Mesleklere Özel Hukuk Olamaz 2

Malum, sosyal hayatımızda hukuk olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Adalet mülkün, yeni devlet ve toplumun temelidir. Herkesin ona ihtiyacı vardır. Her zaman her kişiye gerek olmaz ama olduğu zaman da adaletin boşluğunu başka bir şey dolduramaz.

Çünkü adalet hakkı sahibine vermektir. Yoksa zulüm olur. Zulüm varsa, insanlar haklarını devlet ve yargı eliyle alamıyorlarsa, ortalıkta ihkak-ı hak olur ki bu caiz değildir. Değilse, her yer Teksas olur.

Eğer bunda anlaşıyorsak, eşitlikte de anlaşmamız gerekir. Her insan hukuk önünde eşittir. Irkların, cinslerin, sınıfların, mesleklerin hukuku da eşit olmalıdır.

Ama son zamanlarda hukuk ve yargı alanında acayip işler oluyor. Bir bakıyorsunuz medyada bir konu öne geçiyor, günlerce gündemden düşmüyor. O zaman uyuyan yasama veya yürütme organları harekete geçiyor, hemen alelacele yeni bir düzenleme yapılıyor. Güya sorun çözülecekken, bu aceleden ötürü devrilen çamlardan, yapılan yanlışlardan bir sürü yeni sorunlar çıkıyor. Hadi işin yoksa boğul bu teferruatta.

*  *  *

Mesela şu doktorlara şiddet meselesi. Üst üste bazı şiddet olayları oldu, medyada bunlar bayağı gündeme geldi. Sağlıkçılar yürüdü. Medya bu tepkileri de çok yoğun işledi. Hemen arkasından hükümet bir yasadan bahsetmeye başladı. Hatta meclis adalet komisyonundan geçti. Bakalım TBMM’inde ne olacak?

*  *  *

Biz asla şiddetten yana olamayız. Ama tırmanan bu şiddetin nedenleri nedir acaba? Acaba bu konu hakkında daha derli toplu araştırmalar yaptık mı?

Mesela şunlar ilk akla gelenler: Acaba sağlıkçıların halkla ilişkilerinde sorunlar var mı? Varsa bunları aşmak için neler yapıldı? Aciz durumda kalan hasta insanlara orada zavallı muamelesi yapmalar, kibirli tavırlar, onların psikolojilerini hesaba katmamalar, yeterli danışmanlık hizmeti vermemeler, hastalık hakkında sorulara ve endişelere kayıtsız kalmalar vs. var mı?

Tamam, doktorlar değerli insanlardır. Uzun bir tahsil dönemleri var. Kolay yetişmiyorlar. Üstelik hastalara sağlık vermeye vesile oluyor, cana şifa dağıtmaya çalışıyorlar. Bunlar çok kıymetli değerlerdir. Kanuni “olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” derken ne kadar halıdır, bunu en çok hastalar bilir. Bu yüzden doktora ve tüm sağlıkçılara saygı ve sevgi gerekir. Şiddet asla müsamaha göremez. Bunlar tamam!

Ama ya öğretmenler?

Ya polisler, askerler ve zabıtalar?

Ya tüm kamu personeli?

Ya vatandaşa?

Bunlara şiddet iyi mi?

Değilse, neden sadece doktorlara yeni bir yasa?

*  *  *

Bu yasamanın tembelliği beni çok üzüyor, hatta kızdırıyor. Kardeşim, görevinizi neden yapmıyorsunuz? Sizin ana göreviniz yasama ve denetleme değil mi? Öyleyse kaç yasa teklifi verdiniz? Kaç çağdışı kalmış yasaları atıp yerine halka faydalı yasalar koydunuz? Adamı güldüren eskimiş kanunları ne zaman atacak da yenisini ve yararlısını yapacaksınız? Elli yıllık eskimiş arabalara binmezsiniz, son model istersiniz de bu halkı niye hala çağdışı kalmış, hiçbir sorunu çözmez kanunlara mahkûm edersiniz?

Bakıyorum, bizim vekillerimiz Mecliste bize hizmet edecek yerde düğün, cenaze, açılış, yemek, toplantı, tören peşindeler. Bu mu sizin göreviniz? “Halk içinde olmaktan” anladığınız bu mu yani? Yoksa dertlerini ve isteklerini dinleyip yerine getirecek yeni yasalar yapmak mı?

*  *  *

Biz bir daha hatırlatalım; milletvekillerinin temel vazifeleri ve yetkileri şunlardır: “Kanun koymak, değiştirmek veya kaldırmak. Bakanlar Kurulunu ve Bakanları denetlemek”.

Bir de nadiren olan bazı işler vardır. Bazıları senede bir, bazıları da birkaç yılda bir ya olur ya olmaz. İşte onlar: “Bakanlar Kuruluna belli bazı konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek. Bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek. Para basılmasına karar vermek. Savaş ilanına karar vermek. Milletler arası antlaşmaların onaylanmasını onaylamak. TBMM’nin üye tamsayısının beşte üçlük çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek. Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek.”

*  *  *

Ey milletvekillerimiz, lütfen ya TBMM’nde, ya parti binanızda oturun, yönetim, hukuk, eğitim, ekonomi gibi belli başlı alanları aranızda paylaşın da şu eskimiş, komikleşmiş, iş görmez kanunları tespit edin, bunları atın ve yerine halkın dertlerine derman olan kanunları yasalaştırın. Elinize geçen bu hizmet fırsatını ya mecliste parmak kaldırarak, ya da halkın içinde gezip tozarak, gün ve tören takip ederek geçirmeyin.

Lütfen vekâletimizin hakkını verin. Yarın bu hizmet fırsatı kaçar, siz de çok pişman olursunuz, ama neye yarar! Bizden hatırlatması.

Biliyorsunuz, bu da bizim görevimiz!

 

Tüm Yazılar