikiyüzlü kâfirler münafıktır.

Dünyada zahire göre hüküm verildiği için, münafıklara Müslüman gibi muamele edilir. Münafıklar gerçekte kâfir olduklarından âhirette ebedi azaba müstahak olurlar. Kuran’da şöyle buyruluyor:

“ İnsanlardan öyle kimseler vardır ki, kendileri iman etmiş olmadıkları halde, Allah’a ve âhiret gününe iman ettik derler. Hâlbuki onlar iman etmiş değildirler.” (Bakara:8).

“…Çünkü onlar görünürde iman ettiler fakat sonra kalpleri ile kâfir oldular. Bu yüzden kalplerinin üstüne küfür damgası basıldı. Onun için onlar, imanın gerçeğini anlayamazlar.” (Münâfikûn: 3 ).

 “Şüphesiz ki münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Asla onların azabını kaldıracak bir yardımcı da bulamazsın.” (Nisa:145).

Peygamber Efendimiz de bu konuda: “münafığın alameti üçtür: konuştuğu zaman yalan söyler, emanet edildiği zaman ihanet eder, söz verdiğinde sözünden döner.”(Müslim) buyurmuştur.

Münafıklar kâfirlerden daha aşağı mertebededirler. Çünkü inanmadıkları halde inanmış görünüyor ve insanları aldatıyorlar. İnsanlara olan güvenin yok olmasına sebep oluyorlar.

İkiyüzlülüğe bir de ihanet girerse bunun cezası daha da ağırdır.

Bazı insanlar, cemaatler hedefe ulaşmak için her türlü yolu meşru görüyorlar. Oysa dinimizde gayrı meşru yollarla hedefe ulaşmak caiz değildir.

Peygamber Efendimize getirdiği dini terk etme şartı ile birçok cazip tekliflerde bulundular. Mesela “  Liderimiz ol, mal verelim en zenginimiz ol” dediler. Fakat peygamber Efendimiz bütün bu teklifleri kabul etmedi. Eğer içindekini gizleyerek  hedefe ulaşmak caiz olsaydı  Peygamber Efendimiz bu teklifleri kabul eder, güç eline geçince de istediğini yapardı.

Bugün bazı insanlara, cemaatlere ne oluyor ki hedefe ulaşmak için her türlü yolu meşru görüyor ve vatana ihanet etmekten bile çekinmiyorlar. Böyle Müslümanlık mı olur?

Lutfen bir düşünelim; Hayatı boyunca İslam için mücadele veren kişilerden nefret etmek, aksine hayatı boyunca Müslümanlara karşı duran kişilere sevgi beslemek  neye işarettir?

Hıristiyanları üzmeyelim, onlara şirin görünelim diye namazımızı gizlemek, kelimeyi şehadetin yarısını söylememek, “ Allah katında din İslam’dır” ayetini onların olduğu yerde okumamak nasıl izah edilebilir.

İnsanların özeline girerek en mahrem yerlerini kameraya alarak onlara şantaj yapmak, devletin sırlarını düşmanlarla paylaşmak hangi dinde vardır?

Daha beteri kendi milletine silah çekmek, vatandaşlarını şehit etmek, düşmanlara peşkeş çekmek hangi Müslümanlıkla izah edilebilir.

Lutfen hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekelim, gözlerimizi kapamayalım, hırsımızın,  çıkarlarımızın  kurbanı olmayalım, eğer yanıldığımızı, hata ettiğimizi  anlarsak özür dilemeyi bilelim, dünya ve ahretimizi  karartmayalım. 

31 Mart seçimi sonrasında  bazı sandıklarda alenen oyun oynandığı, hile yapıldığı halde bunu yaptıranların yüzü bile kızarmıyor. Doğrusu bu yapılanlar hiledir ve ihanettir. Sorumlu olanlar en ağır şekilde cezalandırılmalıdırlar.

Artık  bu şartlarda sandığa kim güvenir? Ya bütün sandıklarda aynı oyunu oynadılarsa? 

Sandık başkanları veya diğer sorumlular mutlaka hesaba çekilmeli, onlara ebediyen görev verilmemelidir.

Yasalardaki boşluklar doldurulmalı, devletimize ihanet edenlere görev verilmemelidir. Adam p.k.k. lı veya vatan haini  olduğu  halde seçime girebiliyorsa burada bir yanlışlık var demektir. Bu durumun mutlaka düzeltilmesi gerekir.

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları