İnsan Değerini Anlamalı

İnsanların kalbine sevinç koymak, onları sevindirerek mutlu etmek, güzel ahlak olduğu kadar Allah Teâlâ’nın muhabbet ve mükâfatını da kazandıran bir iştir.

Buna vesile olan her şey övülmüş ve teşvik edilmiştir. Bu bazen bir selamdır. Bazen bir hediye, bir güzel ikramdır. Bazen tatlı dil, güler yüzdür. Bazen de hasta veya sağ, bir ziyarettir.

İnsanı üzmek, incitmek, haksızlık etmek ise çok çirkindir. Kendinde farklı bir meziyet görenler, herkesten üstün bilen gururlu ve kibirliler, maalesef ellerinden hiçbir şey gelmese de sözleriyle insanları üzer, incitirler.

Son zamanlarda kendini sanatçı sayarak topluma rol model zanneden ahmakların insanları nasıl incittiklerini gördük. Ortak noktaları, İslam’dan uzak bir inanç ve değer yargılarına sahip olmalarıdır. Kendi toplumuna yabancılaşmış, kendi kültürlerine ecnebileşmiş zavallılar.

*  *  *

Oysa iman ve ahlak olsa insan başkalaşıyor. Güzelleşiyor. Merhametli ve şefkatli oluyor. Kendini bilmez bir şımarık densizin “dindarlar hayvanlara zulmediyor” demesi kadar hakikate yapılan bir iftira var mıdır?

*  *  *

İşte sizlere asrısaadetten basit ama değerli bir örnek:

Hz. Ali şöyle anlatıyor:

 “Ben, Cafer ve Zeyd birlikte Rasûlullah’a vardık. Hz. Peygamber Zeyd’e:

- Sen bizim kardeşimiz ve arkadaşımızsınız, dedi.

Bunun üzerine Zeyd, sevincinden sıçrayarak çıktı.

Sonra Hz. Peygamber Cafer’e:

- Sen şekil bakımından da, ahlâk bakımından da, bana benziyorsun! dedi.

Bunun üzerine Cafer de Zeyd gibi sıçrayarak sevincini gösterdi. Sonra bana:

- Sen benden, ben de sendenim, dedi.

Ben de sıçrayarak Cafer’in arkasından gittim. Rasûlullah’tan bu kelimeyi işittim ya, eğer Arap yarımadasının kızıl develerinin hepsi bana verilse onunla değişmem.”(Müntehabu Kenzul Ummal,, V/122, 130.)

*  *  *

İnsana olan bu değer veriş acaba nedendi?

Gayet basit. Çünkü insan değerlidir. Bir de o değer üstüne iman, mücahede ve cihat konursa, insan gerçek değerini bulur.

İslam insana, gerek yeryüzünde halife olarak yaratılması,( Bakara, 30, En’am, 165.) gerek emaneti yüklenmesi(Ahzab, 72.) bakımından değer vermiş, onun en güzel biçimde yaratıldığını(Tin, 4.) ve mükerrem kılındığını bildirmiştir.( İsra, 90.) Kainat onun emrine amade kılınmış, hizmetine verilmiştir.

Salih amellerin de en büyük bölümü ahlaktır. Bir yerde insanın üstünlüğü, ahlaken üstünlüğüne bağlıdır. Allah Teala: “Sizin en değerliniz, Allah’tan en çok sakınanınızdır.”( Hucurat, 13.) buyurmaktadır. Gerçekten İslam’da üstün insan, ahlaken bütün insandır.

 İman, amel ve ahlak olmadıktan sonra insanın bir yerde hayvanlardan bir farkı kalmayacaktır. Zira o takdirde bütün himmet ve gayreti, yeme, içme ve cinsel şehveti giderme şeklinde onlarınkinden pek farklı olmayacaktır.( Muhammed, 12.)

Üstelik zararları da, elindeki kabiliyet, akıl, ilim ve teknik sebebiyle daha fazla ve daha korkunç olacaktır.

*  *  *

Hadi o soytarılığı sanatçılık zannedenleri uyaracak bir sözle bitirelim yazımızı:

İyi bir Müslüman olmadan, iyi bir insan omak mümkün değildir.

 



 

Tüm Yazılar