Öğrenmenin İlk Şartı

Bizim medeniyetimizde öğrenci olmanın ilk şartı edepli olmaktır.

Öğretmene, kitaba, deftere, kaleme, kağıda, okula karşı edepli olmak.

Pozitivist ve materyalist sistemler için, laik ve seküler rejimler için bu ne ifade eder?

Hiçbir şey?

Öyleyse onlar da bizim için hiçbir şey ifade etmezler.

“Ta’limu’l Müteallim” kitabında okuduğum, “Alimin Önderliği” kitabıma aldığım bir cümle var:

“Köpeklerin boynuna gerdanlık takılmaz”.

O kadar!

*  *  *

Öğrenci ilim ve terbiye mertebelerine ancak öğretmenine sevgi, saygı duyarak ve hizmet ederek ulaşabilir. Bunu hiç unutmamalıdır.

Öğretmeninin can kulağı ile dinlemeli, sözünü asla kesmemeli, izin alarak konuşmalı, hem dersleri için, hem de verdiği terbiyeyi kendinde uygulamak için cidden çalışmalı, tembellikten kaçınmalıdır. Her zaman hocasına karşı mütevazı olmalı, hakkını takdir etmeli, bunu da her vesile ile göstermelidir.

Öğretmene geldiğinde ve gittiğinde ayağa kalkmak, yanında edeple oturmak, sesini onun sesinden fazla yükseltmemek, gözüne veya yüzüne uzun uzun ve dik dik bakmamak, huzurunda kimseyi çekiştirmemek, sırlarını muhafaza etmek, ailesine karşı dahi sevgi ve saygıda kusur etmemek gerekir.

Öğretmenine karşı kibirli ve mağrur davrananlar aldanmıştır. Anlamadığı konuları sormakta bir mahzur yoktur. Ama yersiz sorudan da sakınmalıdır. Çünkü bu can sıkıcı bir durumdur. 

*  *  *

İlim öğrenmenin, öğrenci olmanın kıymetini anlamak için iki rivayet yazayım, sanırım yeterli olacaktır.

Ebu’d-Derda (radiallahu anh)’dan:

Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu:

“Her kim ilim talep etmek için bir yola girerse, cennet yollarından birine girmiş olur. Melekler ondan hoşlandıklarından dolayı kanatlarını ilim tâlibinin üstüne indirip gererler. İlim isteyene bütün göklerdekiler, yerdekiler ve su içindeki balıklar bile günahının affı için Allah’tan mağfiret dilerler. Alimin âbide üstünlüğü, dolunayda ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Alimler hiç şüphe yok ki, peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne dinar, ne de dirhem miras bırakmamışlardır. Onlar miras olarak ilmi bırakmışlardır. Kim o ilmi alırsa, çok büyük bir nasibi almış olur.”(Tirmizî ve Ebû Dâvud)

Ebû Hüreyre radiallahu anh’dan: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

“Kim ilim talep etmek için bir yola girerse, Allah ona cennet yolunu kolaylaştırır.”(Tirmizî ve Ebû Dâvud)

*  *  *

İşte bu!

Ötesi var mı?

Asla!

İlim ve edep, başarının ve mutluluğun kaynağıdır. Buradan cennete kadar.

Bunlar iki ayrılmaz arkadaştır. Biri diğersiz olmaz.

Olurlarsa tam olarak işe yaramazlar.

*  *  *

Öyleyse bize düşen anlaşılmıştır.

Çok söze ne hacet?

 

 

 

 

Tüm Yazılar