..::Cemal NAR::..
Dinin Alanını Doğru Tespit

Sevgili kardeşlerim, biz Müslümanız elhamdulillah. Yerleri ve gökleri yaratan biricik Allah Teâlâ’ya iman ederiz. O Allah Teâlâ ki kendisini bize Hz. Muhammed’i (sav) bize elçi olarak gönderdi. Böylece aramızda iletişim sağlandı. Bizi niçin yarattığını, neler istediğini ve istemediğini onun aracılığı ile bildirdi.

Böylece çok şükür, bizi karanlıklardan aydınlığa çıkararak, yeryüzünde belli bir müddet rahat ve mutluluk içinde yaşamamızı sağlayan kanunlarını, ilkelerini öğretti. Bizi deneme yanılma yoluyla acı tecrübelere dayalı olarak her şeyi kendimizin bulup bilmesi gibi zor, hatta imkansız bir durumda bırakmadı. Dini, en büyük rahmet olarak gönderdi.

Kur’an’la gelen Sevgili Peygamberimiz Efendimiz (sav)  aynı zamanda onu bize bildirdiği gibi, açıkladı, yorumladı ve yaşayarak uygulamasını da gösterdi. Bu arada onun işleri, sözleri ve iyi işlere sükutları ile oluşan sünnet veya hadis dediğimiz büyük bir hazine bıraktı.

İşte bizlerin temel bilgi kaynaklarımız bunlardır. Elbette bu arada akıl ve beş duyu organımızla da dinin söz söylemediği alanlarda bilgi sahibi oluruz. Allah’ın bizim için yarattığı dünyanın bilemediğimiz için sır gibi olan kanunlarını çözerek, onu ilim ve teknikte kullanarak, daha mamur, daha müreffeh ve mutlu yaşamanın yollarını öğreniriz.

İslamsız ülkeler, ilim öğrenmede Kur’an ve sünneti kaynak kabul etmediklerinden, en azından bu açıdan bizden eksik sayılırlar. Oysa sosyal hayatın çok sorunları din ile çözülmüştür. Ama onlar bunu yok saydıklarından, kendilerini mahrumiyetle cezalandırmışlardır.

Halbuki akıl ve duyu organları, başka bir şey değil, Allah Teâlâ’nın evrene koyduğu kanunları sadece bulmaya, anlamaya, kavramaya ve faydalanmaya çalışıyorlar. Bu açıdan bütün ilimler Allah Teâlâ’ya imanı ve ona teslimiyeti, sevgi saygıyı çağrıştırıyorlar.

Bu yüzden ilim adamı, Allah Teâlâ’yı en iyi bilen, güç ve kudretini en iyi takdir edendir. Bu yüzden de en çok sayan ve sorumluluk duyan insandır. İlim adamının dinden uzak kalması kadar akıl almaz bir terslik yoktur. Bu, insanın kendisiyle çelişmesi, kendisini bölüp parçalamasından başka bir şey değildir ve yıkım getirir, buhran getirir, kaos getirir.

Batıl dinleri hesaba katmıyoruz. Aslında din bir tanedir ve o da İslam’dır. Ondan başkaları, anlatabilmek zorunluluğu ile kendilerine din dediğimiz inanç biçimleridir ve aslı astarı yoktur. Yani batıldır, boştur ve verimsizdir.

İşte bu yüzden ilim insan için en önemli özelliktir. Allah Teâlâ insanı ilim öğrenmeye uygun yaratmıştır. Ona akıl, irade, muhakeme, düşünme, değerlendirme, ifade etme, yazma gibi ilme yarayan araçlar ihsan etmiştir.

İlimlere bakış açımız nedir?

Yazı uzadı, öbür yazıya bırakalım mı?

 



Tüm Yazılar