Seçilenler Sevinmesin Düşünsün

Türkiye bir seçim daha atlattı. sonuçlar vatana millete hayırlı olsun. Umarım herkes kendine düşen dersi alır ve iyi niyetle hayat imtihanında başarılı olmak için çalışır.

bu seçimde herkes için derslere ve ibretler vardır. bizim mesleğimiz olmadığı için çok üstünde durmayacağız. ancak bir iki hususu hatırlatalım.

Önce seçilenler büyük bir imtihanın altına girmişlerdir. Kurban seçildiklerini anlamalılar. Bu makamlar halka hizmet makamları olunca işin içinde said olmak da vardır, şaki olmak da vardır. kimi cennete doğru yol alacak, kimisi de zev ala ala cehenneme doğru koşacaktır.

Allah seçilenlere yardım etsin. Akıllarını istişarelerle çoğaltsın. kendilerini eleştiren, doğruları kibarca gösteren dostlarının kıymetini bildirsin. zira o insanlar bu zamanda bipriti ahmer kadar kıttırlar. Doğruları söyleyerek kendine yardımcı olmak isteyenleri düşman zanneden ahmaklıklardan korusun.

*  *  *

Devlet başkanı ve görevlendirdiği diğer idareciler, belediye başkanları ve muhtarlar üzerlerine aldıkları emanetin sorumluluğunu biliyorlar mı acaba?

Bence çoğunluğu ahiret boyutunu pek bilmiyorlardır.

Ama artık iyi okusunlar, iyi öğrensinler.

Eğer bunu terk ederlerse, sonunda elbette âlemin düzeni bozulur. Yeryüzünü fitne ve fesat kaplar. İnsanlar tam bir bunalım, buhran, zulüm, kaos, anarşi ve terörün içinde inim inim inlemek durumunda kalırlar.

Bu ise bir toplumun, belki de bütün bir insanlığın kıyametidir.

Bu sorumluluğun en kestirme ifadesini belirtelim. Adamın biri Efendimize sormuştu:

-Kıyamet ne zaman kopacaktır?

Efendimizin cevabı ilginçtir:

-Eğer emanet kaybolursa, işte o zaman kıyameti bekleyiniz.

Adam:

-Bu emanet nasıl kaybolur ya Rasulallah, deyince, Efendimiz:

-İşler ehil olmayanlara verildiğinde, kıyameti gözleyiniz" buyurmuştur.

*  *  *

Bilindiği gibi kıyamet, kötülerin başına kopacaktır. Emanetin zayi edilmesi, dînî ve dünyevi sorumlulukların yerine getirilmemesi, bir başka ifade ile İslamın hayata hakim olmaması, İslamın hayat bahşeden bir nizam olarak uygulanmaması ise, demek ki kıyamet küfrün, şirkin, zulmün tabii sonucudur ve onların başına kopacaktır.

Emaneti zayi eden, görevini kötüye kullanarak zulmeden idarecilerin ahirette ateşler içinde azap çekeceğini görmüştük ayet ve hadisler açıkça bildirmiştir.

Sadece kendi yaptıkları kötülükler yüzünden mi?

Hayır!..

Belki, başkalarının yaptıkları yanlış, hata, günah, zulüm, fitne ve fesatlar yüzünden de azap çekecek, cezalandırılacaktır. Çünkü insanları gereken şekilde eğitmeyerek, iyiliğe irşat etmeyerek, kanunları adaletle uygulamayarak, hak ve hukuka riayet etmeyerek kötülüklere ve kötü kimselere fırsat vermiş, imkan vermişlerdir.

Ehil olmayanları idareci olarak atamış veya ehil olsalar bile onları zaman içinde gerektiği gibi hakkıyla denetlememişlerdir.

Böylece onların işledikleri zulümlere ve tabi ki cezalarına ortaktır. Sevgili Peygamberimiz (sav) Efendimiz, "Sebeb olan yapan gibidir." Buyurur.

İşte bu kurala binaen idarecilerin günahları ve veballeri, dolayısıyla cezaları ve azapları da katlanmıştır.

*  *  *


Şimdi seçenler de seçilenler de kendilerini yaman bir sınava arz etmişlerdir.


Beleykem kendilerine yazık etmeyeler. Şimdi gülerken iş bittiğinde ağlamayalar.


Biz iyi olmalarına duacıyız.

 

 

Tüm Yazılar