Yazık Bu Bakana!

“Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Atak Helikopter Projesi kapsamında, yeni motor ile yapılacak ilk test uçuşlarını izlemek için İtalya'ya gitti.

THY'ye ait uçakla Milano'ya hareket eden Bakan Gönül'ü, Atatürk Havalimanı VIP Salonu'ndan İstanbul Vali Yardımcısı Hikmet Çakmak uğurladı.

Milli Savunma Bakanı Gönül, yarın yurda dönecek.” (http://www.ihlassondakika.com/detail.asp?id=207596)

Yazık bu Bakana yahu!

Üzüldüm doğrusu. İçime battı bir yurttaş olarak.

Neye mi üzüldüm?

Koca bir bakanın müsteşar durumuna düşmesine…

Vecdi Gönül gibi birisinin bu hallere düşürülmesine…

Kapatın gitsin şu bakanlığı daha iyi değil mi?

Sanki bizim bildiğimizi dünya bilmiyor?

Ayıp oluyor yahu?

Ne işe yarar bu Bakanlık?

Açılım var, herkes askere bakıyor, Bakan nereye bakıyor?

Kuzey Irak’a hareket var, asker konuşuyor, Bakan nereye bakıyor?

Anayasa, demokratikleşme, türban yasağı tartışılıyor, asker “tarafım” diyor, Bakan ne diyor?

Paralı askerlik konuşuluyor, asker “gündemimizde yok” diyor, Bakan ne diyor?

Profesyonel orduya geçiş konuşuluyor, Bakan ne diyor?

Örnekleri çoğaltabiliriz, yaşanan bir sürü örnek var çünkü ortada.

Siz Bakan ile Genel Kurmay Başkanının beraberce bir geziye, özellikle de yurt dışında bir geziye, bir toplantıya beraberce çıktığını gördünüz mü?

Görmediniz.

Neden?

Gülünç olur diye?

Neden gülünç olurmuş?

Protokolde üst düzey bir bürokrat olan GKB önde, Bakan arkada çünkü.

Dünya bunu görse güler işte…

Hem de kahkahayla.

Ve de o ülkeye “demokratik” demez.

Haklı değil mi?

Hani asker sivilin emrindeydi?

Yurt dışında yemezler öyle “özel şartlar”ı, martları, martavalları…

Yurt içi yer sadece o zokayı…

O da mecburiyetten.

Yoksa kolay geçmez boğazından…

Yutkunur, yutkunur, sonunda canını dişine alır, “mecbursun” der, “ölüm değil ya” der, tiksinse de yutar kurtulur.

Evet, Bakan yurt dışına halikopter almaya gitmiş. Bir vali yardımcısı uğurlamış…

Zahmet etmiş, uğurlamasa da olurdu yani.

Güle güle sayın Bakan.

Güle güle yalnız adam.

İnşallah bir gün gelir, bu durumlara da “güle güle kötü günler” deriz.

Derdimiz bir bakan değil aslında.

Derdimiz bu bozuk düzen, bu kendi bakanını bu hallere düşüren düşük sistem.

Evet, derdimiz bu sistem, Bakan bahane…

“Allah Teâlâ kurtarsın” diyoruz ama içimizden bir ses de şöyle diyor:

“Biz layık olursak, inşallah…”

Haklı söze ne denir?

Olalım inşallah…


www.cemalnar.com

Tüm Yazılar