..::Cemal NAR::..
Ezan İslam Bildirisidir

Ezan, sözlükte haber vermek, bildirmek demektir. Dinde ise, yüksek bir sesle beş vakit farz namazların zamanını bildiren özel sözlerdir. Erkekler için vacip derecesinde bir müekked sünnettir.

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“(İnsanları) Allah’a çağıran, iyi iş yapan ve «Ben Müslümanlardanım» diyenden kimin sözü daha güzeldir?” (Fussılet, 33)

Rasûlullah (sav) da şöyle buyurdular:

“İnsanlar ezân okumanın ve namazda ilk safta bulunmanın sevâbını bilselerdi ve bunları yapabilmek için de kur’a çekmek zorunda kalsalardı, mutlakâ öyle yaparlardı.” (Buhârî, Ezân, 9, 32; Müslim, Salât, 129)

*  *  *

Hicretin ilk yılında Medinede mescid-i nebi yapılınca, insanları cemaata çağırma gündeme geldi. Allâh Rasûlü (sav), halkı namaza dâvet şeklinin nasıl olması gerektiği husûsunu ashâbıyla istişâre ediyordu.

Şu rivayetler konu hakkında bilgi vermektedir: “Sâlim, babası Abdullah İbnu Ömer (ra)dan anlatıyor:

Resûlullah (sav), namazları duyurup toplanmayı sağlama vasıtası hakkında halkla istişare etti. Bazıları boru öttürmeyi teklif ettiler. Yahudilerin usulü olması sebebiyle bunu hoş karşılamadı. Bir kısım halk da çan çalınabileceğini hatırlattı. Aleyhissalâtu vesselâm, hıristiyanlara benzeme endişesiyle bunu da hoş karşılamadı. Aynı gece, Ensardan Abdullah İbnu Zeyd denen bir zata ve Ömer İbnuI-Hattâba rüyalarında ezan öğretildi. Abdullah (ra.), geceleyin Resûlullah (sav) kapısını çaldı. Resülullah (sav) onu öğrenip okumasını Bilale:

“–Ey Bilâl kalk ve Abdullâh bin Zeyd’in söylediklerini tatbîk et!” buyurdu.

Bilâl (ra) da Abdullâh’ın söylediklerini aynen tatbîk etti ve ezân okudu. (Ebû Dâvûd, Salât, 27/498)

Zührî diyor ki: "Bilal (ra) hazretleri sabah ezanına şu ibareyi ilave etti: "Essalâtu hayrun minen-nevm (=namaz uykudan hayırlıdır)." Resülullah bu ilaveyi destekledi."

Hz. Ömer( ra) anh: "Ey Allahın Resulü, Abdullah İbnu Zeydin gördüğünü rüyamda ben de görmüştüm, ancak o, size duyurmakta benden önce davrandı." dedi."

*  *  *

Ezan okunurken sözleri tekrar edilir: “Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Müezzin ezan okuduğu vakit onun söylediklerini aynen tekrar edin.”

Ümmü Habibe (ra)nın anlattığına göre, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, yanında iken, ister gece, ister gündüz olsun, her ne zaman müezzinin ezanını işitirse, müezzinin söylediğini aynen tekrar etmiştir."

*  *  *

Müezzinlik, faziletli ve sevaplı bir iştir. Onun için ezanı erkek, akıllı, ergin, alim ve faziletli kimseler okumalıdır. Zaten onun kıymetini de ancak böyleleri bilir. Nitekim İbnu Ömer (ra)  anlatıyor:

"Resûlullah (sav) buyurdular ki: "Kim oniki yıl müezzinlik yaparsa ona cennet vacip olur. Ona, her gün için, ezanı sebebiyle altmış hasene yazılır, her bir ikâmeti için de otuz hasene yazılır."

Ezan oknunca cemaatla namaz kılmadan mescidden çıkılmaz: Hz. Osman (ra) anlatıyor: "Resûlullah (sav) buyurdular ki: "Kim mescidde iken ezan okunmaya başladığı halde, bir ihtiyaç olmadan ve tekrar mescide dönme gayesi de bulunmadan mescidi terk ederse, o kimse münafıktır."

Sevgili Peygamberimiz(sav.)in yaptığı gibi ezan okunurken susulur, müezzinin sözleri tekrar edilir, bitince duası yapılır ve cemaatla namaz kılmak için harekete geçilir.Ayrıca doğan çocuğun kulağına, yolcunun arkasına, aşırı öfkelenene veya savaş ve yangın gibi hallerde ezan okumak da güzel görülmüştür.

Nitekim hainlerin son darbe teşebbüsünde minarelerden okunan selalar çok etkili olmuştur. Keşke bir de ezan okunsaydı, şairin şu mısraları gerçekleşecekti:

Ne ilâhi bir ses "Allahu ekber!" sarsıyor canı...

Bu bir Hakka yakarıştır, çok mudur inletse dünyaları?

Bu ilâhi ses çıktıkça coşup yerden,

İner Allahın sırları bütün ululuğuyla göklerden.

*  *  *

Artık bu ülkede “ezan susturalamaz, bayrak indirilemez” sözü herkesin dilinde değerini bulmuştur.

 

Tüm Yazılar