İman Kesin Olmalıdır

İman ya vardır, ya yoktur. Ya sahihtir, ya değildir. Ne inanılacak şeyleri bölüp parçalamaya, bir kısmna inanıp bir kısmına inanmamaya hakkımız var, ne de inandığımız her iman konusunun her birini kendi içinde yarım yamalak bir iman ile kabullenip tasdik etmeye. Hayır; iman, asla zan, şüphe ve tereddüt kabul etmez. Yarım yamalaklığı kabul etmez. Böyle olunca, yukarıda anlatılanların iman açısından durumları ne olacak?


Bu noktada içim parçalanarak sükut ediyorum. Allah ve resulünün önüne geçmekten, sınırımı aşmaktan haya eder, korkarım. Allah Teâlâ her şeyi görüyor, biliyor, işitiyor. Evet, Allah Teala çok merhametlidir. Kalplerdeki niyeti çok iyi bilir. Biz de ona sığındık. Durumu ona havale ettik. 


Umulur ki onların “akllarındaki inkar ettikleri muhayyel şeriatın”, aslında “dinin bildirdiği hakiki şeriat” olmadığını kabul ederek, o inkarı yok sayar ve imanlarını kabul buyurur. Amelsizlikten ayrıca hesaba çeker. Ne dilerse dilediği gibi yapar. Kimse ona -haşa, sümme haşa- soru ve hesap soramaz. Aksine soruyu da, hesabı da o sorar. Bakalım ahirette bu hakikat nasıl tecelli eder. 

Yazarın Diğer Yazıları