Oruçla Dirilmek

Oruç  hakkı ile tutulursa, gaflet içerisindeki  ruhun dirilişini, uyanışını sağlar.

Gerçek oruç, bütün organlarla tutulan oruçtur. Yani gerçek oruç elimizle, dilimizle gözümüz ve kulağımızla, ruh ve bedenimizle tuttuğumuz oruçtur.

Zamanımızda birçok kimse adet gereği sadece herkes oruç tuttuğu için oruç tutuyor, Yüce Allah’ın rızasını kazanmak, nefsini ıslah etmek, ahlakını güzelleştirmek, takvaya ulaşmak aklına bile gelmiyor.

Oruç kulu Allah’a yaklaştırır, kişinin ahlakını güzelleştirir, nefsini ıslah eder, günahlarımızın affına vesile olur, sabrı öğretir, takvaya ulaştırır.

Ramazan ayı, bir ibadet ve muhasebe ayıdır. Yani her Müslüman ramazan ayında hayatının muhasebesini yapmalı, kulluğunu düşünmeli, nasıl bir durumda olduğunu anlamaya çalışmalıdır.

İyiliklerini gözden geçirmeli ve daha çok iyilik yapmaya çalışmalı, kötülüklerini düşünmeli ve bu kötülüklerden pişmanlık duymalı bir daha işlememeye karar vermelidir.

Ramazan ayı tövbe ayıdır. Bu sebeple günahlarımıza tövbe etmeli ve bir daha işlememeye azmetmeliyiz.

Ramazan ayının feyzinden, bereketinden, güzelliklerinden faydalanmak için aşağıdaki hususlara dikkat etmemiz gerekir:

a) Sahura kalkmak ve sahuru gecenin son vaktinde yapmak: Peygamber Efendimiz: ”Sahura kalkın, çünkü sahurda bereket vardır.” (Ebu Davut)  buyurmuştur. Gerçekten sahura kalkmanın beden ve ruhumuza faydaları vardır.

b) Orucu zamanında açmak. Akşam vakti girince orucu açmak müstehaptır.  Bunun ibadet şuuru içerisinde yapılmasının ayrı bir güzelliği vardır.

c) İftar esnasında duâ etmek:  Peygamber Efendimiz; ”Oruçlunun iftar esnasında yaptığı duâ, geri çevrilmez.” buyurmuştur.

  Peygamber efendimiz şöyle dua ederdi:  ”Allahım senin rızan için oruç tuttum, senin verdiğin rızıkla orucumu açtım, sana güvendim, sana inandım. Susuzluk gitti, damarlar ıslandı. İnşâallah ecir ve sevap meydana geldi.  Ey fazlü keremi  geniş olan Rabbim, beni bağışla.  Hamdolsun Allah’a ki  O,  bana yardım etti de oruç tuttum, rızık verdi de orucumu açtım.”(Ebu Davut).

d) Oruçlu kimselere, yoksullara ihsan ve ikramda bulunmak: Mesela fakirlere iftar yemeği vermek. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: ”Oruçlu bir kimseye iftar ettiren, oruçlunun alacağı kadar sevap alır ve oruçlunun sevabından da bir şey eksilmez.”(Tirmîzî).

e) Sabah vakti girmeden cünüplükten, hayız ve nifastan temizlenmek. Bunun sebebi oruca temiz olarak başlamaktır.

e) Oruçlunun dilini gereksiz ve boş sözlerden koruması:  Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: ”Yalan konuşmayı, yalan sözlerle amel etmeyi terk etmeyen kimsenin, yemesini, içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur.”(Buharî).

Bir başka hadisi şerifte  şöyle buyurmuştur: ”Nice oruç tutanlar vardır ki, ona açlık ve susuzluktan başka bir şey kalmaz.”(İbni Mace).

”Sizden biriniz oruçlu olduğu zaman kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın, bir kimse kendisine sövecek yahut dövüşecek olursa, ona ”Ben oruçluyum desin.”  (Buharî).

f) Oruçlunun vaktini ilimle, Kur’an-ı  Kerim okumakla, zikirle ve güzel amellerle geçirmesi:  Peygamber Efendimiz Ramazan ayında her gece Cebrâil ile karşılaşır, onunla Kur’an’ı  mukâbele ederdi.(Buharî).

g) Ramazanın son on gününde îtikâfa girmek: Peygamber Efendimiz özellikle Ramazanın son on gününde  kendisini ibadete verir, bütün geceyi ihya eder, âilesini uyandırır ve kadınlardan ayrı kalır ve îtikâfa girerdi. (Müslim).

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları