..::Cemal NAR::..
Sağlık Her Zaman Gündemde

Bizim de bugünlerde gündemimizde sağlık var. Tıp, hastane, doktor, ilaç,kan, ultrason, biyopsi, ameliyat gibi kelimeleri çok konuşuyoruz. İnsanın hoşuna gitmeyen konular. Ama altmış küsur senedir bunları çok ciddi olarak görmeyen birisi, şükürden başka ne yapabilir?

Asla şikâyet yok. Ancak zaman zaman haber vermek durumları var, o kadar.

Sağlık çok önemli bir konu. Bu yüzden tıp tahsili de çok önemli. O yüzden şimdi hak veriyorum, İhya gibi eski kitapları okuken “ilim ikidir: İlmi edyan, ilmi ebdan” sözü ne kadar haklı imiş…

İslam önce sıhhatin önemine dikkat çeker. Efendimiz (a.s) Allah’tan af, merhamet, hidayet ve rızıkla beraber, sıhhat da istemiş,( Müslim, Sahih. Zikr hadis. 35) duanın hangisi faziletli diyene, “Rabbinden dünya ve ahrette lütuf ve afiyet iste.”( İbn. Mace. Sünen, Dua B.5 Ahmed b. Hanbel Müsmed I/3,5) demiş, kıymeti bilinmeyen iki şeyden biri olarak vücut sıhhatini belirtmiş ve tenbih etmiş,( Buhari Sahih Rikak B.1. Tirmizi Sünen Zühd B.1 Ahmed, Sünen, 1. 258) hastalık gelmeden sağlığa dikkatte acele ve itinayı emretmiş,( Tirmizi, Zühd, 3.) Allah’a göre, kuvvetli müminin zayıf müminden daha hayırlı ve daha sevimli olduğunu açıklamış,( Müslim, Kader, 34. İbn Mace, Zühd, 14) ve sıhhatin zenginlik olduğunu hatırlatmıştır.( Tirmizi, Zühd, b. 34; İbn Mace, Zühd, 9.)

Tıp tahsili ve tedavi olmak konusunda Kur’an ve sünnetten İslam alimlerinin çıkardığı hüküm şudur: Tıp ilmini öğrenmek ve tedâvi yapmak farz-ı kifâyedir. Yâni bir toplumda mutlaka hekim olması gerekmektedir              

Ortaçağda Avrupa bâtıl inançlar ve karanlıklar içinde yüzerken, orta çağı asla olmayan Müslümanlar (belki bu çağa orta çağımız dense sezadır) tıp ilminde de zirvedeydiler. Her yeniliğin keşfedicisi oldular. Batılılar İslâm üniversitelerine tahsil etmeye gelirlerdi. Batıda akıl hastaları “şeytan tarafından tutulmuş kimseler” olarak canlı canlı yakılırken, Müslümanlar bunların tedâvisi için özel hastâneler kurmuşlardı.

 İlaçla tedaviye gelince bilindiği gibi “hastalığın sebepleri daima maddî değildir; mikrobik hastalıklar yanında rûhî, manevî sebep ve âmillere bağlı hastalıklar da vardır. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) "Göz değmesi gerçektir" diyerek bir manevî faktöre işaret buyurmuştur. (Buhârî, K. et-Tıb, 36; Müslim, K. es-Selâm, 41.)

*  *  *

Günümüzde bazı hastalıkların insanlar arasında temasla yayıldığı bilinmektedir. Gözle görülmeyen bakterilerin önce varlığından şüphelenilmiş ancak daha sonra 17. yüzyılda geliştirilen mikroskoplarla bakteriler ilk olarak gözlemlenebilmiştir. Günümüzde de bulaşıcı hastalıkların yayılması bu şekilde karantina uygulamaları ile önlenebilmektedir.

Peygamberimiz (sav) yaşadığı 6. yüzyılda bulaşıcı hastalıklar için karantina uygulamasını tavsiye etmiştir. Hatta sıkı bir şekilde riayet edilmesini bildirmiş ve hastalığı dışarı taşımayı oradan ayrılmayı yasaklayarak önlemiştir. 

Üsâme bin Zeyd anlatır: "Peygamber aleyhis-selâm katında tâûn (bir tür vebâ)dan bahsedildi. Peygamber aleyhis-selâm buyurdu ki: "O, geçmişte yaşamış ümmetlerden bir ümmete verilmiş bir azaptır. Şimdiki zamandaki, ondan kalan kalıntıdır. Bir yerde salgın olduğunu işitirseniz, sakın o yere gitmeyiniz ve sizin orada olduğunuz bir yerde vâki olursa, kaçıp çıkmayınız."   

*  *  *

 

Sevgili Peygamberimiz (sav) yaşadığı dönemde yetersiz beslenmenin zararına olduğu gibi aşırı beslenmenin de zararına dikkat çekmiştir. Dengeli ve yeterli beslenmeyi de emretmiş ve her gün oruç tutanları bundan nehyetmiştir. Beslenmede önemli olan karbon hidratlar, yağlar, proteinler ve vitaminleri tavsiye etmiş, hatta yemek yeme, su içme adabını en ufak ayrıntılarıyla anlatmış, pis ve zararlı yiyecek ve içeceklerden, mesela alkol, akmış kan, domuz eti, leş vs. gibi şeylerden de yasaklamıştır. Uykuya dikkat çekmiş, çeşitli tedavi usulleri göstermiş bulaşıcı hastalıklardan korunmak için karantina esaslarını koymuştur.

Yaşadığımız yüzyılın en önemli hastalıklarından biri olan obezite (aşırı şişmanlık)nin başlıca nedeni olan aşırı ve dengesiz beslenmenin zararlarına Peygamberimiz (sav) şöyle dikkat çekmektedir:

“İnsanoğlunun midesini doldurmasından daha zararlı bir şey yoktur. Kişiye belini doğrultacak kadar yemek yeter."

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), sağlığına çok dikkat ederdi. Yediklerini özenle seçer, çevresine de faydalı yiyecekleri tavsiye ederdi.  Damar sağlığına yararları ancak günümüzde anlaşılmış olan kolesterolü az etleri, baklagilleri, sebze ve meyveleri tüketmekteydi.

Onun ümmeti olmak, ona uymaktır,ama her konuda. Sağlık ve tıb da dahil yani.



Tüm Yazılar