Çok Çirkin Eğer Doğruysa

Şamil Tayyar’ın yazısını okuyorum. İnanılır gibi değil. Ama karşımızda Şamil Tayyar gibi yılların gazetecisi var. İnanmamak da elde değil. Okumayanlar da okumalı “Manisalı Malike Antep’te nasıl ihtilal yaptı?” başlıklı o yazıyı.(*)

Bu yazılanlar yalan yanlış, hatta eksik veya çarpıtma ise, Ak Parti derhal tekzip etmeli, değilse, sadece onlar değil, bütün siyasiler başlarını elleri arasına alarak düşünmelidirler. Bu arada Islahiye’lileri de teprik etmek gerekir. Çok duygulandım. Aferin onlara.

Size inanılır gibi olmayan olaylardan bir tanesini aktarayım o yazıdan: “Bununla da bitmedi. AK Partililer, bu sefer Malike hanımın adaylığını düşürmek için ilçe seçim kuruluna koştular: ‘Bu kadın başörtülü, nasıl aday olur?’

Yetkilinin cevabı: ‘Önümdeki belgelerde başörtülü fotoğraf yok. Ben ona bakarım. Dışarıda nasıl giyindiğine karışamam.’

Bu girişim kabaran öfke katsayısı daha da arttırdı.

Bir vatandaş koşarak Mehmet Uludağ’a ulaştı, AK Parti’nin başörtülü adayla ilgili sözlü itirazını medyaya sızdırma önerisinde bulundu, o, buna karşı çıktı: ‘Biliyorum medyaya sızarsa bu girişimleri sadece İslahiye’de değil tüm Türkiye’de AK Parti oylarını etkiler, ama ben bunu yapamam. Siyaseti çirkinleştirmek istemem.’

Sindiremese de sineye çekmeyi yeğledi.”

Yazıyı bitirdiğimde gözlerim doldu. Mücadele dolu memuriyet hayatım geldi gözlerimin önüne. Ağlamamak için sıktım kendimi.

Yine söylüyorum, eğer bunlar doğruysa, kudurmuş bu partililer, resmen kudurmuşlar. Böyle rezalet, böyle kepazelik olmaz. Milletten silleyi yemişler, Allah Teâlâ’nın sillesini yememek için hemen tevbe etmeli ve ebediyyen siyasetten çekilmelidirler.

Hatta bu da yetmez, Başbakan Recep Tayip Erdoğan derhal konuyu araştırmalı ve aslı varsa o ilçenin teşkilatını toptan feshetmelidir.

Değilse, ilgililer derhal tekzip etmeli ve kanunlar önünde gereğini yapmalıdırlar.

Bir Maraşlı olarak söylüyorum; bu bir şeref ve haysiyet meselesidir. Bu bir din ve namus meselesidir. Bu bir varlık veya yokluk meselesidir.

Biz bu topraklarda yıllardır hangi mücadeleyi veriyoruz, hangi davayı haykırıyoruz Allah aşkına!

Nerdesin haya, öldün mü onur?!

İnsanlar çıkarlarına düşkün olurlar, tamam ama bunun da bir sınırı olması lazım değil mi? Hele de Müslümanlar için, din, namus, haysiyet ve şeref çok önemlidir. Bir makam, menfaat, taassup ve tarafgirlik adına bu kadar da düşemez insan!

İnsaf ya hu! Edep ya hu!

Öfkelerine mağlup insanlar bazen böyle saçma sapan işler yapabiliyorlar maalesef. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)in “Pehlivan, güreşte hasmını yenen adam değildir. Esas pehlivan, öfke anında nefsini tutandır” demesi boşuna değil. Ulu Allah da “öfkelerini yutan, suçlu bile olsalar insanları affeden, bir de üstüne iyilik yapan” babayiğitleri övüyor ve sevdiğini söylüyor Kur’an- Kerim’de.

Ya haksız yere öfkelenenler, öfkelenince de ne hak ve hukuk, ne din ve kitap, ne hatır ve gönül, ne şeref ve haysiyet gözetmeyen adamlardan, olmadık ve umulmadık çılgınlıklar yaparak önce kendilerine zarar veren adamlardan kime ne hayır gelir?

Öfke ve gazap, hırs ve haset işte böyle çirkin bir huylardır ve dinimiz böyle bir zamanda abdest alıp oturmayı tavsiye eder. Çünkü yapılan her iş, söylenen her söz, dağdan yuvarlanan bir çığ gibi katlanarak büyür ve daha büyük felaketlere sebep olur.

Buradan Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a sesleniyorum:

“Sevgili kardeşim, inşallah benim sana bir işim düşmez. Dünyalık olarak işimi bitirmişim hamdolsun. Hiçbir beklentim de kalmamış. Benim senden bir isteğim var, ama davam ve milletim adına.

Bu millet seni seviyor. Seninle beraber yürür bu çileli yollarda, yağan yağmurlarda ıslansa da. Ama adaylarına ve etrafındakilere dikkat et lütfen. Çevrene dikkat et.

Bu işler elbette çok zordur, ama rica ederim, Allah Teâlâ’nın sizlere verdiği bu imkanı şahsî çıkarları için hoyratça harcayarak boş yere tüketmeye çalışanlara fırsat vermeyiniz. Allah aşkına ilkelerini çiğneyenleri affetmeyiniz.

Bu mazlum millet hala sizlerden çok büyük işler bekliyor. Siz de bu işi başaramazsanız, millet umutlarını yitirebilir, siyasete toptan küsebilir ve partilere kırılabilir. Bir daha bu heyecanı asla yakalayamayabilir. Ne olur, canınızı dişinize takınız da bu imkanı millet menfaatine güzel değerlendiriniz. Allah için dualarımız sizinle.”

(*)http://www.habervaktim.com/yazar/12932/manisali_malike_antepte_nasil_ihtilal_yapti.html

Tüm Yazılar