Öğüt Ve Eleştiride Niyet Ve Yöntem

İslamî usulde hata yapanlar isim belirtilmeden uyarılır, öğüt verilir, gerekiyorsa sözlü veya yazılı açıktan eleştirilir. Tıpkı peygamberimiz gibi. “Bana ne oluyor ki bazılarınızı şöyle şöyle yaparken görüyorum” der, hatayı söyler, hükmünü açıklar, yapanı söylemezdi.

Gerekmedikçe insanların adını vererek kusurlarını dile getirip eleştirmek, nasihat etmek, her ne kadar yapan “ben onun iyiliğini istiyorum” dese de inanmayın, onun maksadı nasihat değil, kusur sahibini rezil ederek halk içindeki itibarını düşürmek demektir. Bu da fayda yerine zarar verir. Çünkü kalp kırar, gönül incitir, dedikodu üretir, gereksiz yere kavgalara sebep olur. Ümmet tefrikaya böyle böyle düşer. Bu çok yanlış bir yöntemdir. Yapanın yüreğini soğutsa bile çok insanın kalbine ateş düşürür. 

Öyleyse, küçük kusurlar, gizlenen ayıplar görmezlikten gelinmeli, üstü örtülmelidir. Bunlar için “emr-i bil ma’ruf, nehy-i ani’l münker” gerekmez.

Ancak açıktan işlenen haram ve kötülüklere ilmî açıklama ve tatlı dil ile, tekrarlanması halinde ciddi bir dil ile ama muhakkak gizlice müdahale edilir. Sert söz ve kaba kuvvet ile fiilî müdahale, mesela evladı gibi yetkisi dahilinde olan insanlar hadi hariç diyelim, ki zamanımızda o dahi iyi düşünülüp değerlendirilmelidir, başkalarına asla yapılmamalıdır. Zira fitne çıkarır, beter eder.

Bundan sonra yapanı ve başkalarını korumak amacıyla açıktan eleştirmek gerekiyorsa, dinimizin ilkelerine göre bir daha düşünülmeli, gerçekten gerekiyorsa yapılmalıdır.

Hele hocaları eleştirirken “acaba gerekiyor mu? Bu iş bana düşer mi?” diye iki kere düşünülmelidir.   Özel hayata dair ise asla yapılmamalıdır. Zira o yapılanın hükmünü hoca olan kimse nasihat eden veya eleştirenden daha iyi bilir. Pişman olup tövbe etmesini de.

Öyleyse eleştirenin amacı nedir?

Bunu iyi tespit eder ve gereğini yaparsa, kendisine büyük bir iyilik etmiş olur. Çok kötü huylarından belki bu sayede kurtulur.

Ne haset, ne rezil etmekle intikam alma, ne kim ve nefret, ne sevgisizlik. Eleştiri iyi niyetle yapılmalı. Unutulmamalı ki Allah kalpleri biliyor.

Kendini temize çıkarmak, mazeretler uydurmak veya kandırmak, bunların hepsi hikaye. Allah her şeyi görüyor, duyuyor, biliyor.

 

 

Tüm Yazılar