Davet Ve İrşatta İç Ve Dış Kontrol

Şüphesiz ki bir davetçi, muhatabını tanıdığı oranda başarılıdır. Muhatabının güvenini kazanması onu kazanmasının ilk adımıdır. Bu ise muhatabını, yani onun inancını, değerlerini, içinde bulunduğu psikolojik ve sosyal durumunu yakından tanımaya bağlıdır. Tanınacak ve oradan başlayarak gururu okşanıp gönül kapıları aralanmaya çalışılacaktır. Bu sebepten bilgi ve istihbarat önemlidir.

Ne olursa olsun iyilikle, hikmet ve güzel öğütle, ikna edici bir dille muhataba yaklaşmak gerekir. Kolaylaştırıcı olmak,  önce götürebileceği teklifleri sunmak, gözünü korkutmamak için uygulamada tedriciliğe, yani aşama aşama gitmeye dikkat etmek gerekir.

Bununla beraber muhatabına değer vermek, tatlı dil, güler yüzlü olmak, sevinçli ve kederli zamanlarında yanında olmak, hediyeleşme gibi fırsat ve imkânları kollamak lazımdır. Konuşurken az ve öz, zaman ve zemine dikkat ederek ve şahsiyet yapmadan konuşmak, hataları yüze vurmadan dolaylı bir anlatımla düzeltmeye çalışmak gibi temel kaidelere uymak gerekir. Ümit ve korku, müjde ve azap, dünya ve ahiret, fert ve cemiyet, devlet ve toplum gibi dengeler daima korunmalı, aşırılıklardan kaçınılmalıdır.

Bütün bunlar yapılırken davetçi sürekli kendini, konuşma tekniğini, sözlerinin etkisini ve işin seyrini kontrol etmelidir. Kendini; yani giyimini, kuşamını kontrol etmelidir. Temiz, örf ve âdete uygun, aşırılıktan uzak, güven ve saygı telkin eden bir kıyafet, temiz bir tıraş, güzel koku çok önemlidir. Biz nasıl düşünürsek düşünelim ama bilelim ki insanlar buna önem veriyorlar.

Bütün bunlar, muhatabımıza kendimizi, dolayısıyla davetimizi kabul ettirmek içindir. Zira unutmayalım, inancımızın kabulü ile yakından alakalıdır kendimizi kabul ettirmek.

Sonra samimi, sıcak ve anlaşılır bir ses, düzgün bir telaffuz, saygılı bir üslup, samimi bir jest ve mimik, ifademize güç katacak ve faydalı olacaktır.

Aslında bir davetçi, daveti esnasında kalbine bir baksa, başarısını veya başarısızlığını oradan anlayabilir.

Nasıl mı?

Yapılan konuşma ve dinleyicilerin tavrı insana sevinç ve kıvanç veriyorsa, başarılı demektir. İçinde bir sıkıntı, muhatabında bir tedirginlik varsa, sebeplerini araştırır. Yapılan değerlendirmeleri, tenkitleri, itirazları dikkate alır, anlamaya çalışır. Maksat verimli olmak değil midir?



 

Tüm Yazılar