Abdestin Ehemmiyeti

Cenâb-ı Hak cümlemizi tevbe edenlerden, temizlenenlerden, kendilerine nîmet verilen salih kullarından ve kendileri için korku ve hüzün olmayanlardan eylesin! Amin.

Abdest, bizim için bir temizlik, ferahlık, huzur ve kurb-i ilahiye yücelme olduğu kadar, ibadetin kapısıdır. Her zaman abdestli olmak, düşmana karşı her zaman silahlı olmaktır.

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.” (Mâide, 6)

Rasûlullah (sav) da şöyle buyurdular:

“Her kim namaz kılmak amacıyla abdest almaya kalkar da ellerini yıkarsa, ilk damlayla beraber elleriyle yaptığı günahlar akar gider. Ağzına su verip çalkaladığında diliyle ve dudaklarıyla işlediği günahlar ilk damlayla beraber akar gider. Yüzünü, dirseklere kadar ellerini ve topuklara kadar ayaklarını yıkadığı zaman da onlarla yaptığı her günahtan kurtulur. Annesinden doğduğu gün gibi tertemiz olur.” (Müslim, Tahâret 32; Nesâî, Tahâret 58; İbn Mâce, Tahâret 6)

 

Peygamberimiz (sav) Mekke fethinde tek abdestle beş vakit namaz kıldı. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra):

- “Daha önce yapmadığın şeyi yaptın” dedi. Efendimiz (as):

- “Kasten yaptım ey Ömer.” diye karşılık verdi.

Rasûlullah (sav) her namaz için abdesti yenilemenin müstehab olmakla birlikte bunun da câiz olduğunu göstermek için böyle yapmıştır.

Bir hadiste Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

“Kim temiz (abdestli) olduğu halde yine de abdest alırsa Allah ona on hasene yazar.” (Ebû Dâvud, Tehâret 32;) Abdest yenilemenin bâtının nurlandırılmasında açık bir etkisi vardır.

Bazı ehlullah, nefsin galebesi ve şeytanın tasarrufu ortaya çıktığı için gıybet, yalan ve öfke meydana geldiğinde abdest alırlardı. Abdest, nefsin ve şeytanın karanlıklarını (zulmetlerini) dağıtan bir nurdur. Onlar, her farz namaz için abdest yenilemeyi terk etmezlerdi.

 

Sürekli temizlik rızkın artmasına sebeptir. Rasûlullah (sav): “Temizliğe devâm et ki rızkın artsın.” buyurmuştur. (Kenzü’l-ummâl, XVI, 128)



Yazarın Diğer Yazıları