Kader Sırdır

Kâmil bir mü’min; Rabbinin kendisine takdir ettiğinin, kendisi için en hayırlısı olduğu bilip haddini aşmamalıdır. Elde edemedikleri için perişan olmak ve sızlanmak yerine; elindekilere şükretmeli, hâline râzı olmalıdır. Ne fânî hayatın yaldızlarına kanmalı, ne de elde edemediklerine hasretle yanmalıdır. Böyle bir hamâkatten, sefâletini saâdet zannetme ahmaklığından Hakk’a sığınmalıdır. Cefâlar içinde saklı safâyı, külfet içinde gizli nimeti görerek huzurunu muhafaza etmelidir.

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

 

“Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musîbet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır. (Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.” (Hadîd, 22-23)

 

Rasûlullah (sav) buyurdular:

 

“Kadere îman etmek, üzüntü ve sıkıntıyı giderir.” (Münâvî, III, 187)

 

Hikâye edilmiştir ki Hz. Süleyman (as) zamanında bir adam, bin dirheme, sesi ve rengi çok güzel olan bir kuş satın aldı. Başka bir kuş gelerek bu kuşun kafesi üzerinde bir ötüş öttü ve uçtu gitti. Bundan sonra kafesteki kuş sustu, hiç ötmedi. Sâhibi gelip Hz. Süleyman’a şikâyet etti. Hz. Süleyman (as) “Onu bana getirin” dedi. Kuş getirilince Hz. Süleyman (as) “Sâhibin sende hakkı var. Seni çok yüksek fiyata satın aldığı halde neden sustun?” dedi. Kuş “Ey Allah’ın peygamberi! Ona söyle ki, gönlünü benden çeksin. Ben kafeste bulunduğum müddetçe asla ötmeyeceğim.” dedi. Hz. Süleyman (as) “Neden?” diye sordu. Kuş cevap verdi: “Benim feryadım vatan ve evlâd hasretindendi. O kuş bana, senin kafeste oluşun sesinden dolayıdır. Sus ki kurtulasın demişti.” Hz. Süleyman (as) kuşun söylediklerini aktarınca sâhibi: “Ey Allah’ın Peygamberi onu bırak gitsin, ben onu sesinin güzelliğinden dolayı seviyordum.” dedi. Hz. Süleyman (as)  adama bin dirhem ödedi ve kuşu salıverdi. Kuş uçtu ve şöyle diyerek öttü: “Bana bu şekli verip yaratan, havada uçuran sonra kafese koyan Allah’ı tesbih ederim!” Hz. Süleyman (as) da, kuş tasasından feryâd ettiği müddetçe kafes hapsinden kurtulamadı. Ne zaman ki sabretti hapisten kurtuldu. Böylece adam da gönlünün ona bağlı kalmasından kurtuldu.

 

Burada nefsânî sıfatların yok olmasına da işâret vardır. Nefsânî sıfatlar yok olunca kişi sıkıntı ve zorluklardan kurtulur, sükûnete erer ve kader sırrını anlar. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân-20)

 

 

Yazarın Diğer Yazıları