İslam’da Eğitim Ve Öğretim

İslam, iyi bir kul, iyi bir insan yetiştirmek ister. İlim öğrenmeyi farz kıldığı gibi, ilmi ile amel etmeyi de şart koşar. İslam’ın kendine has bir eğitim ve öğretim anlayışı vardır. Bu anlayışı maddeler halinde sunmaya çalışalım:

1-Çocuğa Yaratılış gâyesini öğretmek:

Her insan “nerden geldim, nereye gidiyorum, beni kim yarattı, sonum ne olacak, niçin yaratıldım?” sorularının cevabını arar. İşte İslâmî eğitim, kişiye bu soruların cevabını öğretir.

 

Hayattaki vazife ve memuriyetini bilmeyen bir insanın başarılı ve huzurlu bir hayat yaşaması mümkün değildir. Bugünkü eğitim sistemi bu amaçtan yoksundur.

 

2-İnsanların özellikle çocukların fıtratını korumak:

Sevgili peygamberimiz :“ Her doğan fıtrat üzere doğar. Onu Yahudi, Hıristiyan, Mecusi yapan ana ve babasıdır”( et-Taç) buyuruyor. O halde çocuğun fıtratını koruyup insan olarak kalması, İslâmi bir eğitim ve öğretim yapılmasına bağlıdır.

 

Kınalı Zâde Ali Efendi insanları üç kısma ayırıyor: Ona göre bir kısım insanlar nebâti ruha sahiptir. Yani ot gibi bir hayat yaşarlar. Bu insanların hiçbir meselesi, gayesi ve yaşamaktan, karnını doyurmaktan başka bir emeli yoktur.

 

Bir kısım insanlar da hayvânî ruha sahiptir. Bunların da yiyip içmekten, şehvetini gidermekten başka amaçları yoktur. Yani insanlığını kaybetmiş, hayvani özellikler taşımaktadırlar.

 

Üçüncüsü İnsânî ruha sahip insanlardır. Bunlar fıtratlarını koruyan, yani hayattaki vazife ve sorumluluklarını bilen, inanan, düşünen, güzel ve faydalı işler yapmaya çalışan insanlardır.

Bugünkü eğitim sisteminin çocukların fıtratını  koruyamadığı  hatta bozduğu açıktır.

 

3-İyi insan yetiştirmek:

İyi bir Müslüman iyi bir insan demektir. Yani imanlı, edepli, çalışkan, yararlı insanlar yetiştirmek İslâm’ın hedefidir. İnsan sadece kendine değil, dinine, âilesine, çevresine, vatanına, milletine hatta bütün insanlara faydalı olmayı gâye edinmelidir.

 

Bugünkü eğitim sistemi,  iyi vatandaş yetiştirmeyi hedeflemektedir. Özellikle Avrupa devletleri iyi vatandaş yetiştirmek istediği için gençlerin ilerde yabancılara her türlü davranışı normal görülmektedir. Bugün batılılar iyi bir vatandaş olmaya çalışırlarken, yabancı milletlerin kanını emmekten, sömürmekten, onları birbirine düşürmekten çekinmiyorlar.

 

Eğer  batılı insanlar, süs köpeklerine gösterdiği alakayı, fakir ülkelere göstermiş olsalardı, yeryüzünde aç ve açıkta insan kalmazdı. Esasen iyi insan olamayan, iyi vatandaş da olamaz.

 

4-İnsanları doğru istikâmette tutmak, dünya ve ahiret dengesini sağlamak:

İlke şudur: Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi ahret için çalışmak. İslam dininin amacı, insanların dünya ve ahirette mutlu, onurlu bir hayat yaşamalarını sağlamaktır. Müslüman dünyanın bir imtihan yeri, gerçek ve ebedi hayatın ahiret hayatı olduğunu bilir ve ona göre hazırlık yapar. Ebedi hayatı kazanmak için doğru yoldan ayrılmaz.

 

Beden hastalıkları olduğu gibi ruh hastalıkları da vardır. Hatta ruh hastalıkları, beden hastalıklarından daha tehlikelidir. Zira beden hastalıkları yalnız dünyamızı, ruh hastalıkları ise hem dünyamızı, hem de ahiretimizi karartır. Bugünkü sistem ruh hastalıklarını hesaba katmamış, insanları dünyevileştirmiş hatta makineleştirmiştir. Sonuçta ruhsuz, mutsuz, bunalımlı insanlar her geçen gün artmaktadır.

 

5-Temel eğitimde din eğitim ve öğretimine ağırlık vermek:

Çocuğa önce iman esasları, ibadetler, ahlâk kuralları, helaller, haramlar, farz ve vacip görevler öğretilir. Sonra da tecrübi ilimler ihtiyaca göre öğretilir. Maalesef bugünkü eğitim sistemimizde bunlar yeterli değildir.

 

6-Çocuktaki gizli kabiliyetleri ortaya çıkarmak

Yüce Allah insanları farklı yeteneklerde yaratmıştır. Kimi insanın hafızası güçlü, kiminin  el becerisi iyi, kimi sayısalda başarılı, kimi sözelde. İşte İslam, çocukların bu yeteneklerini ortaya çıkarmak ve başarılı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak ister.

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları