Ölü Dirileri Görebilmek

Biz çocuklarımızı sadece bilgi alsın diye mi okula gönderiyoruz?

Elbette hayır! Biz öncelikle “adam olsunlar” diye okula gönderiyoruz. Adam olmadıktan sonra vezir olsa neye yarar?

Şöyle de sorabiliriz; Milli Eğitim Bakanlığının vazifesi sadece öğretmek mi?

Elbette hayır! Öyle olsaydı bakanlığın adı Milli Öğretim Bakanlığı olurdu.

*  *  *

Bunda anlaştıysak soralım; hangi ölçüye göre eğitme, terbiye etme, adam etme?

İşte burada sorun başlıyor.

Millet “İslam terbiyesine göre” diyor.

Sistem “Batı terbiyesine göre” diyor.

İşte çatışma!

Daha görgü kurallarında bile anlaşamıyoruz.

Peki bu sorunu kim çözer?

Sistem diyor ki “demokrasi halkın iradesidir. Ne isterse öyle olur. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.”

Öyle mi?

Kendisi inanıyor mu buna?

İnanıyorsa, halkın ne istediği malumdur, neden hala aksini yapıyor?

Sistem kendi milletine değer vermiyor, değerlerine inanmıyor, dediklerini de yapmıyor.

Komedi mi, trajedi mi yaşanan?!

*  *  *

Bir millete din muhakkak lazım. Batı buna “tamam da İslam olmasın yeter” diyor.

Neden?

Zalimliğini yüzüne vuruyor da ondan.

İslam olmasın da deizm olsun, karma olsun, hıristiyanlık olsun, Budizm olsun vs.

Hayrettin Karaman Hoca son günlerde yazıyor, okullara yogi dersi giriyormuş.

İmandan ihsana ulaştıramadığımız çocuklarımız nirvana’ya ulaşacaklar öyle mi?

*  *  *

Unutmayalım, insanın yarısı beden, yarısı ruhtur ve her ikisinin de gerekleri ve ihtiyaçları vardır. Bunu sağlayamazsak insan ölür.

Fakat akıl gözü kör olanlar, başlarına bela gelmeden “diri ölüleri” göremezler.

Eğer cidden görmek istiyorlarsa gelecek yazımızda bir hatıramızı anlatarak gözlerini açalım inşallah.


 

Tüm Yazılar