..::Cemal NAR::..
Ahiret gününe imanın önemi ve faydaları:

Ahiret gününe imanın günlük ve sosyal hayatımızda pek çok faydaları vardır. Bu faydaları maddeler halinde tespit etmeye çalışalım:

 

1-Her insan ölümsüz olmak, ebediyen yaşamak, var olmak ister. İşte ahiret inancı, insanı ölümsüzleştirir. Çünkü İslam’a göre gerçek hayat ahiret hayatıdır. Bu dünya bir imtihan yeridir. Kim daha iyi amel işleyecek diye insanlar imtihan için dünyaya getirilmişlerdir.

 Ölüm bir yok oluş değil, ahiret hayatına açılan bir kapıdır. Uzun bir yolculukta sadece duraklama ve dinlenme yeridir. İşte bu inançta olan bir kimse ölümden korkmaz, dünyayı imar etmeye, ahiret için hazırlık yapmaya çalışır.

2-Ahiret inancı insanı sorumlu davranmaya, kendisine ve çevresine faydalı olmaya yöneltir. Bir gün mutlaka hesap vereceğine inanan bir kimse, sorumlu davranır, Allah’a âsi olmaktan sakınır, ahlakını güzelleştirir, daima hayırlı işler yapmaya çalışır. Çünkü Allah’ın rızasını kazanmak ve cennete gidebilmek için dünyada Yüce Allah’ın emir ve yasakları doğrultusunda hareket etmek gerekir.

3- Ahiret inancı insana, sabır ve ümit dolu bir hayat kazandırır. Zira Yüce Allah felaket ve musibetler karşısında sabredenlere sınırsız mükâfât verileceğini bildirmiştir.

4-Ahiret inancı huzurlu ve güvenli bir toplumun ortaya çıkmasına da vesile olur. Çünkü ahirete inanan insanlar, birbirlerinin iyiliğini düşünecek, eksiklerini tamamlayacaklardır. Böyle bir toplumda kimse kimseye haksızlık edemez, kötülük yapamaz. Haksızlık yaptığında bilir ki, ahirette bunun hesabı sorulacaktır. Kuran’da şöyle buyruluyor:

 “ Kim zerre kadar hayır işlerse, onun karşılığını görür. Kim de zerre kadar şer işlerse onun da karşılığını görür.” (Zilzal:8).

5- Dünyada yapılan iyilik ve kötülüklerin karşılığı çoğu zaman tam olarak görülmez. Hâlbuki iyilik ve kötülüklerin karşılığını tam olarak görmek adaletin gereğidir. Bu dünyada tam olarak adalet gerçekleşmeyince ahiretin varlığı kaşınılmaz olacaktır. Aksi halde adalet gerçekleşmez.

6- İnsan başıboş bırakılmamıştır. Yaratılışının bir gayesi vardır. İnsanların başı  boş bırakıldığını düşünmek, hayatın anlamsız, gayesiz olduğunu kabul etmek, mümkün değildir. Kuran’da şöyle buyruluyor:

“ O, hanginiz daha güzel amel işleyecek diye ölümü de hayatı da takdir eden ve yaratandır.” (Mülk:2).

Dünya bir imtihan yeridir. Bu dünyada imtihanı kazananlar, ahirette cennete gidecek, ebedi saadeti tadacaktır. İmtihanı kaybedenler ise, öbür dünyada cehenneme gidecek ve ebedi azâba müstahak olacaklardır.

7- İnsanın rûhî yönden rahat ve huzur içinde olabilmesi için de ahiretin varlığına ihtiyaç vardır. Zira insan bütün dünyayı verseler sonunda bir gün mutlaka öleceğini ve sahip olduğu bütün nimetlerden mahrum olacağını, ayrılacağını düşündükçe hiçbir şeyden zevk almaz olur.

Yine bütün bir ömrü hastalık, fakirlik yoksulluk ve bin türlü sıkıntılarla geçen bir insanı, ahiret inancı olmadan nasıl teselli edebilirsiniz. Bir kimsenin dünyada, sevdiklerinden ayrılıp yok olacağına, toprak olacağına inanması ne acı…

Düşünün bir kere, canı gibi sevdiği eşinden, çocuklarından, malından, şöhretinden, makamından ayrılacak ve artık onları bir daha göremeyecek, kavuşamayacak… Fakat ahirete imanı olan bir kimse ebedi hayatta sevdikleriyle birlikte olacağı için, ölüm onu korkutmaz.

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları