Cihada Karşı Çıkmak Zır Cahilliktir Ve…

Türkiye’de materyalist, pozitivist, laik Batıcı bir eğitimin tezgahından geçmiş, ama bağrında açılan paslı yabancılaşma hançerlerinin yaralarını saramamış zavallı aydınlarımız, beklediğimiz tepkileri vermeye başladılar.

Neymiş?

Hükümet, okullara “cihat” dersi koyuyormuş.

İyi ya, İslam’ın davet ve irşat çalışmaları ile bütün insanlara ulaştırılma çabası, düşman saldırdığında Allah için vatan savunmasına koşarak bu uğurda seve seve can verilmesi, zafer kazanılırsa gazi olarak şeref, bu davada can verirse şehit olarak izzet ve şeref kazanılması öğretilecekmiş, ne güzel değil mi? Aferin hükümete!..

Hele daha dün vatanımız Batılı haçlı sürüleri tarafından işgal edilmişken, bir avuç vatansever kahraman gazilerin şehadeti göze alarak kurtuluş savaşı yaptığı, hürriyet ve istiklalini kazandığı bu ülkede bu bir iftihar vesilesi değil mi?

Ya da her gün Batılı kafirlerin hem çıkarıp, hem de destekleyip üstümüze saldırttıkları teröristlerle verilen mücadelede şehitlerimizi ahirete uğurladığımız bugünlerde, Allah için, din, vatan ve namus uğruna savaşmanın önemini ve faziletini anlatan, insanımızı her an düşmanlara karşı bilinçli bir uyanıklığa davet edecek olan cihat dersleri vermek, güzel ötesi bir muhteşemlik değil midir?

Teşekkürler hükümet!

Teşekkürler Milli Eğitim!

*  *  *

Buna karşı çıkacak bir tane Müslüman olamaz.

Ama işte görüyorsunuz, karşı çıkanlar da var. Sayıları az, ama medyada etkinler. Arkalarında dış düşmanlar var, o yüzden sesleri gür çıkıyor.

Şimdi öfkeyle diyecekler ki, “biz Müslüman değil miyiz? Cihada karşı çıktık diye kafir mi olduk?”

Benim akaid, iman, kelam ilimlerinden okuyup anladığım, bildiği şudur: Kur’an-ı Kerîm’de var olan bir dinin hükmünü kim inkar ederse veya alaya alır ve aşağılarsa, onu faydasız bulup yok etmeye çalışırsa, kafir olur.

Bunu, imana dair şu kadar kitap yazmış birisi olarak söylüyorum. Bilerek söylüyorum yani. Öyleyse kim böyle yaparsa, bunu da kasıtlı olarak, bile bile yaparsa, o kafir olur.

Öyleyse kim kafir olmak kendisine ağır geliyorsa, Müslüman olmaktan çıkıp küfre dönmek istemiyorsa, böyle yapmasın, o kadar.

Şimdi söyler misiniz; Kur’an-ı Kerîm’de cihat ayetleri var mıdır, yok mudur?

Elbette vardır!

Öyleyse bunu inkar veya aşağılamak, insanı dinden çıkarır, kafir yapar.

“Efendim, Kur’an-ı Kerîm’de cihat var ama nasıl var?”

Hah, işte bu güzel bir soru. Gelin hep beraber okullarda bunu öğrenelim. İşte fırsat. Milli Eğitim de bunu istiyor, nesine karşı çıkıyorsunuz?

*  *  *

Sonra buna nasıl bir bahane ile karşı çıkıyorsunuz, bu da önemlidir. Siz herkesi sersem mi sanıyorsunuz? Şu lafa bakınız: “iktidar dindar kindar bir nesil yaratabilmek için… yeni müfredatta bilimselliğin yerini din aldı… bu çağdışı uygulamalar toplumun önemli bir kesiminde tepki doğuruyor… Türkiye hızla orta çağ dönemine doğru yol alıyormuş…”

Kim bunu söyleyen?

Kendine “aydın” diyen bir yazar. Veya öyle zanneden bir zavallı.

Yazıklar olsun! Dindar olmak kindar olmakmış. Din bilimselliğe aykırıymış. Din demek orta çağ dönemine doğru yol almak demekmiş. İşte aydından anladıkları bu!

Onlara göre “aydın” demek, “dinsiz” demektir. Çünkü dindar olursan, eleştiremezsin. Tanrıyı, Kur’an-ı Kerîm’i, Peygamberi eleştiremezsin. Eleştiremeyen, dogmalara inanan, aydın olamaz.

Ama mesela Atatürkçülüğe iman, mesela pozitivizme iman dogma sayılmıyor. Neden? Halbuki onları da eleştiremiyor. Ama bu aydın olmaya engel değil, öyle mi?

Kaç yüzünüz var sizin?

Bir ilkeniz var mı mesela?

Niye kafir olduğunuz halde hala Müslüman olduğunuzu söylersiniz ey takiyyeciler?

*  *  *

Bir de ne zaman din dersinin lafı olsa, hemen alevileri sahneye süren fitneciler neyin peşindesiniz? Diyemediklerini onlara söyletmeye çalışanların asıl amacı ne? Derdiniz alevi sünni savaşı mı? Sizden her fitne beklenir. Doğrusu aleviler de sünniler de uyanık olmalılar.

*  *  *

Sizi adam yerine koymamız için önce ilkeli olacaksınız. Mesela din ve vicdan özgürlüğü” diyorsanız, bunu bir Budiste, Hinduya tanıdığınız kadar Müslümana da tanıyacaksınız.

İkide bir İslam’ı-a ve onun öğretilerine saldırmayacaksınız. Anlamadığınız varsa adam gibi soracaksınız. Mesela “cihat nedir? Asmak, kesmek, kelle uçurmak mıdır? Nefis terbiyesi, dinin tebliği, vatan savunması mıdır?” soracaksınız.

Biz de sizi adam yerine koyacak ve anlatacağız.

Ama siz gazetenizde başlığı “Evrim yok cihat dört başı mamur diye atarsanız veya “Laiklik Daraltıldı”, veya “Alevilik ‘Yorum’da diye atarsanız cevabı hak etmiyor demeksiniz.

Size kestirmeden deriz ki, burası Müslümanların da vatanı. İstemiyorsanız gidebilirsiniz.

*  *  *

Adam olana Bakan İsmet Yılmaz, zaten açıklamış:

“Cihat bizim dinimizde bir unsur. Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi; her kavramı hakkıyla, olduğu gibi doğru olarak öğretmektir. Cihatın gerçek anlamı, ülkemizi, vatanımızı sevmektir, milli birlik ve beraberliğe hizmet etmek için ne gerekiyorsa o konuda varlık göstermektir. Cihadın ne olduğunun ve ne olmadığının öğretilmesinin bizim bakanlığımızın asli görevleri arasında olduğu için de var. Kuranı Kerim’de ayet var. Dolayısıyla yok deseniz de yok olmuyor. Dört başı mamur şekilde cihat kavramının evlatlarımıza verilmesi ülkenin en büyük kazanımı. Cihatın bir şeyi de 15 Temmuz, 15 Temmuz’daki milletin kendi hakkına, hukukuna sahip çıkmasıdır. Cihat, hakkına hukukuna sahip çıkmaktır, kalp kazanmaktır.” (http://www.hurriyet.com.tr/evrim-yok-cihat-dort-basi-mamur-40524324)

Ötesini öğrenmek istiyorsan bir Müslüman kaynağa bakarsınız. Yok, kafirlerin dostu iseniz, onların “Allah diyerek adam kesmek” anlamında kutsal savaş” diye başlayan iğrenç iftiralarını okur okur yazarsınız, konuşursunuz.

Her neyse, var mı ötesi; Sizin dininiz size, bizim dinimiz bize.

 

Tüm Yazılar