Kendimize Bakalım


Müslümanlar kendi benliklerinde Allah ve Resulünü razı edecek, nefislerini tezkiye ve tasfiye edecek güzel ahlak ve kendilerine veya başkalarına hayırlı olan salih amelleri değiştirmedikçe, Allah da onlardaki galibiyet, hakimiyet, izzet, şeref, üstünlük, ilim, ekonomik refah, birlik, barış, huzur ve emniyet durumu değiştirmez. 
Yok, Kuran ve sünnet ile ameli terk ederler ve yukarıda sayılan güzel hasletleri kaybederlerse, aksine kafirleri taklit ederlerse, Allah Teâlâ da onları değiştirir. İzzetleri zillete, şerefleri horluk ve hakirliğe, zenginlikleri fakirliğe, hakimiyetleri mahkumiyete, mazlumiyete, mağduriyete, işgallere, yağma ve talanlara değişir, dönüşür.
Bundan kurtuluş var mıdır?
Bu kanunda bir değişiklik olmaz. Bu Allah Tealanın evrene koyduğu bir kanundur. Ama insanlar bu kanunun gereğini yaparak değişim istikametini kendileri çizebilirler. Yüceliş veya alçalışa değişim ve dönüşümün kotları, yöntem ve eylemleri kendi iradelerindedir, kendi ellerindedir. Sorumluluk da zaten bundandır.
“Bundan kurtuluş var mıdır?” şeklindeki bir soru bunun içinse, cevabı “elbette” olacaktır. 
“Nasıl mı?” diye sormaya gerek var mıdır?
Tövbe kapısı açıktır. Allah Teâlâ’dan ümidimiz kuvvetlidir. Kendimizdeki kötü hali iyi hale değiştirirsek; Allah da zaafımızı kuvvete, zilletimizi izzete, yoksulluğumuzu zenginliğe, topraklarımızdaki düşman işgalini bağımsızlığa dönüştürecektir. 
Çünkü Cenab-ı Allah şöyle buyurmuştur: "Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarım değiştirmez". (Ra’d 11)
Evet, Onun gücü her şeye yeter.

Yazarın Diğer Yazıları