Batıcı Laik Kesim Ve Uzlaşma


Hep merak ediyorum, şu “uzlaşma”yı ağzından düşürmeyen parti ve siyasiler, eğer CHP, AKP’nin aldığı oyla iktidarda olsaydı, aynı şeyleri söylerler miydi?

“Gelin şu başörtüsünü uzlaşarak çözelim” der miydi mesela? Mesela “Şu katsayı adaletsizliğini kaldıralım” der miydi?

“Dindar insanların korkularını giderelim” gibi bir dertleri olur muydu dersiniz?

Tereddüdünüz varsa, bir fikir vermesi için işte size küçük bir örnek olay:

Fatih çekirge anlatıyor:

“Adını vermiyorum... Emekli bir büyükelçi. Bir hafta önce Dışişleri Bakanlığı müsteşarlığından bir telefon geliyor:

- Sayın Dışişleri Bakanı emekli olan büyükelçiler onuruna bir resepsiyon verecekler. Siz de davetlisiniz...

Emekli büyükelçi soruyor:

- Davet eşli mi?

- Bilemiyorum. Sanırım.

Ve büyükelçinin cevabı:

- Kusura bakmayın, ben türbanlı bir bakan eşinin davetine gelmiyorum. Lütfen bunu böylece bildiriniz.

Aslında o resepsiyonun ardından Cumhurbaşkanı’nın da bir daveti vardı. Olayın detaylarını dün Hürriyet Gazetesi’nde Uğur Ergan’ın haberinden öğrendik. Merak ettim. Acaba protesto eden büyükelçiler bu durumu bakanlığa nasıl bildirmişlerdi?

Aynen az önce aktardığım gibi. Açık ve altı çizili bir protestoyla. Yani mazeret yok.

"Türbanlı bakan eşinin olduğu yere gelmiyorum" diyen bir protesto.

Hepsi değil ama bir bölümü gelmeyeceklerini bu üslupla aktarmışlar. Peki şimdi bu ne anlama geliyor?” 

o kesimle uzlaşma imkansız. En iyisi herkes kendi yoluna...

Yazarın Diğer Yazıları