..::Cemal NAR::..
Kitap Mukaddestir

Bizim fıkıh kitaplarımız”el-kitab”a, yani o malum, o ana kitaba, o asıl kitaba, yani “kitap” deyince ilk akla gelen kitaba, yani Kur’an-ı Kerim’e abdestsiz dokunulamayacağını yazar.

 

Diğer kutsal üç kitaba da, yani Tevrat’a, İncil’e, Zebur’a da abdestli olarak dokunmayı güzel görerek tavsiye eder, iyi sayar. Çünkü bunlar her ne kadar insanlar tarafından değiştirilip bozulmuş ise de yine de içinde az da olsa ayetler, ilahi sözler olabilir. O ihtimale binaen bu ilahî kitapları da abdestli ele almak müstehap kabul edilmiş, sevimli ve sevap görülmüştür.

 

Bu hüküm bütün tefsir, hadis, fıkıh, akaid, kelam ahlak gibi İslam dinini anlatan kitaplar için de geçerlidir. Onlar da okunmak istendiğinde abdestli olunması güzel görülmüştür. Bu, o ilimlere olduğu kadar, kitaba da bir saygının ifadesidir.

 

Malum, kitaplar zarftırlar. Asıl değerli olanlar, içinde yazılan mektuplardır. Yani mefhumlar, manalardır, anlatılmak istenenlerdir. Kutsal olan kağıt değildir. Kutsal kitabın yazıldığı evrak ile, sair yazıların yazıldığı kağıtlar, cins itibariyle aynıdırlar. Ama birisini abdestsiz alamıyoruz ele, diğerini ise bazen temizlikte kullanıyor, bazen de değersiz görerek yırtıp atıyoruz. Nedendir bu aynı maddeye o farklı muamele?

 

İçindekilerdendir elbette. İnsan arkadaşlarıyla değer kazanır. Kağıtlar da, içine yazılanlarla değer kazanırlar. Kur’an yazılan kağıtla, küfür yazılan bir olur mu? Hırsızın veya katilin geldiği lanetli gece ile, Kur’anın geldiği kadir gecesi bir olur mu?

 

“Kadir” gecesi Allah Teâlâ’nın şehadetiyle bin aydan daha hayırlıdır. Çünkü o gecede Kur’an inmiştir. “Kur’an mektubu” içinde olduğu için, “Kadir gecesi zarfı” da kıymet kazanmıştır yani.

 

Yazarın Diğer Yazıları