İNSANIN SORUMLULUĞU
Değer verilen bir varlık olarak insan, bu değerini Allah (azze ve celle) ı bilme, sevme, sayma ve itaat etmeden almaktadır. Bu onun varoluş amacıdır. 

İnsan, yalnız yemek, içmek, gezmek tozmak ve cinsel güdülerini tatmin etmek için yaratılsaydı, insanın herhangi bir hayvandan farkı olmazdı ve bu değeri kazanamazdı. İnsanın değeri buralarda değildir. 

İnsan boş yere yaratılmamış ve başı boş bırakılmamıştır. O, yukarıda ifade ettiğimiz amacı gerçekleştirmek için yeryüzüne gönderilmiştir. Kendisi gibi herhangi bir yaratığa kul, köle olmak için değil; yaratanına halife olmak, O’na ibadet etmek, dünyada O’nun hükmünü hakim kılmak, buna karşı çıkan engelleri aşmak  suretiyle hilafet görevini yürütmek için yaratılmıştır. 

Dolayısıyla İnsan, sırf kendi için değil; Allah için, şu fâni dünya için değil; ebedî hayat için yaratılmıştır. Allaha ibadet için yaratılan insan, bu kulluğunun karşılığını hem bu  dünyada, hem de ahirette fazlasıyla alacaktır. Allahın emirlerine itaat, dünya ve ahiret mutluluğuna sebeptir.

 Kur’an’dan bir ayetle bunu bitirelim: "Cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" (ez-Zâriyât, 51/56.)

Sonuçta şu kesin kaide ile bu bahsi bitirelim: Yüce Allah (azze ve celle), önce şu muhteşem evreni yarattı. Sonra evrenin içinde en güzel, en değerli varlık olan  insanı yarattı. Ve insana dedi ki; “Al sana muhteşem bir kullanma kılavuzu. Bu evreni bu kulllanma kılavuzu ile kullanırsan, hem faydalanır, hem de beni memnun edersin. Değilse hem fayda yerine zarar görür, hem de beni gücendirirsin.” Bu kullanma kılavuzu ise İslam’dır.

Yazarın Diğer Yazıları