..::Cemal NAR::..
Bu Savaş Başta Kürtler İçindir

Evet, aslında az bilinen bir gerçek daha var; ona da dokunsak iyi olacaktır. Müslümanlar savaşı sevmezler ve istemezler. Ama mecbur kalır da savaşa girerlerse sabır ve metanetle savaşırlar. Müslümanlar savaş anında Allaha güvenir ve Allahın kendileriyle beraber olduğunu bilirler. Savaşta ölseler şehit, kalsalar gazi olacaklardır. Her ikisi de izzet ve şereftir. Rabbin rızasını kazandırır. Üstelik Allah Teâlâ’nın şu buyruğunu hiç akıllarından çıkarmazlar. "Ey peygamber; sana da sana tâbi olan müminlere de Allah yeter. " (el-Enfâl, 8/64)


Bu konuda Sevgili Peygamberimiz Efendimizin (sav) bir hadisini zikredelim:


"Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz. Fakat düşmanla karşı karşıya gelirseniz sabrediniz, direniniz. " 


*  *  *


İşte Afrin için başlayan “zeytin dalı” harekatı…


Günlerdir uyardık düşmanlarımızı. Ama nafile. Allah basiretlerini bağlamış, gözlerini menfaat, sömürge ve petrol sevdası kör etmiş.


Amerika yıllardır mücdele ettiği Marksist Leninist terörle iş birliği halinde. Komünistler de emperyalizm ile kol kola…


Sanki gerçek değil de masallar ülkesinden ninniler gibi değil mi?


Allah hepsini de kahretsin.


*  *  *


Bu savaş Kürtlere karşı değil, Kürtleri kafir teröristlerden kurtarma savaşıdır. Kürtler dindar insanlardır. Dinleri için seve seve can verirler. Bu PKK / PYD Marksist Leninist örgütler, onların evlatlarını kafir yaparak dünyada da ahirette de ateşe atıyorlar. O yüzden bu savaş önce Kürtleri kurtaracak bir savaştır büyük bir beladan, fitneden, musibetten.


Sonra da hem Türkleri, hem de Arapları.


İnşallah gerçek düşmanın görülmesini sağlar da bütün İslam alemini emperyalizmden kurtarır.


İnşallah.


*  *  *


“Kürtlerin de bir devleti olursa ne olurmuş?”


Yok mu?


“Türkiye Cumhuriyeti Devleti” Türklerin olduğu kadar Kürtlerindir de. Onlar da bu vatan için kan döküp can verdiler. Bu devlet onların devleti. Bütün vatandaşlarımızın devleti, ırkı ne olursa olsun.


*  *  *


Bu harekat toprak kazanmak için değil. Sömürü için değil. Kafir emperyalistlerden ve onların paralı köpekleri teröristlerden canımızı, ırzımızı, namusumuzu, dinimizi, vatanımızı kurtarma savaşıdır.


Bu savaşın karşısında ancak İslam düşmanları vardır. Canları cehenneme…


*  *  *


Biz sömürü savaşı yapmadık, yapmayız. Bize göre ha Türkiye, ha Suriye veya Irak. Ne farkeder ki, oralarda yaşayanlar da kardeşlerimiz. Sınırların ne önemi var. Biz yürekten bağlıyız birbirimize. Gün gelir, bu sınırları gönül rızası ile kaldırabiliriz de aramızdan. Neden olmasın?


*  *  *


Evet, biz sömürü savaşı yapmadık, yapmayız. Tarih boyunca Müslümanlar, dinin emri gereğince,  savaş için düşman memleketine girip bir şehri veya bir kaleyi muhasara ettikleri zaman, önce onları İslâma davet ederler. Kabul ederlerse kendileriyle savaşmazlar. Şayet İslâmı kabul etmezlerse İslâm devletine cizye vergisi vermesini isterler. Verirlerse mal ve can güvenliğini elde ederler. Bu işlem aynı zamanda daha ötelere gitmesi gereken Müslümanların arkalarını sağlama alma gereğidir. Bunu da kabul etmezlerse geriye savaşmak kalır. Yoksa durup dururken yok yere asla savaşmazlar.


*  *  *


İslam savaşa da bir hukuk ve ahlak kazandırmıştır. Buna göre savaşmayan kadın, çocuk, kötürüm, yaşlı ve körler öldürülmez. Gerekmedikçe ağaçlar kesilmez, şehirler yakılıp yıkılmaz. Barış, İslam devleti için uygun olduğu zaman yapılabilir.


Cihad, İslam’ı insanlara sunmak ve onları bu hak dine davet etmek için olduğuna göre, asıl olan bilgi ve kültüre dayalı cihattır. Çağımızda her yerde fikir ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan hürriyeti esas alınmış, anayasalara girmiştir. Eğer bu ilke uygulanabilirse, İslam, kendini savunmanın ötesinde savaşmaz demektir. Çünkü her yere giderek dinini anlatmak, evrensel insan haklarındandır.


*  *  *

Evet, biz sömürü savaşı yapmadık, yapmayız. Ama kim de bize bu amaçlarla saldırırsa, onu anasından doğduğuna pişman ederiz.



Tüm Yazılar