Ortaöğretim Mecbur Olmamalı 7

Bu sistem neden herkesi ortaöğretime mecbur eder?

Daha önce de bu konuda yazmıştık. Özellikle de ilkokul öncesi eğitimi zorunlu hale getirme teşebbüsü üstünde durmuş, “isteyene hizmet sunun, yeter” demiştik. İstemeyen mecbur edilmesin. İsteyen evladını evinde dilediği gibi eğitsin, size ne? Hem masrafından, hem külfetinden kurtulursunuz. Bu arada yaşanacak bir sürü muhtemel olumsuzluklardan da. Derdiniz nedir sizin?

İlkokul tamam. Orada devlet okuma yazma ve gerekli temel bilgileri verir. Bunun için de dört sene yeterlidir. Zaten çağın gereği çocuklar, ellerindeki telefonlarla, sizden önce bazı bilgileri edinecektir. Okul da buna bir disiplin getirir, olur biter.

Artık sonra öğrenciyi ve veliyi okuyup okumamakta özgür bırakmak gerekir. Bu konuda bakanlığa daha önce de çeşitli yazılar yazdım. Köşe yazıları yazdım. Ama nafile!

Öğrenci çok, okul yetmiyor, öğretmen kifayetsiz. Okumak isteyen de yoksa derdiniz ne sizin?

Yahu okumayacak adamları niye mecbur ediyorsunuz?

Bırakınız, okula okuyan gelsin! Ona da her imkânı sağlayarak en güzel eğitimi veriniz. Bir altın madeni gibi işleyiniz gençleri. Tahsilin ne demek olduğunu doya doya yaşasınlar ve gününü görsünler. Bilginin ve terbiyenin kıvancını yaşasınlar!

Kıt bütçeyi niye okumak istemeyenlere harcayarak israf ediyorsunuz?

Neden isteksiz tembellerin yüzünden eğitim ve öğretimi mahvederek okumak isteyenlerin de katili oluyorsunuz? Felaket meydanda, okumak istemeyenler yüzünden eğitimin hem kalitesi düşüyor, hem de ahlaki seviyesi. Buna neden seyirci kalınıyor?

Sonra da “öğretmene bu ücret ayıp değil mi?” deyince “Ne yapalım, sayıları çok” diye saçmalıyorsunuz. Bunlar öğretmendir sayın devlet, gardiyan değil! Eğer sokaklarda başıboş gençlik istemiyorsanız, okulları cezaevi, öğretmenleri gardiyan yapmaktan başka bir tedbir bulunuz.

Çürük elmalar sağlamlar için tehlikelidir. Mikropsuz temiz bir çevre sağlık demek ise buna önce öğrencilerimiz layıktır. Yavrularımızı ellerimizle ateşe atmayalım lütfen!

Okumak istemeyen gençlere gelince, onlara hızlandırılmış kurslardan meslek okullarına kadar, çıraklıktan kalifiye işçiliğe kadar bir sürü tedbir alınabilir. Kısa yoldan hayatla tanışmanın yöntemleri aranıp bulunabilir.

Fakat ne yapılacaksa yapılsın, ama lütfen okulların dışında yapılsın. Okullar sadece ciddi bir eğitim öğretime kalsın. Artık okumanın, okulun ve öğretmenin birer ciddi olay olduğunu yaşayarak gösterelim.



Tüm Yazılar