Zalimlere Karşı Bir Ve Beraber olalım

15 temmuzda  fetöcülerin darbe girişiminin hiçbir haklı nedeni yoktur.


 Olup bitenler ne insanlığa ne de İslam’ a sığar.


Nerde kaldı insanlık, Müslümanlık, adalet, yaşama hakkı. Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir diyor Kuran.  Ama darbeciler yüzlerce insanı öldürdü, yaraladı, yerinden yuvasından etti, şehirleri yakıp yıktı.


Niçin bu vahşetler, katliamlar ve zulümler?


Daha çok para kazanmak, nefsini tatmin etmek, daha çok hükmedebilmek için mi?


Bu zalimlere karşı, bir ve beraber olmak, mücadele etmek Müslüman olmamızın bir gereğidir.


İşin acı tarafı bu darbeye kalkışanlar, bunu barış için, sulh ve sükun için yaptıklarını söylüyor ve karşı gelip direnenleri de ahmaklıkla itham ediyorlar. Yazıklar olsun onlara…


Yıllardır İslam’a hizmet adına mücadele ettiklerini söyleyen bu güruh milletin meclisine, halkın yüzde ellisinden fazlasının oyunu alan cumhur başkanına ve halka bomba atmış ve kurşun yağdırmıştır.


 Yaşanan bunca olayları akıl almaz, İslam kabul etmez. Ülkemizde olup bitenleri İslam’la bağdaştırmak mümkün değildir.


Zalimler önce İslam ülkelerini bölüyor, parçalıyor, sonra da birbirine kırdırıyor. Amaçları onları sömürmek,  güçlenmelerine mani olmak ve onlara hükmetmektir.   Bunları yaparken de iki yüzlü davranıyorlar. Özellikle Amerika ve batılı ülkeler, İslam ülkelerine demokrasi ve medeniyet götüreceklerini söylüyorlar, arkalarından da kuyularını kazıyorlar.


Müslümanlar aklını başına almalı, düşmanların oyununa gelmemeli, İslam adına İslam’ ın adına leke sürmemelidirler.


Doğrusu bu emellerini bazı sözde İslami cemaatleri kullanarak yapmaları daha da can yakıcıdır. Hele bu cemaatlerin dünya malı için davalarını satmaları ve onların oyuncağı olmaları kabul edilecek bir durum değildir.


 Şunu da bilmeliyiz ki dünya bu zalimlerin eline bırakılamaz. Aksi halde yeryüzünde adaleti sağlamak, fitneyi ortadan kaldırmak mümkün değildir.


En büyük problemimiz cehalet, İslam’ ı bilmemek, aklımızı kiraya vermek ve düşmanlarımızın oyununa gelmektir.  


Gerçek İslam’ ı yani Hz. Peygamberin tebliğ ettiği İslam’ ı insanımıza öğretmeli, yanlış yorumlardan ve yanlış anlayışlardan uzaklaştırmalıyız.


İslam’ın ılımlısı, ılımsızı olmadığı gibi, her kafaya göre Müslümanlık olmaz. İslam’ın anayasası niteliğinde olan Kur’an ve Sünnet elimizdedir. Bunların dışına asla çıkılamaz.


İslam Dininin amacı insanları dünya ve ahirette saadete ve selamete çıkarmak, yeryüzünden zulmü, fitneyi acımasızlığı kaldırmak, adaleti, merhameti ve huzuru yaymaktır. Bunların olmadığı yerde gerçek İslam’ dan bahsedilemez.


Zalimler dünyaya hükmetmek, yeryüzünden hakkı, adaleti kaldırmak ve sadece kendilerini tatmin etmek istiyorlar. Bizim görevimiz ise bu zulme ve haksızlığa karşı durmak, hakkın adaletin, huzurun gerçekleşmesi için  Kur’an ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak ve elimizden gelen gayreti göstermektir.






Yazarın Diğer Yazıları