Furkan Vakfı Ve Operasyon

Haberi okuduğumda içime bir hüzün çöktü. Bu böyle olmamalıydı ama göz göre göre olmaya doğru da gidiyordu. Bunu kaç kere yazmak istedim, ama yanlış anlaşılmaktan korktum. Çünkü bizim cenahın düşmanlığı çok kötüdür. En küçük bir eleştiriye bile tahammülleri yoktur. “Din nasihattır” ama herkesin karnı toktur nasihate. Üstelik yıllar geçse bile unutmuyorlar. Haksız da olsalar kin ve nefretlerini devam ettiriyorlar. Maalesef Dernekleri, vakıfları da öyle, hocaları, şeyhleri ve liderleri de öyle, arkasından gidenleri ise daha beter  öyle…

İşte o haber:

“Furkan Vakfına operasyon! Kuytul gözaltında”(1)

Habervaktim olayı şöyle vermiş: “Furkan Vakfına operasyon! Kuytul gözaltındaFurkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’na yönelik operasyon düzenledi. Polisin vakfın genel merkezi ve yöneticilerinin evlerinde aramaları sürerken 20 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Gözaltına alınanlar arasında vakfın kurucu başkanı Alparslan Kuytul da var.”

Haberin gerisi rutin olaylar. Ama gerekçesi yok haberde. Bunu da Hürriyet’ten öğreniyoruz az da olsa: “Kamu düzenini bozmaya karşı faaliyet yürütme ve suç örgütü" iddiasıyla operasyon düzenlenmiş.”(2)

Milliyet’te bir ayrıntı var, bazı vilayetlerde de operasyon var: “Adana Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfına hakkında başlatılan suç örgütü soruşturması kapsamında vakfın genel merkezi ve yöneticilerinin evlerine yönelik Adana, Elazığ ve Niğdede şafak vakti operasyon yapıldı.” Bir şey daha söylüyor: “Alparslan Kuytulun sosyal medya hesabından bir süredir Türkiyenin Afrine yaptığı "Zeytin Dalı Harekatına karşı çıktığı görülmüştü.”(3)

Yeni Şafak da bu ayrıntıya dikkat çekiyor. Ama dikkat ettim, iktidara muhalif özellikle sol medya bu habere geniş yer veriyorlar. Normaldir, zira tam istedikleri gibi bir gelime. Şimdi hükümet FETÖ yanında bir İslamî vakfın daha düşmanlığını kazanmıştır. Onlar için sevinilecek bir durum elbette.

Bizim içinse üzülecek bir durum. Şahsen ben çok üzgünüm. Üzüntüm çift başlı. Hem vakfa operasyona üzgünüm. Alpaslan Kuytul zaman zaman mahallenin yaramaz çocuğu gibi davransa da, nihayetinde İslamî bir vakfın kurucusudur. İslam adına yapılan her işe destek vermek durumundayız. Başlarına gelen musibete de üzülmek zorundayız. Biz Müslümanlar kardeşiz.

Evet, bir zamanlar bu duygularla Gülen haini için de dua edip destek vermiştik. Böyle bir ihanet içinde olacağı aklımızın ucundan bile geçmezdi. Meğer biz bu saf duygular içindeyken o çoktan ABD ve CİA ve başka uluslararası karanlık güçlerle anlaşmış imiş. Nereden bilebiliriz ki?!

Acaba Alpaslan Kuytul da böyle birisi olabilir mi?

Bu soruya şimdi ben kendim bile “daha neler?” diyorum. “Olmaz öyle şey!”

Ama içimden bir ses diyor ki: “Ya olursa? Sen FETÖ için de böyle diyordun bir zamanlar. Şimdi ne oldu?”

Tövbe estağfirullah!

Sütten ağzı yanan yoğurdu böyle üfleyerek yermiş demek ki…

Gaybı Allah bilir. Biz zahire bakarız. Şimdilik kaydıyla onu ve hareketini samimi buluyoruz ama bazı konularda eleştiriyoruz. Bu yüzden üzgünüz.

Nesini mi eleştiriyoruz?

En başta geleni, bir siyasi parti başkanı gibi her olaya demeç vermesi, bunu da vakfın sitesinden yapmasını beğenmiyoruz. Hoca olarak İslam’ı anlatmasından çok siyasi gündemle meşgul olması hoşumuza gitmiyor. Siyaseti değerlendirişini hatalı buluyoruz. Bir konuşmasında mealen şöyle diyor: “Bana Müslümanların siyasetle çözülmüş bir meselesini söyleyin, ben de size siyaset yapmak için izin vereyim”.

Bu çok iddialı bir sözdür. Sahi hiç yok mudur siyasetin Müslümanların -velev ki bir sorununu olsun- çözdüğü?

