Çocuklarımıza Karşı Sorumluluklarımız

Çocuk, doğumdan kendine gelinceye kadar bakıma, beslenmeye, terbiyeye, bilgi ve beceri kazanmaya ve nafakaya muhtaçtır. Şüphe yok ki çocukların dünyaya gelmelerine vesile olanlar, anne ve babalarıdır. Fakat anne ve babanın görevi, onları dünyaya getirmekle bitmez. Onları kendilerine, ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa faydalı olacak bir şekilde yetiştirmeleri gerekir.

 

Dünden bugüne çocuk için, anne sütünün yerine geçen başka bir gıda bulunamamıştır. Kur’an’da şöyle buyruluyor:

”Anneler, çocuklarının emzirme müddetini tamamlamak için onları tam iki yıl emzirirler.”(Bakara:223).

Bu âyet, çocuğun emzirilme hakkı ile, onu emzirenin nafaka ve ücretini  ihtiva etmektedir, Buna dayanarak bütün müçtehitler, din yönünden, ananın çocuğunu emzirmeye mecbur olduğunda birleşmişlerdir. Yetişmekte olan çocuğun üç dönemi vardır:

 

1-Çocukluk devresi: Bu dönem yedi yaşına kadar devam eder. Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:

”Her doğan çocuk fıtrat üzere dünyaya gelir. Onu Yahudî, Hırıstiyan ve Mecûsî yapan ana babasıdır.”(Ebu Davut).

Bu dönemde çocuk, sağlıklı bir şekilde yetiştirilmeli, ona helal lokma yedirilmeli ve güzel örnek olunmalıdır.

 

2-Temyiz çağı: Bu dönemde anne babanın çok dikkatli olması gerekir. Bu yaşta çocuk, anne babasından gördüğü her şeyi mıknatıs gibi çeker. Evdeki sevgi ve saygı ortamı, çocuğa tesir edebileceği gibi, evdeki kavgalar, huzursuzluklar da çocuğu etkiler. Bu sebeple anne ve babalar, çocuklarının yanında kavga etmemeli, yalan söylememeli ve dedi kodu yapmamalıdır. Aksi halde çocuklarımızı yalana, dedi kodu ya ve kavgacılığa biz alıştırmış oluruz.

 

Bu yaştaki çocuklara, temel eğitim denilen, her Müslüman’ın öğrenmesi gereken temel dînî bilgiler öğretilmeli ve ahlak eğitimine önem verilmelidir. Yüce Rabbimiz ana ve babalardan çocuklarını cehenneme götürecek davranışlardan korumalarını istiyor.

Namaz öğretimi önemlidir. Peygamber Efendimiz:”Yedi yaşında çocuklarınıza namazı öğretiniz” buyurmuştur.

Bu eğitim ve öğretimin örgün eğitimde yani okullarda verilmesi en doğru olanıdır.

 

Anne ve baba çocuklarını, îmanlı ve edepli bir şekilde yetiştirebileceği gibi, onların, îmansız ve ahlaksız bir şekilde yetişmelerine de sebep olabilirler. Bu sebeple Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

”Bir kimse çocuğuna güzel ahlaktan daha değerli bir şey vermemiştir.”(Tirmîzî).

 

Anne ve baba, çocuklarına eşit davranmalı, çocukları arasında ayrım yapmamalıdır.

 

Anne ve babalar, çocuklarını rastgele ve haksız yere dövmemelidir. Elbette ana babanın, terbiye etme hakkı vardır. Dayak son çaredir. Güzellikten anlamayan, nasihat dinlemeyen çocuklar için bütün terbiye yolları denendikten sora, son çare olarak, terbiye amacı ile dayağa baş vurulabilir. Çocuktan intikam alırcasına, insafsızca dövmenin hiçbir yararı yoktur. Anne ve babalar, çocuklarının kişiliğine değer vermeli, baskı uygulamamalı, zaman zaman onların fikir  ve düşüncelerine baş vurmalı, onların şahsiyetli bir şekilde yetişmelerine gayret etmelidirler.

 

3-Gençlik devresi: Ergenlik çağına gelen gençler, artık birçok şeyden sorumludur. Onların hayata en güzel bir şekilde hazırlanması, yetiştirilmesi gerekir. Problemlerinde onlara yardımcı olunmalı, iyi bir Müslüman ve iyi bir meslek sahibi olmaları için gayret edilmelidir. Çocuklarımızı zamanın şartlarına göre okutmalı ve iyi bir meslek sahibi olmaları için gayret edilmelidir.

 

 Gençler evlenme çağına geldiklerinde, evlenip bir yuva kurmaları için ana ve babalar yardımcı olmalıdır.

 

Şu hususu da belirtelim ki, iyi meslek, sadece çok para kazandıran meslek değildir. Hayatta paradan, maldan daha önemli şeyler vardır. Elbette bol para ve şöhret getiren meslek caziptir. Fakat iş ve meslek, kişinin îmanını, ahlâkını yok etmemeli ve inancına ters düşmemelidir.

Yine ana babalar çocuklarını evlendirirken, karşı tarafın yalnızca zenginliğine bakmamalı, onun îman ve ahlâkını da göz önünde bulundurmalıdır.

 

Yazarın Diğer Yazıları