Kardeşlik Cevheri

Kardeşlik cevherini muhâfaza etmek; onu şefkat, merhamet, nezâket ve mes’ûliyet şuuruyla yaşamaya bağlıdır. Bu hususta ihmâl ve gaflet göstermek, mü’minlerin arasını bozmak için fırsat kollayan şeytana kapı aralamaktır. Bu fırsatı yakalayan şeytan -aleyhillâne-ise, mü’minlerin nefsâniyetlerini tahrik ederek birbirlerine darılmalarını teminde gecikmez.

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

 

“…Siz (gerçek) müminler iseniz Allah’tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resûlüne itaat edin.” (Enfâl, 1)

 

Rasûlullah (sav) buyurdular:

 

“Faziletlerin en yükseği, seninle ilişkisini keseni senin arayıp sorman, seni mahrum bırakana senin ihsanda bulunman ve sana zulmedeni senin bağışlamandır.” (İbn Hanbel, Müsned, III, 438)

 

Ahnef bin Kays şöyle buyurur:

 

“Kardeşlik, ince ve latif bir cevherdir. Onu korumazsan kazâya uğrar. Dâimâ hiddetini yenmekle onu koru ki, sana zulmeden gelip senden özür dilesin. Var olanla yetin, ne kendin için fazlasını ara, ne de kardeşinin kusuruna bak.” (İhyâ, II, 466)

 

Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de, takvâ sahibi mü’minlerin vasıfları sayılırken; “…Onlar öfkelerini yutarlar ve insanları affederler…” buyrulur. (Âl-i İmrân, 134)

 

Mevlânâ Hazretleri de, mü’minlerin, Allah için birbirlerinin kusurlarını affedip iyilikte bulunarak kardeşliği yaşatmaları gerektiğine şöyle işâret buyurur:

 

“Din kardeşinden bir cefâ gördünse, onun bin vefâsı olduğunu hatırla!.. Çünkü iyilik, günâha karşı şefaatçi gibidir.”

 

Din kardeşinden hatâ veya kusur gördüğünde ona küsmek yerine, onun nice güzel hasletlerinin bulunduğunu düşünüp bunlar hatırına onu affetmek ve onun asıl böyle durumlarda yardıma muhtaç olduğunu bilip yanında olmak îcâb eder. 

 

Yazarın Diğer Yazıları