Bahçeli’nin Fikri Ve Üslubu

Eskiler “Üslub-u beyan aynıyla insan” derlerdi. Bu açıdan bakınca Devlet Bahçeli insanı şaşırtıyor doğrusu.

Önce kürsü dışında gayet sakin, vakur, mütevazı görünen bu adam, kürsüye çıkınca kayboluyor ve yerine bağıran, çağıran, asabi, kibirli, kavgacı, jest ve mimikleriyle korkunç bir yüz hattına sahip birisi oluveriyor. “Aynı insan mı?” diye sorası geliyor insanın?

Sinirler gerilince elbette ses tıkanıyor, yüz geriliyor, telaffuz bozuluyor, dolayısıyla kelimeler eksik çıkıyor, anlam kayıyor, konuşma da hitabet olmaktan çıkıyor. Özellikle de yazıdan başını kaldırdığı ve kendisi konuştuğu zamanlar, iyice kendinden geçiyor.

Sanırım böyle giderse RTÜK müdahale edecek ve onun konuşmaları çıktığında “Çocuklarınıza izletmeyin” diye yazılı uyaracak ve şiddet içerdiğini bildiren sembolü ekrana koyacak…

Bir kere bu hitabet tarzı çok yanlış. Ben yıllarca İmam hatip Lisesinde hitabet derslerine girdim. En acemi öğrencilerim bile böyle değildi doğrusu. Evet, hitabet dersinden benden kimse sınıfta kalmadı sanırım, ama Devlet bey öğrencim olsaydı düşünürdüm doğrusu.

Haşa, bunu onu aşağılamak için yazmıyorum. Onun hakkında burada sanırım iki yazı yazdım, ikisi de olumluydu. Şimdi kim kızacaksa, önce benim bu ikazım onun hayrına mı, şerrine mi diye iki kere düşünsün.

Bence hem onun, hem de ülkenin hayrınadır.

Birileri yazdığım bu gerçekleri ona anlatmalı. Hiç mi seveni yok bu adamın? Dost acı söyler, ama doğru söyler. Etrafında olan birileri, onu gerçekten sevdiğini göstermeli ve bu incelikleri ona hatırlatmalı.

Başbakan Recep Tayip Erdoğan da zaman zaman sinirli ve sert konuşuyor ve “bu bir hitabet tarzı” diyor. Bu tür sinirli konuşmalar başka, yeri gelince jest ve mimiklerin desteklediği sesi yükseltme ve tonlamayla vurgular yapma başkadır. Buna rağmen iki liderin hitabeti arasında dağlar kadar fark var.

Neyse, geçelim bundan daha önemlisine. Şimdi herkes “daha iyi olacak” diyerek “Kürt Açılımı”na katkı sunmaya çalışıyor. Aklı neye eriyorsa onu yazıyor, çiziyor, söylüyor.

Peki Sayın Bahçeli ne yapıyor?

Hiç. Sadece onlara hakaret ediyor, hainlikle itham ediyor. Ama kendi görüşünü söylemiyor. Arada bir “Kürtler kardeşimizdir” diyor. Başka da bir şey yok. Kahramanmaraş’ta bu tür söylemler için “kuru kuru kadanı alayım, takır takır yoluna öleyim” derler.

Tabi ki Kürtler kardeşimizdir. Yoksa şimdi çoktan parçalanan Yugoslavya gibi olurduk ve Sırp, Hırvat ve Boşnaklar gibi birbirimizi yerdik. Allah Teâlâ’nın nimetiyle çok şükür din kardeşiyiz ki henüz birbirimizi yemiyoruz.

Ama o mübarek din de maalesef etnik milliyetçilikle bilerek bitirilmek isteniyor. Kürt, Türk, Arap fark etmez, bütün ırkçılar dinden uzaktırlar ve Müslümanları dinden uzaklaştırmaya çalışmaktadırlar. Çünkü din ırkçılara “mel’un” demektedir ve cehennemle tehdit etmektedir.

Onun için bu ülkede hem Türk ırkçıları hem de Kürt ırkçıları İslam ile beraberce savaşmakta ve bu konuda ortak çalışmaktadırlar. Türkler gibi Kürtler de çok dindar insanlardı. Ama aralarında PKK çıkınca, ona meylettikçe dinden imandan uzaklaşmaktadırlar. Aynen ırkçı Türkçülerde olduğu gibi, ırkçı Kürtçülerde de simalarından nur gitmiş, sevimlilik ve sempati gitmiş, şirkleri azmış, gözleri çakmak çakmak kin ve nefret dolmuştur.

Bu Müslümanlara kurulan en büyük tuzak, oynanan en tehlikeli oyundur. Bu, oturup ağlanacak bir vaziyettir maalesef.

Böyle giderse büyük bir tehlike var ve bunun için aklı başında herkes “bir şeyler yapmak gerek” diyor. “Kan dursun” diyor. “Barış olsun” diyor. “Ekonomi boşa gitmesin, enerjimiz heba olmasın” diyor. “Ülke bölünmesin” diyor. Diyor ve kendince tedbir söylüyor.

Hem Sayın Bahçeli, hem de herkes için söylüyorum; beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, sonunda bu bir düşüncedir. Düşüncelere saygılı olmalısınız. Olmadınız diyelim, peki bu “hain” ve “kötü” edebiyatı da nedir? Bu katkı mı sunar soruna? Sorun öyle devam etse, daha mı iyi olur? En azından o beğenmediğiniz düşünceler karşısında siz neyi teklif ediyorsunuz? Beğendiklerinizi toplayın da bir şeyler söyleyin?

Evet, sayın Bahçeli bir parti lideridir. Bu soruların cevabını vermek zorundadır.

Gelelim Sayın Bahçeli ve benzerlerini böyle bağırtan Kürtlerin ne istediklerine. Ama yerimiz doldu, onu da gelecek yazıya bırakalım isterseniz.

www.cemalnar.com

Tüm Yazılar