Gurur Kibir Ve Ahmaklığın Sonu

Tarihin gördüğü en büyük nifak ve ihanet hareketinin içinde olan hainler, milletten topladıkları zekat, sadaka ve himmet paralarıyla her yerde varlar, ama her yerde de rezil oluyorlar. Ama hiç utanmıyorlar.

Haya imandan gelirmiş. Her sözü yalan, her vadinde aldatma, her emanetinde ihanet olan münafıkta haya ne gezer?

Ne kadar doğru söylemiş Sevgili Peygamberimiz (sav): “Utanmazsan her istediğini yap”.

Haya olmazsa ne yapamaz ki insan suretindeki mahluk?

 

*  *  *

Hergün resmi yayınlanıyor. Şu ahmak hainin yeni yüzüne iyi bakınız, ne kalmış geriye?

Hiç!

İnsanlık sıfatından çıkmış. Şikri azmış. Allah meshetmiş, tamsetmiş yüzünü.

İşte kibirin, gururun, ucbun, yani kendini beğenmişliğin ve nihayet ahmaklığın acı sonu…

“Kainat İmamı” olacaktı, kainat rezili oldu.

Yazıklar olsun. Bağlılarını her yerde yakıp perişan eden hain, hala uyanmayan haşhaşilerini rezil etmeye devam ediyor. Çünkü ahmak FETÖ elebaşı hainin gurur ve kibiri bir türlü dinmiyor. Milyonlarca haşhaşiyi kendisi için ateşe atmaktan çekinmeyen bu hain, gelmiş geçmiş en büyük zalim ve hainlere taş çıkartıyor.

Buna devam edecektir.

Neden mi?

Çünkü ahlakçılar, “ahmaklığın tedavisi yoktur” diyorlar.

İşte size biri içte, diğeri dışta iki rezaletin haberi:

 

*  *  *

“Kastamonuda Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında hakkında dava açılan ceza infaz koruma memurunun yargılanmasına başlandı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, örgütün şifreli haberleşme programı ByLocku kullandığı ve "Silahlı terör örgütü üyesi olduğu" iddiasıyla tutuksuz yargılanan ceza infaz koruma memuru M.D. ile avukatı katıldı. M.D, duruşmadaki ifadesinde, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini söyledi.

Ankarada kendisini örgüte ait bir eve yerleştirdiklerini anlatan M.D, şunları kaydetti:

"17-25 Aralık olduğunda ben çok fazla televizyon izlemiyordum. Daha çok ders çalışıyorduk. Bu süreci kendilerine göre anlatıyorlar, kendilerini haklı gösteriyorlardı.

Ankarada örgüt evinde kalırken başımızı açmamızı istediler. Ben bunu sorgulamaya başlayınca, Sizler altın nesilsiniz, siz bu ülkenin geleceği, medarı iftiharı olacaksınız. Başınız açık olacak ama giysiniz kapalı olduğu için çalıştığınız yerlerde diğer kadınlara örnek olacaksınız dediler. Ben başımı açtım ama mümkün olduğunca dışarı çıkmamaya çalıştım."(1)

*  *  *

“Ankaradaki evlerine örgütte üst makamlarda olduğunu düşündüğü birinin geldiğini belirten M.D, "Seçimler öncesinde evimize gelen, ismini bilmediğim ve bir kez gördüğüm kişi oylarımızı HDPye vermemizi istedi. Bunun sebebini sorduğumda, HDP yüzde 10u geçerse AKP Güneydoğudan aldığı oyları alamaz ve iktidara gelemez. AK Parti cemaatimizle uğraşıyor. Tekrar iktidara gelirse cemaat için kötü olur dediler. "ifadelerini kullandı.

 

*  *  *

Bakın dini nasıl keyiflerine göre yorumlayarak bozmaya çalışıyorlar. Bunların yanında şeriat yok. Helal haram yok. Başta din, iman olmak üzere her şeyi kendi menfaatleri için kullanıyorlar.

Tam bir deccallik örneği.

Ve deccalin her sözüne, aklı yatmasa da uyan haşhaşiler, mankurtlar sürüsü.

Bir insan bu kadar mı fıtrattan çıkar?

Ne diyelim?

Yine de hayır dileyelim; Allah ıslah eylesin.

 

*  *  *

İkinci haber dışardan, şöyle:

“ABDde gerçekleştirilen NATO Parlamenterler Asamblesi (PA) toplantısında ilginç anlar yaşandı.”(2)

“Toplantıya davetli olmamasına rağmen Middle East Forum (Ortadoğu Forumu) Başkanı Daniel Pipestarafından içeri alınan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu Emre Çelik, Türkiyenin itirazlarının ardından katılımcı ülke vekillerinin tamamının salondan ayrılmasıyla protesto edildi.”

Haberin özeti şöyle: Türk parlamenterler itiraz eder. Başkan haklı bulur. Yine de iki FETÖ’cü örgüt temsilcileri salona girer. Türk parlamenterler salonu terk edince sağolsun bütün parlamenterler de salonu terk ederler. Yüzsüz, hayasız utanmaz adam boş sandelyelere konuşmak üzere içeride lök gibi ortada kalır.

 

*  *  *

Hala bunları “Allah için” seven Müslümanlar, lütfen artık uyanın!

Bu iş din bahdidir, iman meselesidir, vatan, millet meselesidir, inada, enaniyete gelmez. Bazı kendini bir şeyler bilen pozisyonunda herkese akıl verenlerden umudum yok, ama siz ey halktan, avamdan bir fert olan iyi niyetli Müslümanlar, lütfen mütevazı olun, kendinizi bir kontrol edin, muhasebe ve murakabe yapın, durumunuzu selim akıllı, serin duygularla değerlendirin.

Bu gidişin dünya ve ahiret berbatlığına gittiğini umarım görürsünüz.

Bir de bunları sırf yakınları zarar gördüler diye destekleyen Müslümanlara bir çift sözüm var: İyi düşünün, bu darbeci hainlere devlet olsaydınız siz ne yapardınız? Bu belayla yetki sizde olsa, siz ne yapardınız? Bırakın bu dini bozsunlar, bu milleti bölsünler, bu vatanı parçalasınlar der miydiniz?

Ha, suçsuz olanlar ceza almasın. Az sabırlı olsunlar. Gerçek er geç meydana çıkacak inşallah.

Fakat kim de suçlu ise, ki bunu yargı tespit edecektir, çeksin cezasını. Suçluya acımak, kendine ve millete yazık etmektir.

 

*  *  *

Son söz; siz, “suçlu kızım Fatıma da olsa cezalandırırım” diyen o mübarek peygamberin ümmetisiniz, değil mi?

 

1- http://www.habervaktim.com/haber/519364/fetoculerden-mahkemede-hdp-itirafi.html

2- http://www.habervaktim.com/haber/519386/nato-toplantisinda-feto-soku.html

 

Tüm Yazılar