İnsanların Ayıp Ve Kusurlarını Araştırmak Haramdır

Son zamanlarda insanların ayıp ve kusurlarını araştırmak, onları toplum içinde rezil etmek hatta şantaj yaparak iş yaptırmak yaygınlaşmıştır. Oysaki bu davranışlar haramdır ve Müslüman’ların yapabileceği işlerden değildir.

 

İnsanların ayıp ve kusurlarını araştırmak, şantaj yapmak, alay etmek, gıybet etmek dinimizde yasaklanmıştır. Kuran’da şöyle buyruluyor.

 “Ey iman edenler, bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Ey iman edenler, zandan çokça kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin…”     (Hucurat: 11-12).

Sevgili Peygamberimiz de ”Birbirinizin ayıbını araştırmayınız, birbirinize buğzetmeyiniz, Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. Bir kimseye günah olarak kardeşini hor görmesi yeterlidir.” buyurmuştur.(et-Tac).

Peygamber Efendimiz izinsiz olarak pencereden içeriye bakan kişiye eğer bunu yaptığını görseydim gözlerine parmağımı sokardım demiştir.

 Müslüman’ın Müslüman’a küfretmesil, iftira atması yasaklanmıştır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Müslüman’ın küfretmesi fâsıklık, kardeşini öldürmek istemesi küfürdür.”(et-Tac) yani küfre yakın bir günahtır.

 Bir başka hadisi şerifte de şöyle buyrulmuştur: “Bir kimse kardeşine ‘kafir’ derse, o söz ikisinden birine döner. Eğer o kişi söylediği gibi ise, söz yerini bulmuştur. Fakat o kişi kâfir değilse, söz söyleyene döner.” yani söyleyen küfre girer.

Hür bir insanın köle yapılması yasaklanmıştır. Bir insan için en değerli şey hürriyettir. Hür olmadan tam insan olunamaz. Hz. Ömer, Amr b.Âs’a: “Ey Amr, analarından hür olarak doğan insanları ne zamandan beri köle yaptınız.” demiştir.

Kuran-ı Kerim de, insanların köleleştirilmesini caiz gören bir tek ayet yoktur. Ayetler, köleyi hürriyetine kavuşturmayı teşvik etmekte, bunun yollarını açıklamaktadır.

Hz. Peygamber, harp esirleri de dâhil olmak üzere, hiçbir insanı köle yapmamış, eline geçen kölelerin tamamını hürriyete kavuşturmuştur. Raşit halifeler, sadece misilleme yoluyla harp esirlerinin bir kısmını köle yapmışlardır.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kölelerinize yediğinizden yediriniz, giydiğinizden giydiriniz, gücünün yetmediği işlerde onlara yardımcı olunuz. Onlara ‘kölem, cariyem’ diye hitap etmeyiniz, ‘evladım, kardeşim’ diye hitap ediniz.” (et-Tac).

Bu sebeple İslam’da köle almak, köle olmaktır.”denmiştir.

İslam, insan haysiyetine ve onuruna önem vermiş ve onu korumuştur. Mesela sosyal bir zaruret olmadan, insan zorla çalıştırılamaz. Ne sebeple olursa olsun, kimseye hakaret edilemez, işkence yapılamaz,  ayıp ve kusurları ifşa edilemez.

 Hz. Peygamber, sanıklara suçlarını itiraf ettirmek için baskı ve işkence yapılmasını yasaklamıştır. Vergi toplamak için halka eziyet edenler uyarılmış, bu gibi hareketler şiddetle kınanmıştır. Bütün akitler gibi, iş akdinde de rıza esastır. Karşı tarafın ihtiyacını kullanarak, onu zorla, şantajla işe veya akde mecbur etmek caiz görülmemiştir.

Hele insanların en mahrem yerlerine girmek, banyo ve yatak odasında ki hallerini kameraya almak ve bunlarla şantaj yapmaktan daha şerefsiz bir davranış olamaz.

 

Sonuç olarak İslam, insanların şerefli ve onurlu bir hayat yaşayabilmesi için şahsiyetine her türlü tecavüzü yasaklamıştır. İnsana saygı esastır. İnsanın ayıp ve kusurlarını araştırmak bunu iş yaptırmak için şantaj olarak kullanmak haramdır ve Müslüman’a yakışmaz.

 Esas gaye insanın huzur ve güven içerisinde şerefli bir hayat yaşayabilmesidir. 

Yazarın Diğer Yazıları