Çatlak Sesler Kimi Besler?

Afrin’e yapılan “Zeytin Dalı” harekatı için çatlak sesler çıkıyor. Bunlar gün geçtikçe daha da artacaktır, hiç şüpheniz olmasın.

Neden mi?

Yüzyılların macerası olan “Batılılaşma”, Cumhuriyet döneminde devletin resmi görüşü ve politikası olmuştur. Sözde “milli” olan Eğitim Bakanlığı, tam bir Fransız, alman, İtalyan, İngiltere ve Amerika insanı yetiştirmek için çalışmıştır.

Sözde “milliyetçi”dir. Aslında milliyetçi değil, resmen ırkçıdır. Türk ırkından başkalarını aşağılamıştır. O “Türk” dediği de bizim bildiğimiz Türkler değil, kendi çarpık bir tür olan icat etmeye çalıştığı “Türk”tür. Pozitivist ve materyalist eğitim ile İslam’a düşman ettiği bir “Türk”. Yıllarca dinin öğretilmesini yasaklamıştır. Uygulamasını ve yayılmasını yasaklamıştır.

Sonuçta işte şu sözde “aydın”, hakikatte karanlık adamlar yetişmiştir. Millet ile ne din bağı vardır bunların, ne kültür, ne tarih ve medeniyet. Aynen Avrupalı ve Amerikalı gibi düşünür, inanır ve yaşarlar.

Maalesef gerçek bu!

*  *  *

Şimdi bakınız, Afrin’e yapılan “Zeytin Dalı” harekatı için Avrupalı ve Amerikalı ne düşünür, ne tepki verirse, bunlar da aynısını verirler. Dedik ya, bizim insanımız olmaktan çıkmışlardır. Aynen onlar gibi inanır ve yaşarlar.

Bu harekata kimler karşı çıkıyor bir bakar mısınız?

Bu harekata önceleri HDP ve aşırı sol ve Kürtçü kesim karşı çıktı. Bunlar zaten beklenenlerdi. Bunların PKK veya PYD’den farkları yoktu. Hadi bunları anladık. Zaten devlet de enselerine çöktü. Kendilerini deşifre ediyorlar. İyi iyi, etsinler.

Bir de savaş sevmezlerimiz var. Sanki seven varmış gibi savaşı, “biz savaşa karşıyız” diyorlar. Acaba bunlara bir tokat atsan ne tepki verirler? “Biz savaşa karşıyız” mı derler, yoksa sana saldırırlar mı? bir samimiyet testine tabi tutmanızı isterim doğrusu. Bazen insanlar kendini tanımazlar. Yardımcı olursunuz belki böylece, kendilerini tanımalarına.

Bunları cezalandırmaya gerek yoktur. Ciddiye almaya da gerek yoktur. Varsın gevezelik yapsınlar. Güler geçersiniz.

*  *  *

Bir de “aydın” geçinenlerin çıkarttıkları çatlak sesler var. Kafa çatlak olunca, ses de çatlak çıkıyor. Bunlar az yukarda anlattığımız millete yabancılaşmış, Batıcı mankurtlar. Şimdi toplanmış bir bildiri yayınlamışlar.

Habervaktim şöyle vermiş: “170 sözde sanatçı-yazardan ihanet mektubu!”(1)

“Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatına karşı dünyanın dört bir yanından destek ve dua gelirken ülke içindeki çatlak sesler kendini yine bir toplu bildiri ile ortaya attı. Aralarında eski bakan, milletvekili, yönetmen, yazar, senarist, gazeteci, oyuncu gibi mesleklere sahip 170 kadar isim imzaladıkları mektubu meclisteki tüm milletvekillerine gönderdi.”

Haberde isimleri sayılmış. Hiç de bilinmedik değiller. Şu malum müstağripler…

*  *  *

Ne istiyorlarmış bir görelim:

Savaş istemiyorlarmış. Sanki isteyen var!

Sorunların karşılıklı dostluk ve iyi komşuluk bağlarını güçlendirmekle giderileceğine inanıyorlarmış. Niye PKK ve PYD’ye gidip dostluk ile sorun çözmüyorlarmış acaba? Devlet çok bekledi, sabretti, ama adamlar terörizmden vazgeçmediler.

Hadi çözün bakalım dostluk ile sorunları da örnek olun görüp ders alalım be zavallı aydınlar…

*  *  *

Savaş pahalıymış. Gencecik insanların yaşamı pahasına ve on binlerce aileyi yersiz yurtsuz bırakıyormuş. Sanki bunlar bilinmiyor. Bunları bilmek için “aydın” olmak gerekiyor gibi…

İşte asıl karanlık yanları şurada: Türkiye’ye bir tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik getirmezmiş.

Yuh artık! Demek PKK ve benzeri örgütler Türkiye’ye bir tehditte bulunmuyorlarmış, öyle mi?

İşte tam bir İngiliz, Fransız, Alman ağzı! Kim bunlara yerli ve milli der?

*  *  *

Bir de aba altından sopa gösteriyorlar: “Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyorlarmış”...

İşte aynı zamanda tam bir fitnekarlık yaptıkları. Halkı kin ve nefrete böyle sevk ediyorlar. İşte bu bir suçtur. Sanırım savcılar gereğini yapacaklardır.

Bir terbiyesizlik de “devleti hukukun ihlali ile suçlamaktır”.  Açıkça yapmıyorlar. İşte üstü örtülü suçlama: “Orta Doğu’yu bir vekalet savaşları cehennemine çevirmiş olan yabancı devletlerin oradaki askerî varlıkları bile uluslararası hukukun ihlaliyken, onların arasına katılmak gibi bir niyet ve bu yönde atılacak adımlar…” 

Yazıklar olsun size!

*  *  *

Şöyle bitirmişler: “savaşı derhal durdurmaya ve sorunu diyalogla çözmeye davet ediyoruz.”

Sanki hükümet diplomasiyi kullanmadı. Sanki diyaloğu reddetti. Sanki keyfinden savaşıyor.

Evet, bu batıcı aydınların bir kısmı beyni yıkanmış ve yabancılaşmış insanlardır. Bir kısmı da parayla satın alınmış maaşlı elemanlardır.

Atalar boşa söylememiş: “Gavurun ekmeğini yiyen, gavurun kılıncını çalar”.

----------------------

1- http://www.habervaktim.com/haber/534816/170-sozde-sanatci-yazardan-ihanet-mektubu.html

 



Tüm Yazılar