Yerli Aydın Ve Alimlerimizin Değeri 3

M. Ocaktan bir yerde şöyle diyor:

“Mesela bazı aydınlar ve din uleması demokrasinin İslam’la çeliştiğini, bu yüzden de demokrasiye ancak bir geçiş süreci için tahammül edilebileceğini söylemektedirler.”

Mesela kim bunlar? Geçiş sürecinde demokrasiyi kullananlar, geçtikleri süreçte ondan geriye gidişi kabul ederler mi? Yoksa daha iyisi adına mı gösteriyorlar bu tahammülü? Eğer öyleyse bunda ne ayıp, kusur, eksiklik, yanlışlık var?

Selefilerin laiklik ile müşterek kabul ettikleri için demokrasiye karşı çıkışlarını eleştiriyor Ocaktan. Fakat kendisi de biliyor ki “laiklik olmadan demokrasi olmaz” diyen bir kesim var onları tahrik eden. Bunu görmezlikten gelemeyiz.

Yine diyor ki: “Buna karşılık Batı’da sayıları az olmakla birlikte önemli entelektüel bir grup ve İslam dünyasında sayıları giderek artan Fazlurrahman, Abdulvahhab El Efendi, Malik Bin Nebi, Cabiri ve Gannuşi gibi aydın ve siyaset insanları ise İslam ve demokrasinin birbirinin karşıtı ya da alternatifi olmadığını ifade etmektedirler.

Çünkü İslam’ın demokrasi ile bağdaşabileceğini düşünenler, demokrasiyi rejimden ziyade bir yönetim mekanizması olarak tanımlamaktadırlar. Mesela Gannuşi’ye göre, bugün İslam dünyasında asıl sorun, demokrasinin varlığı değil, yokluğudur.”(1)

Biz de yıllardır yazıyoruz, “İslam bir dindir, demokrasi bir yönetim biçimi. Aynı şey değiller. Demokrasilerde halkın iradesi geçerlidir. Eğer halkın iradesi İslam’ı seçerse, aslında demokrasinin buna bir itirazı olamaz. Laikliğin olsa da dinlenilmez. Çünkü İslam, laikliğin güvence altına aldığı din ve vicdan özgürlüğünü gerçekleştirmiştir, ona ihtiyacı yoktur. Eğer halk özgür iradesi ile İslam’ı seçmezse, yapılacak iş, demokrasi içinde seçecek kıvama getirinceye kadar ilim ve irşada devam etmektir”.

Ocaktan bizi görmüyor. Hadi biz haddimizi bilelim ve görünecek bir yazar değiliz diyelim. Ama o Hayrettin Karaman’ı, Ali Bulaç’ı, Sezai Karakoç’u, Hüseyin Hatemî’yi, Hayri Kırbaşoğlu’nu ve daha birçok yazarımızı görmüyor. Neden? Bunların demokrasi ve sistemler hakkında yazdıkları sayılan ülke dışı alimlerimizden az mı?

Değil. Ama yerliler ya, görülmezler.

Adam salatalık satıyormuş. En arkaya iri yarı, eğri büğrüleri kalmış. Vakit ikindi, hala tezgak hıyar dolu. Aklına bir fikir gelmiş. Hemen bağırmaya başlamış: “Japonya hıyarı bunlar!...”

Beş dakikada tezgah boşalmış.

Ah şu aşağılık duygusu.

Ah bu kendine güvensizlik.

Ah yabancı hayranlığı…

 

1- http://www.habervaktim.com/yazar/81504/dinin-kapilari-demokrasiye-kapali-mi.html

 

   ,
Tüm Yazılar