..::Cemal NAR::..
Dost ve Sohbet Ve Helal Lokma

Dost ve Sohbet Ve Helal Lokma

 

“Resûl-i Ekrem s.a.v.’in yanındaydık, bize öğüt verdi, cehennemden söz etti. Sonra eve geldim, çocuklarla güldüm eşimle eğlendim. Daha sonra evden çıktım. Yolda ağlayarak giderken Ebû Bekir’e rastladım.

- "Neyin var, Hanzala?" diye sordu.

- "Hanzala münafık oldu!" dedim.

- "Fesübhânallah! Sen ne diyorsun?"

- "Öyle ya, Resûl-i Ekrem s.a.v.in yanında bulunuyoruz. Bize cennet ve cehennemden bahsediyor; onları gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Huzurundan ayrılıp çoluk çocuğumuzun yanına ve işlerimizin başına dönünce, çok şeyi unutuyoruz."

Ebû Bekir r.a. :

- "Vallahi biz de aynı durumdayız. Yürü Resûl-i Ekrem´e gidelim." dedi.

Birlikte yola düştük ve Hz. Peygamberin huzuruna girdik. Ben:

- "Ya Resûlallah! Hanzala münafık oldu." dedim.

- "Bu ne demek?" buyurdu.

- "Ey Allah’ın Rasulü! Yanında bulunduğumuzda bize cennet ve cehennemden bahsediyorsun; biz de onları gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Senin huzurundan çıkıp çoluk çocuğumuzun yanına ve işimizin başına dönünce, bunların çoğunu unutuyoruz."

- Resûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

- "Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, eğer siz benim yanımda bulunduğunuz hâli devam ettirip hep zikirle meşgul olsaydınız, melekler, yattığınız yataklarda yürüdüğünüz ­yollarda sizinle tokalaşırdı. Fakat ey Hanzala, bir saatinizi ibadete, bir saatinizi dünya işlerine ayırınız."

Resûl-i Ekrem bu sözü üç defa tekrarladı.”( Müslim, Tevbe 12-13; Tirmizî, Kıyâmet 59; İbni Mâce, Zühd 28.)

İnsanlar yaratılışları itibarıyla aile, okul, arkadaş çevresi gibi fiziki ve sosyal çevrelerinden etkilenirler. Özellikle de devamlı görüşüp konuştukları, sohbetlerini dinledikleri kimselerin sözlerinden etkilenirler.

Sanki dinlenilen her sohbet insana, duygularına, manevî latifelerine adeta bir boya vurmakta, insanı etkilemekte ve değiştirebilmektedir. Biz bu konuyu “Aydınlanma Yolu Tasavvuf” kitabımızın “sohbet” bölümünde genişçe açıkladık, bakılabilir. Burada hatırlatıp geçelim. Tasavvufta buna “in’ikas/yansıma” ve “insibağ/boyanma” denir ve nefsi tezkiye ve kalbi tasfiyede son derece etkindir, önemlidir.

Nitekim atalarımız da “üzüm üzüme bakarak kararır”, “kır atın yanında duran ya huyundan, ya suyundan etkilenir”, “körle yatan şaşı kalkar”, “söyle arkadaşını, söyliyeyim kim olduğunu” gibi sözleriyle ifade etmişlerdir.

Hele de bu sohbet edilen kişi Rasulüllahtan (sav) olunca keyfiyet daha bir başka olur. Risalet sohbetinin iksiri ile alınan maneviyat, feyz, lezzetin kalplere ve zihinlere yaptığı tesir başkalarının sohbetlerinden çok çok üstündür. 

Rasulüllahın sohbetinin boyası, kokusu, tesiri, besleyiciliği, risaleti ciheti ile bütün diğer insanlardan farklıdır, fazladır, üstündür. Onun sohbetinde bulunan, huzuruna giren onu gören ve konuşan sahabelerin müslümanlığının diğer müslümanlardan farklı oluşu da buradan gelir.

Artık onu canlı dinleme imkanı olmadığına göre, yapılacak iki şey vardır. Birincisi, onun sünnetini hadis kitaplarından okumak ve kavramaya çalışmak. İkinciei de onun sünnetini ihlas ve samimiyetle uygulayan güzel insanların sohbetine katılmak, sevgi ve dostluğundan istifade etmek.

Her ne yaparsak yapalım, asla onsuz olmayacak bir şartı da mutlaka zikredelim: Helal yemek.

Haram yiyen bir kara ve katı bir kalpten hiçbir hayır gelmez. Onu ancak ateş temizler.

Çağın sorunu da bu değil mi zaten?

 

 

 

Tüm Yazılar