Şimdi kimi suçluyorsunuz?

Aylar önce şöyle yazmışız: “Bizim sistem de başı sıkışınca hep “Allah” der, “İslam” der, “kardeşlikten” dem vurur. Ya sonra?

İrtica ile mücadeleye devam…

Ülke tedbir alınmazsa adım adım bir cehenneme doğru gidiyor.”

Sistem duymuş da tedbir mi almış?

Yok öyle bir şey!

Aylar önce çare de çözüm de yazılmış, ama ciddiye alan mı var?

“Biz millet olarak İslamsızlığın musibetini yaşıyoruz. O’na dönsek, kurtulacağız.”

Sistem bunu görmeli. Ama kör gözler bunu görmüyor ve bir şeyler bilir zannettiklerimiz kalkmış hiçbir şey bilmediklerini gösterirgibi konuşuyor: “Ulusların oluşumunda dinin etkisi yoktur.”

Hadi onlar söz dinlemiyorlar, peki biz niye dinlemiyoruz? Bu vesile ile bir kere daha haykıralım bari:

“Ama bizim de kabahatlerimiz var: Dinimizi bilmiyoruz, öğrenmek için çabalamıyoruz. Helal ve haram ölçülerine göre yaşamıyoruz. Ahireti ve hesabı unutmuşuz, bütün amacımız dünya olmuş. Hırslarımızı, şehvetlerimizi, heva ve hevesimizi kontrol edemiyoruz. Haram lokma kalbimizi kilitlemiş. Allah’ı ancak başımız sıkışınca anıyoruz…

Allah Teâlâ’nın kesin kanunu vardır: “Bir millet –ama iyi, ama kötü- kendini değiştirmedikçe, Allah onları değiştirmez.”

Bu sistemi değiştirmenin tek yolu da budur zaten; kendimizi değiştirmek. Yani İslam’ı öğrenmek ve yaşamak. Kendini istemeyen insanlara İslam gelmez de, bir şey vermez de.

Biz bunu başarırsak, yani Allah’a dönmeyi, kendimizi İslam’la değiştirmeyi başarırsak, sistem kendiliğinden bizim istediğimize dönüşecektir.

Allah Teâlâ’nın kanunu değişmez. Gelin biz kendimizi iyilikler adına değiştirelim. İman ve salih amele, güzel ahlakı da ekleyerek, güzel Müslümanlar olalım. “Lafla peynir gemisi yürümez”miş. “Laf ebeliğini” bırakalım da, samimi birer Müslüman olmaya bakalım.

Biz böyle olursak, içinde yaşadığımız devlet de, düzen de bize ayak uydurmaya mecbur ve mahkûmdur.”(*)


www.cemalnar. com


(*)www.habervaktim.com/yazaroku.php?id=7868

Tüm Yazılar