Bu sözler yüzünden müntesipleri siyasete “şirk” nazarıyla bakıyorlar. Müslümanların oy vermesini şiddetle reddediyorlar. Bu, Arabistanda tahsil yapan kardeşlerimizin çoğunun yanıldıkları bir konudur. Gerçi Kuytul burada üniversitede okumuş, ama ömrü Arap topraklarında tahsil ile geçen kardeşlerimizin çoğu, bu ülkenin fikrî ve siyasi yapısını iyi bilmiyor ve bu yüzden zaman zaman değerlendirmelerinde hata yapıyorlar. Kuytul da Türkiye şartlarına göre bir mücadele verme konusunda hatalar yapıyor.

Mesela Ak Pati ile yersiz sürtüşmesi bu yüzdendir. Bu sebeple Cumhuriyet tarihinin müslümanlar açısından en iyi ortamını değerlendirememesine, sürekli müzmin muhalif konumuna düşmesine üzgündüm. Kardeşim, sen işine baksan, devamlı İslamî eğitim versen, insan yetiştirsen daha iyi olmaz mı? Nedir bu kadar siyasi olaylarla içli dışlı olmak? Neyin nesidir dünya Müslümanlarının dua ettiği bir zata ve hareketine bu kadar amansız muhalif olmak?

Sonra Afrin ile ilgili konuşmasını dinledim. Gaybı Allah bilir. Ama ABD’yi gözünde çok büyütmüş, kendi ülkesini de zaten tanımıyor, dolayısıyla değerlendirmeleri yanlış. Nitekim şu anda ABD yeryüzünün en aptal devleti durumunda. Teröristlerle iş tutan, düştüğü alçak durumdan nasıl çıkacağını da bilemeyen bir şapşal.

Bunlar detay, girmesek de olur, ama çok kibirli bir görüntüsü var ekranda Kuytul Beyin. Yüzü hiç gülmüyor. Suratı hep gergin. Gözlerinde hep sert ve öfkeli bakışlar. Tevazu ve mahviyet bulamıyoruz üslubunda. Gönül kazanmak, yumuşak ve merhametli, sevgi ve tevazu dolu bir dil kullanmak,  eğitim, davet ve tebliğde en önemli işimiz değil midir oysa? Neden onu dinlerken hep öfke, hep sinir bozucu olumsuz bir atmosfer içinde kalıyoruz?

Bunlar bir dost eleştirisidir. Kimse eleştiriyi sevmiyor ve tahammül etmiyor. Ama biz kardeşlik hatırına yine de yazdık. Bugün zamanı mıydı, bilemem. Fakat bu olay da bahane oldu, düşündüklerimizi yazdık. Bence başında olduğu hareket oturup kendini yeniden iyi bir hesaba çekerek değerlendirmeli.

Facebook’taki yazımızdan kardeşlerimiz bizi eleştirmişler. Saygımız vardır. Birileri şöyle de diyebilir: "Kimdir bu adam ki bu kadar önem veriyor ve hakkında kalem oynatıyorsunuz? Bunları büyütmeyin. Bunlardan ümmete lider olmaz, fayda gelmez."

Tamam, büyütmeyelim. Tamam, ümmete lider olacak bilgi, tecrübe ve manevî donanıma da sahip olmayabilir. Ama kardeşlerim, biz öyle yokluk devirlerinden geçerek geldik ki, kimseyi, İslam adına iş yapan hiç kimseyi ıskartaya çıkarma, israf edip atma, dışlama lüksümüz yok. Hakkımız da yok. Biz müslümanlar kardeşiz, o kadar. Severken çapına, kıymeti harbiyesine değil, imanına, niyetine, ameline ve ondaki ihlasına bakarız. İlkemiz budur. Bir de zahire bakarak hüküm veririz.  Bizi aldatabilirler. Bizi aldatan elbette bizden değildir. Ama bunu ancak ispattan sonra söyleyebiliriz. 

Ben böyle biliyorum. Bunlar sizin de ilkelerinizdir. Büyük konuşmayalım lütfen, tevazuyu elden bırakmayalım, adalet ve ihsandan ayrılmayalım.

İktidar bu hareketin nezaketinin farkındadır. Umarım haklı gerekçeleri olmadan böyle bir operasyona girmemiştir. Şimdilik, olayları medyadan takibe devam edeceğimizi bildirmekle yetinelim.

-------------------------------------------  

1- http://www.habervaktim.com/haber/535561/furkan-vakfina-operasyon-kuytul-gozaltinda.html

2- http://www.hurriyet.com.tr/adanada-furkan-vakfina-operasyon-cok-sayida-gozalti-var-40725650

3- http://www.milliyet.com.tr/adana-da-furkan-egitim-ve-hizmet-gundem-2600428/

  


Tüm Yazılar