İmanı Korumak

Akaid kitaplarımız imanın sağlıklı ve Allah Teala katında geçerli olmasının şartlarını genellikle üç maddede özetlerler:


1.İman, hayattan ümit kesildiği son anda, yani ölüm anında olmamalıdır.


2.Kur’an ve mütevatir sünnet ile tespit edilen hiç bir iman esası inkar edilmemeli, yalanlanmamalıdır. Çünkü iman bir bütündür, bölünme ve parçalanma kabul etmez. İman esaslarından birini inkar, tümünü inkar gibidir.


3.Farz ve haram gibi dini hükümlerin, kanunların, şeriatın, emir ve yasakların, iman esasları gibi güzel ve faydalı olduğuna, fert ve toplumun dünya ve ahiret saadetini temin ettiğine kesin inanmalı, bunları yaşamada inat ve kibirlilik göstermemeli, bunları zamansız, yararsız, çirkin, çağdışı, gericilik ve yobazlık olarak  görmemeli, ne bunlarla, ne de bunlara inanıp yaşadığı için Müslümanlarla alay etmemeli, küçük görmemeli, hafife almamalı ve gıcık kapmamalıdır.


Aksi takdirde, kişi kendini mü’min saysa da hiç şüphesiz o, Allah ve Müslümanlar katında mü’min değildir. Bu, Allah adına ahkam kesmek değil, Allah’ın bildirdiği ilke ve ölçülerini ilim ile tespit edip ortaya koymaktır.


Öyleyse bu mesele çok önemlidir. Her zaman ve her insan için çok önemlidir, ama özellikle de bizim zamanımızda çok çok önemlidir.


Neden mi?


Batılılaşmanın getirdiği devrimlerin dini hayat sahnesinden silme çabaları, bu çabaların getirdiği cehalet ile dinden uzaklaşmalar, susuz koyunların suya koşması gibi insanları küfre koşturmaktadır da ondan. Üstelik bunu önlemeye çalışan sevgili çobanın feryadı da hiç dinlenmemektedir.




Tüm Yazılar