28 Şubat ve İmam Hatipler

Biz kendi içimizde sorunlarla uğraşırken, nasıl olur da daha güzel bir eğitim öğretim verebiliriz derken, bizi beğenmeyen kardeşlerimizi iknaya çalışırken, bizi zaten istemeyen sistemin getirdiği zorlukları aşmaya uğraşıp didinirken, bütün bunlara rahmet okutacak bir bela ve musibetle karşılaştık.  28 Şubat darbesi.


Sistem 28 Şubat darbesiyle birinci tehdit olarak savaş açtığı irticanın merkezine din eğitimini, onun da içinde özel olarak İmam Hatip Liselerini koyarak kökünü kazımak istedi. İlk hamlede başaramadı. Dindar insanlar, “inadına” der gibi çocuklarının dinlerini öğrenmelerini istediler.


Sistem baktı ki bu şekilde tamamen bitirmek mümkün değil, o zaman yeni bir oyuna girişti. Üniversite sınavlarında farklı puanlarla önlerine duvar çektiler, üniversite yollarını tıkadılar. Yani bacaklarını kesme yetmedi, şimdi boynunu vurmaya çalışıyor.


Güya imam Hatip Liseleri sadece ilahiyat fakültelerine gitsinler istedi. Ama o da bir oyundu. Çünkü gidecekleri İlahiyat fakültelerinin  bir kısmını kapattı.  “Tamamen kapattılar” dedirtmemek için kalanların da kontenjanını düşürdüler iyice. Tamamını toplasan İstanbul’daki İlahiyatın bina ve hocaları  yeter halbuki…  Kafalarını kuma gömmekle görülmediklerini sanan deve kuşları gibiler.


Sonra ne güzel din dersi öğretmeni oluyorlardı İlahiyat okuyanlar. O bölümü de aldılar ellerinden, eğitim fakültelerine kaydırdılar. Hadi bakalım nefes alın da yaşayın diyorlar sanki.


Bu bir hakaret aslında, bu bir küfür kadar ağır hakaret. Bu bir savaştır hatta. Bu ne kin dine karşı aman Allah’ım, bu ne nefret dindarlara karşı böyle?... 



Yazarın Diğer Yazıları