Dinsiz Maneviyatsız Eğitim Olamaz

Bu sistemin bir dini imanı, bir maneviyat inancı olmadığından, materyalist ve pozitivist kafayla öğretmene ve okula saygıyı öğretemiyor.

Bu iklimden bir terbiye çıkmaz. Bu yüzden okullarda her zaman sorunlar yaşanıyor. Sonuçta da bu sorunların cezasını millet olarak bizler çekiyoruz.

Terbiyesiz eğitim olamaz. İmansız da terbiye olamaz. İstediğiniz kadar felsefi, sosyolojik vs. ahlaktan bahsediniz. Neticede hepsi de hiçliğe mahkûmdur. İşte örneği ortada!

Hayat boyu öğrenmeye aday olan hepimizin bir öğrenci olarak önceliğimiz, başta kendi öğretmenimiz olmak üzere bütün hocalara, eğitimcilere hürmet etmektir. Eğitimin başı hocaya hürmet ve tazimdir.

Bir zamanlar bir camide bir öğrencimle beraber aynı hocadan özel Arapça dersler alıyorduk. O da benim kadar hocamıza hürmetliydi. Diz üstü oturur, kaşını kaldırmadan yere bakarak konuşur, bir hizmet olursa severek hemen koşardı.

Ama aynı öğrenci okulda ifrit kesilirdi! Üstelik o okul bir İmam Hatip Lisesi idi. Acaba nedendi cami ile okul arasındaki bu korkunç fark? Neden aynı öğrenci orda kuzu da burada kurt oluyordu?

Siz ne dersiniz?

Bence okulun ve eğitimin ruhundandır.

“Var mı ki?” dediğinizi duyar gibiyim.

Haklısınız. Laik eğitimde, daha doğrusu materyalist ve pozitivist eğitimde, yani ruha, maneviyata inanmayan eğitimde, açıkçası dinsiz eğitimde, hatta din düşmanı eğitimde, ruh ne gezer?

Örneğimizin verdiği vaziyetten aldığım cesaretle diyorum ki, kanaatimce bu inkâr, Millî Eğitimin binalarına, duvarlarına bile sinmiştir. Velev ki bunlar İmam Hatip Liseleri olsalar bile!

Bu ne uğursuz bir ruhtur böyle? İnkarın şomluğu demek ki böyle bir şeydir.

Sıkıştılar mı “İslam’ın ilk emir ‘Oku’dur” derler. Hayır, öyle değil! Böyle demek, ayeti Bektaşî gibi okumak demektir. Bunun için biz de diyoruz ki, İslam’da ilk emir “oku” değildir. Bilakis “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku” dur.( Alak, 96/1.)

Fark ise çok açık ve çok önemlidir. Sıradan okumak başkadır, “Seni yaratan Allah adıyla”, yani besmeleli olarak okumak başkadır.

Ayet esas alınırsa o zaman eğitim din dışı, pozitivist, materyalist, laik, seküler olamaz. Evet, bu ayet tam olarak esas alınırsa o zaman okullarda anarşi, terör, fuhuş, alkol, uyuşturucu da olmaz. Okul kapılarında polis ve jandarmalar da olmaz.

Hiç ayet okumadan sistem kurmak dinsizliktir ve tam fitne ve felakettir. Ayeti yarım yamalak okumak da felakettir. Kitabın bir kısmına inanıp da bir kısmını inkâr etmek, küfürdür. İşte o ayet:

“Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.”(Bakara 85.)

Bir şey ya vardır, ya yoktur. Yarım yamalak savuşturmak, fitne ve felaketin üstünü örtmeye çalışmaktır ki çok korkunç vaziyetlere sebep olmaktan başka bir yararı yoktur. Zira mızrak çuvala gizlenemez.

Mevcut hükümet iyi niyetlidir belki ama laikliği yüzünden sorunun kaynağını tam olarak ortaya koymaya cesaret edemiyor. Biz buradan haykıralım; Bütün sorunların kaynağı İslamsızlıktır.

 

 

Tüm Yazılar