İhlâslı Olmak

İhlâslı Olmak

 

İhlâs, zor elde edilen ve zor muhâfaza edilen bir cevherdir ki, kıymetini Allâh’tan başka kimse takdîr edemez. Zîrâ kalb pencereleri Allâh’a açıktır. İhlâs, kulu dünyâda ve âhirette yüksek mertebelere nâil kılan ve Allâh’a yaklaştıran ulvî bir haslettir. Allâh Teâlâ, ihlâstan mahrum amelleri kabûl etmez.

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

 

“De ki: Ben dinimde ihlâs ile ancak Allah’a ibâdet ederim.” (Zümer, 14)

 

Rasûlullah (sav) buyurdular:

 

“Dîninde ihlâslı ol! Böyle yaparsan az amel bile sana kâfî gelir.” (Hâkim, IV, 341)

 

Rasûlullâh (sav)’in hayâtı ihlâsın zirvesini teşkil eden misallerle doludur. Nitekim tebliğin ilk döneminde vukû bulan şu hâdise, bu hakîkati ne güzel ifâde etmektedir:

 

Müşrikler, amcası Ebû Tâlib vâsıtasıyla Hz. Peygamber (sav)’e haber göndererek dâvâsından vazgeçmesini istemişlerdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber(sav), cevap olarak amcasına şöyle buyurdu:

 

“–Amca! Vallâhi, Allâh’ın dînini tebliğden vazgeçmem için, güneşi sağ elime, ayı da sol elime koyacak olsalar, ben yine de bu dâvâdan vazgeçmem! Ya yüce Allâh, onu bütün cihâna yayar, vazîfem biter; ya da bu yolda ölür giderim!”

 

İslâm nûrunun doğuşundan rahatsız olan müşrikler, Ebû Tâlib vâsıtasıyla yaptıkları teşebbüslerin netîcesiz kalması karşısında, bu defâ Allâh Rasûlü (sav) Efendimiz’e geldiler ve şu tekliflerde bulunmaya cür’et ettiler:

 

“–Zengin olmak istiyorsan, sana istediğin kadar mal verelim; öyle ki kabîleler arasında senden zengin kimse bulunmasın!

 

Reislik arzusundaysan, seni kendimize baş yapalım; Mekke’nin hâkimi ol!

 

Şâyet asîl bir kadınla evlenmek fikrinde isen, sana Kureyş’in en güzel kadınlarından hangisini istersen verelim!

 

Ne istersen yapmaya hazırız. Yeter ki, gel bu dâvâdan vazgeç!”

 

Allâh Rasûlü (sav) de o gâfillere, yaptıkları ve yapacakları bütün süflî ve nefsânî taleplerin hepsine birden cevap mâhiyetinde şöyle buyurdu:

 

“–Ben sizden hiçbir şey istemiyorum. Ne mal, ne mülk, ne saltanat, ne reislik, ne de kadın! Benim tek istediğim, tapmakta olduğunuz âciz putlardan vazgeçerek yalnız Allâh’a kulluk etmenizdir!”

 

Efendimiz (as), hayâtını Allâh’ın dînini tebliğ gayretiyle yaşamış ve bunun için insanlardan müstağnî kalarak şahsı için hiçbir şey talep etmemiştir. (Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti-1,Erkam Yay.)

 

 

Yazarın Diğer Yazıları