Siyaset Ve Parti Cihattır Diyenlere 3

Ey "parti ve siyaset çağın cihat şeklidir, onsuz olmaz" diyen kardeşlerimiz, biliyoruz ki sizin de asıl amacınız İslamdır. Siyasi faaliyetlerinizde lütfen bunu unutmayınız. Lütfen henüz sizin safınızda olmayan kardeşlerinizi davet ederken olumlu, ılımlı ve yapıcı bir üslup kullanınız, kırıcı, itici, dışlayıcı ve kaçırıcı olmayınız. İslam’ın davet ve tebliğ metodundan ayrılmayınız.

Asla aracı amaca dönüştürerek “particilik hastalığına” yakalanmayınız. Bu hastalığın sebebi, önemine binaen tekrar edelim, partiyi araç olmaktan çıkarıp amaç haline dönüştürmektir. Hastalık belirtileri ise, İslam’ın haram kıldıklarını farkında olmadan kendine helal kılmaktır. Öyleyse şu ölçülere hassasiyetle bağlı kalmalı, bu konuda kendimizi ve çevremizi sık sık gözlemlemeli ve hesaba çekmeliyiz:

İslam’da bir Müslüman için dedikodu, gıybet, tecessüs, sui zan, iftira, hakaret, aşağılama, alay etme, haberleri araştırmadan kin ve nefret duyma, sövme, ara bozma, kendini övme ve beğenme, kibir, gurur, tefahur, kendini tezkiye, yani temize çıkarma, başkalarını tekfir, tefsik, başkalarını cehennemde görerek kendini garanti cennetlik sayma vs. haram kılınmıştır.

Müslüman mütevazi, alçak gönüllü, kardeşelerini sever ve değer verir, her işini ve sözünü ihlas ve samimiyet açısından değerlendirir, kalp kırmaz, gönül incitmez olur. Aklı başında bir Müslüman büyük lokma yemeli, ama “kimin sırattan geçip geçemeyeceği” gibi büyük laflar etmemeli. İslam büyük bir dava, cihat azim bir iştir.

Cahili sistem içinde, onun icazet verdiği kadar parti kurarak dolgun maaşlarla, lojman ve arabalarla, şan ve şöhretle yaşayarak dünyasını zevk-ü sefa ile sürdürenler, başkalarına İslam ve cihat hakkında ders vermeye utanmalıdır. Kat’iyyen millete tepeden bakmamalı, asla aşağılamamalı, aksine aldıkları oydan ötürü velinimetleri olan halka daima teşekkür ederek hizmetçi olmaya çalışmalıdırlar. Efendilik hizmetten geçer. Tevazu ahlakın seyididir. Bilgi, amel ve cihat konusunda küçük çocuk seviyesinde kalmış olanlar önce bir alimin önüne diz çöküp kemal-i edeple otursun, İslam’ı öğrensin, nefsini terbiye etsin, sonra da asla boyundan büyük laflar etmeden, edebiyle söze sohbete karışsınlar. İslam’da krallık da yoktur, veliahtlık da.

Biz hepimizin biricik davası İslamdır. Biz batıl bir sistemde bir araç olan partiyi asla ana dava haline getirmemeli, kendimizinkini överken de, başkalarınınkini yererken de ölçüyü kaçırmamalıyız. Çünkü sistem içinde partinin yeri, varlık ve hikmet sebebi bellidir.

Sonuçta bir kere daha hatırlayalım ki biz hepimizin biricik davası İslamdır. O yüzden batıl bir sistemde bir partiyi asla dava haline getirmemeliyiz. “Biz başkayız” demek, aldanıp nizaha, cidala, kibre kapı aralamaktır. Bunlar siyasete hiç gelmez. Kendimizinkini överken de, başkalarınınkini yererken de dengeli olmalı, itidal ve orta yolu unutmamalı, ölçüyü kaçırmamalıyız. Çünkü sistem içinde partinin yeri, varlık ve hikmet sebebi bellidir. Buna olduğundan fazla değer vermemeliyiz.

İslam en yücedir, en galiptir, en üstündür, en saygındır; hiçbir şey ondan üstün tutulamaz.

 

Tüm Yazılar