Kamu Sorumluluğu Bilinci

Genel anlamda kamu, halk hizmeti gören devlet organlarının tümüdür. Aynı zamanda kamu, bir ülkede yaşayan halkın bütünü olarak ta ifade edilir. Kamu sorumluluğu bilinci ise, sosyal bir varlık olarak yaratılmış olan insanların, içerisinde yaşamış oldukları topluma karşı yapmakla yükümlü oldukları tüm ödev ve sorumluluğun farkında olmalarıdır.

Yaratılmışların en mükemmeli olarak yaratılmış olan insan sosyal bir varlıktır ve mutlaka toplum içerisinde yaşamak zorundadır. Buna göre, insanlar toplum içerisinde yaşamak zorunda olduklarına göre, başta kendi aileleri ve sosyal çevreleri olmak üzere tüm toplum kesimlerine karşı sorumlu davranmak zorundadırlar. Bu doğrudan doğruya kamu sorumluluğu bilinciyle alakalıdır.

Kamu sorumluluğu bilinci, fertlerin içerisinde yaşadıkları ve yetiştikleri topluma karşı duyarlı olmalarını zorunlu hale getirmektedir. Böyle bir donanıma ve bilince sahip olan kişiler, kendilerini topluma karşı sorumlu hissederler ve sorumluluk bilinciyle hareket ederek yaşadıkları toplumda var olan sorunları çözme adına gayret sarfderler. Böyle bir sosyal donanıma sahip olan kişilerse, içerisinde yaşadıkları toplum tarafından hep sevilip sayılırlar.

Hele hele, söz konusu ettiğimiz kamu sorumluluğu bilincine birde dini/İslami duyarlılık bilinci eklenebilmiş olabilse, o zaman karşımıza sorumluluk adına bambaşka bir insan portresi çıkacaktır. Tarihimizde, örnek hayatlarıyla yaşamış oldukları toplumlarda derin izler bırakan nice Allah dostu bahtiyar yiğitler vardır. Onların göstermiş oldukları fedakârlıkları sayesindedir ki, normal koşullarda çözümlenmesi çok zor olan nice sosyal sorunlar kolaylıkla çözümlenebilmiştir.

Kamu sorumluluğu bilinci adına, yaşamış oldukları toplumlarda var olan sorunları çözme iradesinde bulunan kişiler, bu faaliyetlerinin temeline niyet olarak bir de “Allah Rızasını” koyabilmiş olsalar, maddi manevi her yönden kazançları ikiye katlanmış olacaktır. Böyle bir kişi, söz konusu donanım ve duyarlılığından dolayı hem toplum tarafından sevilip sayılarak el üstünde tutulacak ve hem de, yaptığı faaliyetlerinin temelinde niyet olarak  “Allah Rızası” olduğu için nafile ibadet sevabı almış olacaktır.                     

 Kamu bilinci adına sosyal duyarlılığın dibe vurmuş olduğu günümüzde, kamu duyarlılığına sahip olan ufuk insanlara ne kadar da ihtiyacımız vardır. İnançlarımız doğrultusunda sosyal hayatımızın yeniden şekillenmesini sağlama adına, mutlaka ne yapıp edip bir yolunu, metodunu/yöntemini bularak, söz konusu sosyal duyarlılığa sahip olan ufuk insanları bir şekilde yetiştirmek zorundayız, bu bir vebaldir. Yani bu olumsuz gidişata mutlaka dur dememiz gerekiyor. Yoksa maazallah, içerisinde yaşadığımız toplumumuz kültürel açıdan her gün biraz daha fazla erozyona uğrayarak biraz daha yozlaşmaktadır.

Netice itibarıyla; başta evlatlarımız olmak üzere en yakınlarımızın, milletimizin ve tüm inanç coğrafyamızın yozlaşmak suretiyle kültürel açıdan buharlaşmalarını önleme adına haydin gayrete, haydin çalışmaya. Bu konuda yapılacak en ufak bir faaliyeti, bir gayreti, hatta bir niyeti bile bile küçümsememeye. Unutmayalım ki; yerine göre bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir insanı ve bir insan da bir ülkeyi kurtarabilir. Aynı şekilde tersinden ifade edilecek olursa; yerine göre bir çivi yüzünden bir nal, bir nal yüzünden bir at, bir at yüzünden bir atlı ve bir atlı yüzünden de bir ordu savaşı kaybedebilir.

Selam ve dua ile…    

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları