Tasavvufu Tanıyalım

Tasavvuf hakkında çok tarifler yapılır. Bu konuda Cemal Nar Hocamızın tarifi en derli toplu tariflerden birisidir. Onu aynen alıyorum:

“Tasavvuf, Allah rızasını kazanarak sonsuz saadete ermek için O’na tam bir itaat ve teslimiyetle nefsi temizleme, kalbi arındırma ve saflaştırma, ahlakı güzelleştirme, zahir ve batını nurlandırma, ilâhî bilgi ve gerçeklere erme ve bununla ilgili, usul, edep, erkân, hâl, makam ve şahıslardan bahseden yüce bir ilimdir.”

Evet, tasavvufun diğer İslâmî ilimlerden farklı taraflarını anlamak ve onu iyi kavramak için bazı özelliklerine işaret edip açıklaması yapılmıştır. Bu özelliklerin bazılarını belirtmeyi faydalı gördük.

Tasavvuf, tatmak ve yaşamakla, manevî tecrübe ile anlaşılan bir hâl ilmidir, kâl (söz) ve kitap ilmi değildir. Bu yüzden “tatmayan bilmez” denmiştir. Sadece ilgili kitaplar okunarak şeyh olunamaz. Bir mürşit nezaretinde okunması ve uygulanılması gerekir.

Bu çok önemli bir özelliktir. Aynı zamanda üstünde çok konuşturan bir özelliktir.

Tasavvuf, tatbikî, tecrübî bir ilim olduğundan, mürşit ya da şeyh denilen üstatlar nezdinde ve onların terbiyesi altında öğrenilir.

Tasavvufun hâl ve zevk ilmi olması, onun tarifini çoğaltrmıştır. Zira her bir mutasavvıf, hâli, makamı, ruhî tecrübe ve sezgileri nispetinde farklı makam ve derecelerden bakarak tarifler yapmışlardır.

Tasavvuf bilgisinin konusu “marifetullah”tır. Bu bilginin temeli marifet (Allah’ı tanımak), rüknü aşk ve muhabbet, zirvesi vuslattır.

O yüzden tasavvuf için “imandan ihsana manevi yolculuk” da denmiştir.

Zorla değil, ama isteyen herkese açık bir yol.

Tasavvufa karşı çıkanlara tek bir sorumuz var;

“Neye karşı çıktığınızı biliyor musunuz?”

 

Yazarın Diğer Yazıları