Türkiye’nin Zaferi

 Hemen herkesin bildiği gibi, 15 Temmuz gecesi ülkemiz, yakın tarihinin en kritik ve en uzun gecelerinden birini geçirmiştir. Ordu içerisinde, kökü dışarıda olan, gözü dönmüş vatan ve millet düşmanı FETÖ’cü bir cunta hükümete karşı darbe girişiminde bulunarak, ülkemizi yangın yerine çevirmeyi amaçlamıştır. Ülkemizi yangın yerine çevirmeyi amaçlayan söz konusu bu aşağılık darbe girişimi hakkında, kitle iletişim araçları vasıtasıyla bu güne kadar çok şeyler yazılıp söylendi ve söylenmeye de devam ediliyor.


Bizler de, bu ülkede yaşayan duyarlı bireyler olarak, amatörce de olsa, söz konusu vahim kalkışma hakkında yaklaşımlarımızı ortaya koyalım istedik. Sanırız bizler için bu kadarlığı da yadırganmaz herhalde diye düşünüyoruz. Zira bizler de bu coğrafyanın çocuklarıyız, ülkemizi kaosa sürüklemeyi hedefleyen bu alçakça kalkışmaya karşı, elbette bizim de söyleyeceklerimiz vardır.


Evet, bu hain kalkışma elbette Türkiye’nin geleceğini karartmaya yönelik satılık alçakça bir kalkışmadır. Fakat menfur kalkışma, kim bilir belki de sonuçları itibarıyla hayırlara vesile olabilecek bir sürecin başlangıcına sebep olabilir. Hani derler ya, bizlerin şer zannettiklerimiz hayır, hayır zannettiklerimizde şer olabilir. Bu yönüyle bu hain kalkışma, ümit edelim ki ülkemiz için hayırlı gelişmelerin başlangıcını oluştursun. Türkiye’nin ve milletimizin geleceğini karartmayı amaçlayan bu haince kalkışmanın en önemli sonuçlarından birisi, milletimizin fertleri arasında var olan husumet ve düşmanlıkları şimdilik kaydıyla da olsa ortadan kaldırmış olmasıdır.


15 Temmuz gecesinden bu yana, canlarını hiçe sayarak büyük bir coşkuyla sokaklara dökülen bu insanlar, kelimenin tam anlamıyla tam bir Türkiye mozaiğini oluşturmaktadırlar. Yediden yetmişe bir katılımla sokaklara çıkan bu insanlar, herhalde sadece bir siyasi partiyi veya görüşü temsil etmiyorlardı. Hayatlarını hiçe sayarak can siparane bir şekilde meydanlara koşan bu insanlar içerisinde elbette her inançtan, düşünceden, dünya görüşünden insanlar vardır. Canhıraş bir şekilde meydanlara koşan bu insanların en büyük ortak paydaları Türkiye’mizin geleceğidir. Yaklaşık bir haftadan bu yana sokaklarımızı ve meydanlarımızı süsleyen bu tablo tam bir Türkiye kucaklaşmasıdır.


Söz konusu bu aşağılık darbe girişiminde cuntacılar, halkımıza ve devletimizin kurumlarına karşı çok maalesef çok acımasız olabilmişlerdir. Kalkışma sırasında maalesef ki maalesef, milletimizin vergileriyle alınan tanklar, helikopterler ve uçaklar darbeciler tarafından halkımıza karşı çok acımasız bir şekilde kullanılabilmiştir. Bu yönüyle, yakın tarihimize kara bir leke olarak geçen ne 27 Mayıs 1961 darbesinde, ne 1971 müdahalesinde ve ne de 12 Eylül 1980 darbesinde darbeciler, 15 Temmuzda olduğu gibi halka karşı açıkça silah kullanmamışlardır. Bu anlamda, ülke olarak millet olarak 15 Temmuzda bize yaşatılanlar, daha önceki askerî kalkışmalara göre çok daha alçakça ve adicedir.


15 Temmuz gecesi ülkemizi yangın yerine çevirmeyi amaçlayan aşağılık darbe kalkışmasında bulunanlar, milletimizin asil tepkisini herhalde hiç hesap edememişlerdi. Onlara göre bu millet, topun, tankın namlusunu görünce veya savaş uçağı ve helikopterin sesini duyunca geri adım atacak ve kendi kabuğuna çekilecek ve böylece darbeciler amaçlarına ulaşacaktır.

Fakat 15 Temmuz gecesinden bu yana görüldü ki, milletimiz uçak ve tank tehditlerine karşı geri adım atmak bir yana, canları pahasına her geçen gün çok daha coşkulu bir şekilde tepkilerini ortaya koymaya devam etmektedirler. İşte, milletimizin sivil vatandaşlarından güvenlik güçlerine kadar topyekûn, can siparane bir şekilde tepkilerini ortaya koymaları, darbecilerin panikleyerek geri adım atmalarına sebep olmuştur. Böylece, gösterilen tepkiler sonucunda, aşağılık darbe girişimi başarısız olarak, darbecilerle ilgili ülkemiz genelinde gözaltı ve tutuklama sürecine geçilmiştir.


Netice itibarıyla, menfur aşağılık darbe girişiminin bertaraf edilmesi tek kelimeyle Türkiye’nin zaferidir. Darbe müsveddelerine karşı kazanılan bu başarıda, gencinden yaşlısına, erkeğinden kadınına kadar her inanç ve düşüncede olan hemen herkesin katkısı vardır. Darbe sürecinde bu başarılı sonucun alınmasında halkımız öyle ki, kimileri doğrudan meydanlara çıkarak, kimileri kitle iletişim araçları vasıtalarıyla ve kimileri de dualarıyla katkıda bulunmuşlardır.


Ne diyelim, Allah bir daha bizlere böyle bir ağır musibet vermesin…

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları