Davet Zorundayız Kabul Ettirmek Değil

İki önceki yazımızın neticesi çok önemli. Bugün birçok ilahiyatçı dinin bir emrini alıyor ve “bunu insanlara anlatamazsınız” diyor.

Neden?

Batı düşüncesi ve yaşam tarzı bunu anlamazmış. Bunu reddedermiş. Bununla alay edermiş.

Sanki bütün peygamberler toplumun anladığı ve kabul ettiği şeyleri tebliğ etti. Sanki insanlar peygamberleri hiç reddetmedi. Sanki insanlar peygamberlerle hiç alay etmediler.

Sahi siz hiç Kur’an-ı Kerîm okumuyor musunuz?

Bu kadar mı teslim oldunuz Batı düşüncesine?

Bu kadar mı güveniniz yok kendi dininize?

Bu kadar mı gözünüzde büyüttünüz kafirleri?

Neden bu panikleme?

Biz anlatırız, onlar ister anlar ister anlamaz. Bu bizim bir sorunumuz mudur?

Hangi peygamberi anlatır anlatmaz kabul etti ki insanlar?

Size düşen tebliğdir ey aşağılık duygusu içini karartmış zavallılar! Biz siz anlatırız. Hem de en güzel anlatım için çaba harcar, işimizi iyi yapmaya bakarız. Diyelim buna rağmen anlamadılar. Veya anladılar da işlerine gelmedi, sosyal statülerini ezdi, menfaatlerine ters düştü, kibir ve gururlarına mağlup oldular veya bir başka sebeple kabul etmediler.

Bize ne?

Vebal bizden gitmiştir.

Bize düşen, bütün peygamberler gibi sadece tebliğ etmektir. Hidayet Allah Teâlâ’dandır. Dilediğine ve dileyene, hidayete çaba sarfederek layık olmaya çalışanlara verir nimetini. Dilemeyene, layık olmayana dilerse vermez. Dilerse verir de. Katında bizim bilmediğimiz başka bir sebebi olabilir. Sebepsiz de olabilir. Hiçbir sebep onu bağlamaz. Mahkum ve mecbur etmez. Sübhanellah!

İnsanlar anlasın diye tebliğ ederken hevana uyar da dini değiştirirsen, bir kere anlattığın Allah Teâlâ’nın dini olmaz, senin dinin olur. Sen de din koyucu duruma düşersin. Bunu anlamamışsan sana ilim adamı denmez. Kafa bu kafaysa akademik olsa neye yarar, olmasa neye yarar!

İslam insanların anlayışını değiştirmek için geldi. Tebliğde yağcılık, dalkavukluk, şirin görünme ve gizleme olamaz! Senin vazifen dini insanların anlayışlarına göre ayarlamak, uydurmak değil.

Öyle yaparsan Hakka suresinin sonunda vardır, Allah can damarlarını koparır ve seni yere çarparak gebertir.

“Çağın anlayışı bunu kabul etmez” diye İslam’ın emrini değiştirmek, çağı ve insanları tanrı edinmektir ki akidemize göre şirktir.

Yapma kardeşim. Hiç davet etme. Edersen de dini bozmadan, değiştirmeden, olduğu gibi anlat. Sonucu sahibine havale et. Hidayet onun elinde. İşini yap, gerisine karışma yani.

Yağcılık, dalkavukluk, idarei maslahat zaten çirkin huylardandır, ancak özellikle de davet ve tebliğde çok çirkin bir haramdır.

 

Tüm Yazılar