Amacınız Nedir Arkadaşlar? 2

İlk yazımızda sormuştuk: “Amacınız nedir arkadaşlar? Bu mübarek İslam dininin de diğer “semavî dinler” gibi “muharref” olduğunu mu ispatlamaya çalışıyorsunuz? Dünyaya, “boşuna İslam’a bakmayın, onun da işini bitirmişler, ilahi olmaktan çıkarmışlar, beşeri etmişler. Müslüman olmanıza gerek yok” mu demek istiyorsunuz?”

Bu endişemizi destekleyen çeşitli mesajlar aldım. Bunlardan birisi de doğuyu batıyı bilen ve yazan bir kardeşimiz. Bu konuda daha geniş yazılarını bekleme ümidi veren şu cümlelerini alıntılayayım:

“Bu çok önemli bir konu Cemal hocam. Ne yazık ki bu insanlar bütün bu yaptıklarının sonunda ‘baştan beri eksiklikler ve tahriflerle dolu bir din’ intibaı oluşturuyorlar. Bunların iddiaları tamamen oryantalistlerin iddialarıyla aynı. Allah korusun giderek Kuranın eleştirisine doğru yol alıyorlar. Bunlarla mücadele boynumuzun borcu.”

Ben bir din kardeşiniz olarak üstüme düşen ıslah ve nasihat vazifemi yapıyorum. Lütfen eleştiriye açık olunuz. Her gelen eleştiriyi reddetmek, “kararlılık” adına bir fazilet değil ki! Doğru söz alınmalı, değilse, “eleştirinize saygılıyız, ama biz öyle düşünmüyoruz” dersiniz. Bakın halk arasında M. İslamoğlu Hoca hakkında olumsuz bir tavır gittikçe yayılıyor. O da “Hz. Adem’e ‘baba’ bulmak” gibi sivri çıkışlarla buna fırsat veriyor.

Ancak sorun bir hocayı sevip sevmemek, görüşlerini alıp almamaktan öte bir şeydir. Bir barış, huzur, birlik ve dirlik sorunudur. Bir de şu gerçek var; sanki çok mu alimlerimiz ve Hilal Tv. gibi yayın araçlarımız var ki, “birisini feda etmekle bir şey olmaz” diyelim? Hilal Tv.nin “Müslümanlarca izlenmemesi gereken bir tv.” olarak damgalanması, düşünebiliyor musunuz ne kadar acı bir kayıptır? Buna sebep olanlar bu vebali nasıl taşıyacaklar? “Damgalamasınlar efendim” demekle sorumluluktan kurtulmuş olunabilir mi?

Mesela şu mezhepler konusunu tv.de bu kadar basite indirerek ve aleyhte bir dil kullanarak anlatmak ne derece doğrudur? Mezhepleri “paket program” diye aşağılamak ne derece sağlıklıdır? Herkesi tek görüşte toplamak mümkün müdür? İlle de bunu yapacaksanız, memlekette fıkıhçı mı kırıldı, bir konunun uzmanını çıkarıp tartışsanız olmaz mı? Sayın Bayraktar’ı bulmuşsunuz, ayağına pas vererek istediğiniz köşeye göl attırıyorsunuz. Yoksa ciddi akademisyen bulmakta zorlanıyor musunuz?

Dinimizde genel kaide, “alimlerin (amelde) ihtilafı rahmettir”. Bunu en çok destekleyenler, ihtilafa sebep olanlar olmalı değil midir? Fakat Sayın İslamoğlu buna karşı çıkıyor. Maksadı anladığımız kadarıyla mezhepleri reddetmeye imkan aramak. Bu yüzden rahatlıkla “mezhebim yok. Ne sünniyim, ne şiiyim” diyor. “Ya nesin?” diye sorulunca, “aynen sahabe gibiyim. Onların mezhebi mi vardı?” diyor. Acaba onlar arasında ihtilaflar, farklı görüşler / mezhepler yok muydu?

Ya da şöyle soralım: “Bütün sahabiler her konuda aynı görüşte ittifak halinde miydiler? Herhangi bir konuda hiç ihtilaf etmediler mi? Ettilerse bu konuyu nasıl çözdüler?

Tarih boyunca alimlerimizin bu konuda yazdığı binlerce eseri bir tekmede yere serip yok sayalım ve işe şimdi biz yeniden sıfırdan başlayalım, öyle mi? Sağır için bir kamet daha getirelim yani, öyle mi?

Sonra soralım; dünya Müslümanlarının sorunu bunlar mı? Bizim öncelikli konuşmamız gereken, sizin ortaya attığınız mezhepler, tasavvuf, kabir azabı, mehdi ve Hz. İsa’nın gelişi, Hz. Adem’in babası, hayızlı kadının kur’an okuyup oruç tutabilmesi gibi konular mı?

Mesela batılılaşma, sekülerizm, laiklik, yeniden İslamî eğitimin sorunları, bu sistemde nasıl bir dini hayat vs. hiç gündeminizde neden yok? Siz Müslümanlar boş yere durmadan tartışsın ve zamanlarını öldürsün mü istiyorsunuz? Bunda ne fayda buluyorsunuz? Böyle yapmakla kimin ekmeğine yağ sürüyorsunuz?

Ulemanın amelde ihtilafının rahmet olmasını istediğiniz kadar reddedin, bu hakikatin önüne geçemezsiniz. Mezhepleri istediğiniz kadar reddedin, en çok yapabileceğiniz, yeni bir mezhep çıkarmaktır. İnsanları buna davet etmektir. Tamam, bunu siz yapmazsınız, arkanızdan gidenler yapar. Tıpkı geçmişteki mezhep imamları gibi. Adı ne olsun istersiniz o mezhebin?  “Hilalî” mi, “Mustafavî” mi, yoksa “İslamoğlî” mi?

 Peki o zaman ihtilaf bitecek mi?

Asla!

Mevcutlara bir tane daha eklenecek, o kadar!

Ne anladık?

İhtilafı bitirdik mi yani?

Değilse, müsamahadan, rahmetle karşılamadan başka yol yok. Hak mezhepleri inkarın zarardan başka hiçbir faydası yok. Allah Teâlâ dileseydi herkesi tek dinde, tek görüşte yaratabilirdi. Öyle yaratmamış biliyorsunuz. Sizin derdiniz nedir kardeşim?

(Devam edecek)

 

Tüm Yazılar