İcma Ve İcmanın Dayanağı

Şerî delillerin üçüncüsü icmadır. Dört mezhebe göre Kur’an ve Sünnetten sonra icma üçüncü delil kabul edilir.

İcma'nın tarifi :

İcma lügatte azm, kasd ve ittifak manalarına gelir. Istılahta ise:

Hz. Peygamber (s.a.v.) in vefatından sonraki herhangi bir asırda, İslam müçtehitlerinin ameli bir meselenin şer'i hükmü üzerinde,ittifak etmeleridir.

 

 İcmanın Konusu

 

İcma, bir kısım şerî hükümlerde yani dini işlerde geçerlidir; ibadetlerde ve hukuki meselelerde cereyan eder. İtikat konularında ise, icma sabit olmaz. Bunlarda nakil geçerlidir. Aynı şekilde akli konularla, dini olmayan konularda da  icma tahakkuk etmez.

 

 İcmanın Oluşmasının Şartları


İcmanın meydana gelmesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekir:


1-Aynı asırda yaşayan bütün müçtehitlerin ittifak etmesi: İcma, fasık ve bid'at ehli olmayan, içtihat derecesine ulaşmış ve aynı asırda yaşayan müçtehitler arasında meydana gelir. Avamın bir mesele üzerinde ittifakları icma sayılmaz.

Bazı alimlere göre müçtehitlerden bir ikisinin muhalefeti, icmanın oluşmasına mani değildir.

2-İcma üzerinden bir asrın geçmesi: İcmanın gerçekleşebilmesi için  İmam Ahmed b. Hanbel ve İmam Şafii'ye göre, bir asrın geçmesi gerekir. Çünkü içlerinden bir kısmının, görüşlerinden dönmesi mümkündür.

Demek ki bu alimlere göre, müçtehitlerden bazılarının bilahare ittifaktan ayrılmaları, önceki icmayı bozar.

Cumhuru  fukahaya göre, icma sadece ehl-i beyte, sahabeye mahsus değildir. Herhangi bir  asırda, bütün İslam müçtehitlerinin ittifakı ile icma sabit olur. Bu müçtehitlerin ittifakları üzerinden bir asrın geçmesi de şart değildir. Hatta icmayı vücuda getirmiş olan müçtehitlerin birkaçının bilahare reyinden dönmesi de, mün'akit bulunan bu icmayı bozmaz.

3-Müçtehitlerin icmaı sadece kendi görüşlerine değil, yine şerî bir delile dayanmalıdır.

4-Üzerinde ittifak edilen konu, şerî bir hüküm olmalıdır; İbadet ve muamelat konularında icma söz konusudur.

5-Müçtehitlerin Müslüman olması gerekir.

6-İcmanın Hz. Peygamberden sonraki bir asırda olması gerekir. Çünkü peygamberimizin zamanında icma müstakil bir delil değildi.


 İcmanın Dayanağı :


Müçtehitlerin bir hadise hakkında ittifak etmeleri,  sadece kendi reylerine dayanmayıp şerî  bir delile dayanmalıdır. Bu delil ya haber-i vahid ya kıyas veya kat'i bir delil olur. İcma ile bu deliller kuvvet bulur, artık asıl delil icma olmuş olur.


a) Haber-i vahidin icmaya delil oluşu:


Delil, bir haber-i vahid olursa, icma ile bu delil kuvvet bulur. Bundan sonrada esas delil icma olur ve hüküm icmaya izafe edilir. Mesela "Yenilecek maddeleri ele geçirmeden satmayınız” hadisi, tek bir şahit tarafından intikal ettirilmiş, daha sonra icma ile bu hadisin ifade ettiği mana kabul edilmiştir. Böylece bu hadisin hükmü üzerinde icma meydana gelmiştir.

 

 

b)Kıyas'ın icmaya mesned oluşu :


Kıyas, bazı ulemaya göre haber-i vahit  gibi icmaya mesnet olabilir. Mesela buğdayda olduğu gibi, pirinçte de faiz olabileceği hususunda icma vardır. Zira üzerinde faiz cereyan eden maddeler arasında, pirinç zikredilmemiştir. Bunun için pirinç ile pirinç değiştirilirken, bir tarafın fazla almasının, buğdayda olduğu gibi faiz olacağında icma vaki olmuştur.  Böylece icmanın mesnedi, pirinci buğdaya benzetmek suretiyle kıyas olmuştur.

 

c)İcmanın mesnedi kat'i bir delil olabilir:


 İcmanın mesnedi kat'i bir delil olabilir. Fakat bu durumda  icma, müstekil bir delil olmaz, kat'i delili te'yit etmiş olur. Mesela beş vakit namazın farzıyyeti, vakitleri, kitap ve Sünnetle   sabit olduğu gibi icma ile de sabit olmuştur. Zekat, oruç, hac gibi ibadetlerde böyledir.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları