Bu Ne Soytarılıktır Yahu?

Allah müstehaklarını versin, “bulaşmayayım şu pisliklere” diyorum, okuduklarım, duyduklarım beni yine hak namına gayrete getiriyor, mesuliyet duygusuyla yerimde duramıyorum, hak adına, ülkem adına, insanım ve ümmetim adına yine yazıyor, yine konuşuyorum…

Sorumluluk böyle bir şey demek ki!

Ne diyor görsem muhabbetle kucaklayacağım o yiğit insan, o kahraman Müslüman, sevgili Hüseyin Gülerce kardeşimiz, okumuşsunuzdur herhalde. Yahu bu nasıl bir soytarılık, nasıl bir maskaralık, nasıl bir densizlik, nasıl bir yuları şeytana kaptırmaktır Allah aşkına?

Düşünmedim değil, acaba sevgili Gülerce yalan söyleyip de iftira atmış olmasın?” diye. Düşündüm ve bunun için makul bir cevap bulamadım. Aksine ortada koca bir kopuş var. Şandan, şöhretten, elinin emeği ile de kazansa, işinin karşılığı da olsa, bir hayli miktar menfaatten, paradan mahrumiyet var. İsteseydi, bütün bunlar devam eder giderdi.

O zaman dediklerini okumadıysanız azıcığını yazalım:

Beyaz TV ekranlarında yayınlanan Türker Akıncı'nın moderatörlüğünü yaptığı “Ortak Akıl” programında gündemi değerlendiren Gazeteci - Yazar Hüseyin Gülerce, Gülen cemaatin kirli oyunlarını anlattı. İşte Gülerce'nin çarpıcı açıklamaları:

'Beni ikna etmek için cemaatteki üst düzey iki yetkili evime geldi. 'Erdoğan 30 Mart'taki yerel seçimleri göremeyecek. Çünkü ya akıl hastanesine kapatılacak ya da intihar edecek' dedi.

Ben hayretler içerisindeyim. Bu gazetelerde ve televizyonlarda yer almadı. Diyorum ki; Tayyip Erdoğan gibi birisi namazlı niyazlı, imam hatip mezunu, neden intihar etsin?'

Onlar da 'Çünkü çok gizli çekilmiş videolar var' dediler. 'Bu gizli çekimleri kim yapıyor?' dedim. Ağzından kaçırdı; '40 koruma polisinin 25'i bizim arkadaşımız' dedi.

Şimdi tabi bunu inkar edeceklerdir. Ben yalan söylüyorsam Allah beni kahretsin. Söylemedik diyorsanız siz de beni Allah kahretsin deyin, kamuoyu önünde yeminleşelim. “ (http://www.habervaktim.com/haber/426461/huseyin-gulerceden-bomba-aciklamalar.html)

'Çünkü çok gizli çekilmiş videolar var' ne demek?

Bir insanın çok özel hayatına bir şekilde gizlice girerek bunu hangi hayvan çeker?

Bunu hangi mahluk teşvik eder, fetva verir?

Nihayet bunu zamanı gelince şantaj için kullanmak üzere hangi cibiliyetsiz yanında saklar?

Bırakın Müslümanlığı, hadi görmeyin, bilmeyin Hucurat Suresinin 12. Ayeti olan “ve lâ tecessesû: ve tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini, hatalarını araştırmayın)” emri ile bunu yasaklamasını, yahu böyle bir kepazelik Yahudilikte de olmaz, Budistlikte de. Hatta dinsizlikte bile böyle lanet olası rezillikler olmaz. Batıda “paparazzi” adı altında bu iğrençlikleri yapanlar varsa da toplumda lanetlenir, hukukta da cezalarını alırlar. Bu insanlık değil kardeşim. Hatta bu hayvanlık da değil. Hâşa ki bir hayvan böyle alçaklıklar yapsın.

Kendimizi bir an başına bu iş gelmiş bir kişinin yerine koyalım. Aman Allah’ım! Adam öfkesinden çıldırır yahu! Bu nasıl bir beladır yahu, bu nasıl bir skandaldır, bu nasıl bir rezillik ve kepazeliktir, bu nasıl bir alçaklıktır! Böyle bir şeyi akıl, mantık, havsala alır mı arkadaş? Allah başlara vermesin! Ocaklardan kiş kiş…

Bu zamana kadar tabandaki saf Müslümanları, zamanında bizim gibi kandırılmış iyi niyetli insanları, hep “bir gün gerçeği görürler” diyerek incitmemeye çalıştık. “Kardeşiz” dedik. “Uyanmalarına yardımcı olalım” dedik. Bugün de aynı dilek ve temennilerle onların artık bu çıplak gerçeği görmelerini ve dinine, milletine, ümmetine, vatanına, tarihine, medeniyetine açıkça ihanet etmiş olan haini, Allah için terk etmelerini bekliyoruz.

Hüseyin Gülerce kardeşimizin bu sözlerini de duyduktan sonra daha ne bekliyorlar? Hâlâ hatayı kabul etmiyorlarsa, “dediğimizi dedik, çaldığımız düdük” diyorlarsa, hala bu ihanetleri ve insanlık dışı davranışları savunup destekliyorlarsa, artık mazur değillerdir.

Düne kadar, “tabandaki masumlara bir sözümüz yoktur” diyorduk. Ama bugün “var” diyoruz ve tekrar ediyoruz: “Bu kadar da saflık olmaz be kardeşim. Artık bu saflık değil, ahmaklıktır. İyi niyetli isen uyan artık. Hâla ne işin var bu namahreme göz dikmiş, röntgenci, şantajcı hainlerin yanında?”

Artık kim ahmak değilse gerçeği görmeli ve ilkeli olmalıdır. Artık şahıs Müslümanlığından, daha doğrusu şahsı ilahlaştırıp ona tapınmaktan, kitap Müslümanlığına yükselmelidir. Ahmaklara gelince, ahlakçıların ve doktorların dediğine göre o hastalığın tedavisi yokmuş. Dolayısıyla onlara bir sözümüz yoktur.

Herkes iyi bilmeli ki, ahirette kimse kimsenin yükünü çekmez. Suç da şahsidir, ceza da. Ödül de öyledir bir yerde. Onun için birileri, “ben bana bağlı olanları ahirette kurtaracağım” diyorsa, o en büyük sahtekardır, istismarcıdır; ona göre davranılmalı…

Niye mi?

Hz. Peygamber Efendimizin (sav ) ciğerparesi kızı Fatıma annemize diyor ki:

- Fatıma, kızım, amel et, babanın peygamberliğine güvenme.

Aynı şeyi başka akrabaları için de söyledi hem de açıktan ve yüksek sesle. Sevgili Peygamberimiz (sav) Efendimiz demek istiyor ki, ”Dünyada ne isterseniz isteyin, verebildiğimi veririm. Ama ahirette sizi kendi ameliniz kurtarır.”

Bu rivayeti nakletmekle –haşa- şefaati inkar etmiyoruz. Ama biliyoruz ki ondan istifadenin garantisi yoktur.

Tek çare sahih iman, ihlaslı amel ve güzel ahlaktır.

Bir insanın ailesi ile mahrem hayatını filme almak ve onunla tehdit etmek hangi Müslümanlıktır? Buna izin veren ve teşvik eden mahluka bırakın–haşa- “hoca”, “alim”, “şeyh”, “üstad” veya “efendi” demeyi, ona “insan” demek bile caiz değildir.

Ey tarihçiler! Acaba İslam dünyası bizden evvel böyle bir soytarılık görmüş müdür?

Ben şahsen bilmiyorum ve dahi Zannetmiyorum…

Tüm Yazılar